"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Okuyunca anlarsın!

Sinan Özden
07 Ocak 2017, Cumartesi
“Okuyun, okuyun, dem ve damarlarınıza karışacak kadar okuyun!“ diyor Zübeyir Ağabey.

Okumanın ne denli önemli olduğunu vurgulayan bu önemli tahşidat bizi okumaya ciddî sevk etmeli. Fakat ne yazık ki; milletimiz okumak konusunda pek iyi değil; bu üzücü bir durum lâkin ümidvarız; çünkü çok okuyan ve okudukça kendisine taptaze bir şevk ve yepyeni lezzetler bulan Risale-i Nur Talebeleri  var elhamdülillah…

Cahil insan, bir şey üretemez. Nitekim üretim eğitimsiz olmaz. Eğitim de okumaktan geçer. Bakın aziz dostlar, bizler ilerlemek ve tekâmül etmek istiyorsak okumalıyız hem de çok okumalıyız…

Okuma dedik değil mi; sahi neydi okumak? Kitap açıp göz gezdirmek mi? Yoksa genel bir algı olan ilköğretim, ortaöğretim, yükseköğretim vesair aşamalardan geçmek midir okumak?

Onlar da doğru lâkin biraz eksik. Zira okumanın birçok boyutu var.

Zübeyir Gündüzalp (ra) Ağabey: “Okumak, okumak, yine okumak... Okumaktan yorulunca ne okuduğunu okumak veya kitâb-ı kebîr-i kâinatı okumak...” derken okumanın bir çok boyutunun varlığını veciz bir şekilde ifade etmiştir. Kendini okumak, kâinatı okumak, okuduğunu tekrar okumak…

Okumak eylemi insana değer katar. Kişi okumakla kendi değerinin arttığını fark eder. Çünkü insanın sahip olduğu bilgi ve kültür okuması oranında artmaktadır. Okumak güzeldir; fakat bazılarımız okuma alışkanlığı olmadığından dolayı okumayı ya çok sıkıcı ya da çok boş bir iş olarak telâkki ederler. ’Kişi bilmediğinin düşmanıdır’ sözü de bu algıyı tasdikler niteliktedir sanırım.

Okumak zahiren sıkıcı gözükebilir; çünkü dışarıdan bakıldığında görünen o ki, tek yaptığınız hareket stabil bir eforda göz ya da dudaklarla okuma eylemidir. Lâkin bu algı okumaya başladıktan ve sabırla azmettikten sonra tamamen kırılmakta ve nihayet yerini okuma alışkanlığına ve zevkle okumaya bırakmaktadır. “Okuma alışkanlığım yok, okumayı çok istiyorum, ama bir türlü başaramıyorum” gibi serzenişlerinizi duyar gibiyim. Tavsiyem şu ki; ince kalınlıkta ve sevebileceğiniz tür kitaplardan başlayın ve “okumayı seveceğime inanıyorum” diye okumaya başlayın. Göreceksiniz ki bir müddet sonra kitap okumak sizin için eğlenceli olacaktır.

Okumak çok önemli bir uğraşıdır. O yüzden okuyacağınız kitapları iyi seçmeli ve itina ile okumalısınız. Tabiî ki benim size tavsiyem; bana çok faydası dokunan Risale-i Nur Külliyatı’dır. Zira bu eser çok muazzam bir eser olup iman hakikatlerini çok öz, sürükleyici, etkileyici, tatmin edici bir tarzda anlatan özgün bir eserdir. Her okuyanın ufkunu açan, her okuyan üzerinde farklı bir etki oluşmasına zemin hazırlayan harikulâde bir eserdir. Onu okuyan birisi her okuduğunda farklı bir anlam çıkarır; çünkü barındırdığı hakikatler sırlıdır. Okudukça açılır, açıldıkça genişler, genişledikçe heyecanlandırır, heyecalandırdıkça da hayrette bırakır. 

Tavsiyelerimi dikkate almanız duâsıyla birlikte, uzun lâfın kısası, çalışan demir nasıl paslanmıyorsa, okuya okuya geliştirilen akıl, kalp, ruh ve bizde dercedilmiş hasse ve lâtifeler körelmez inşallah vesselâm.

Okunma Sayısı: 3054
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ersin acar

    7.1.2017 01:04:15

    Tebrik ederim okumalarımıza katkı sağlamak duasıyla... Yazılarınızın devamını merakla bekliyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı