"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Temessül âlemine misaller

Songül Arslan
20 Ocak 2019, Pazar
ÂLEM-İ MİSAL ÜZERİNE BİR DENEME-3

Âlemler arasında geçişin mümkün olduğunu önceki yazıda görmüştük. Şimdi bazı İslâmî kaynaklarda örnekleri görelim.

Bediüzzaman Hazretleri Mesnevî-i Nuriye’de arz ile sema arasındaki alış verişe dikkatimizi çekerek bakıyor konumuza: “Arzın semavatla alâkası, muamelesi olup aralarında çok büyük irtibat vardır. Evet arza gelen ziya, hararet, bereket vesaire, semavattan geliyor. Arzdan da semaya duâlar, ibadetler, ruhlar gidiyor. Demek aralarında cereyan eden ticarî muameleden anlaşılıyor ki; arzın sâkinleri için semaya çıkmaya bir yol vardır ki, enbiya, evliya, ervah cesedlerinden tecerrüd ile semavata urûc ederler.” (Mesnevî-i Nuriye, s. 173)

Nitekim, İmam Rabbani Hazretleri, bu yol ile Cenneti gördüğünü açık ve net bir ifade ile anlatıyor: ”Ne zaman ki mesafelerin ortadan kalkmasıyla, ilk mertebeye ulaşıp, arşın üstündeki makamlara geldim ve ebedî Cenneti ve onun altındakini gözlemlemeye başladığımda, hatırıma bazı erlerin makamlarını görmek geldi. O tarafa doğru yönelince şevk, zevk, mekân ve yerleşme bakımından farklı makamlarını ve derecelerini gördüm.

Daha sonra ikinci mertebeye yükseldiğimde; büyük şeyhlerin, mübarek Ehl-i Beyt’in ileri gelenlerinin, Hulefa-i Raşidin’in makamlarını, Resulullah’a (asm) has makamı, diğer peygamberlerin muhtelif makamlarını ve Mele’i Âlâ Melekleri’nin makamlarını arşın üstünde gördüm. (Mektubat-ı Rabbani 1. cilt 1. Mektup)

“Yerde iken Arş-ı Âzamı ve İsrafil’in âzamet-i heykelini temâşâ eden Gavs-ı Âzam...” cümlesini de bu manada değerlendirmek mümkün.

Melâikelerin varlıkları ve vücutları nuranîdir. Fakat mezkûr misallerde olduğu gibi; bu melâikeler hizmet ifa ettikleri durum ve yerlere göre çeşitli şekillerde temessül ederler. Ayrıca kendilerine ait makamları ve idare merkezleri vardır. İşte Gavs-ı Azam (ks) yerde iken yani âlem-i şahadetteyken; maneviyatının büyüklüğü ile yukarıda ifade ettiğimiz maddî arşı ve merkezi temaşa ediyor. Aynen öylede; İsrafil’in (as) âlemde ifa ettiği vazifelerin bir nevi idare merkezi ve o merkezde de kendisinin asıl mahiyetiyle ve temessülü ile bulunan vaziyetini Gavs-ı Azam (ks) seyretmiştir.

Kur’ân-ı Kerîm Cebrail’in Hz. Meryem’e gözükmesini “ona tam bir beşer gibi temessül etti” diye anlatır. (Meryem, 17)

Temessül, misal olarak görünme demektir. Âlimler, bir şeyin asıl varlığı ile değil de böyle bir görüntüsü ile hissedilmesi Âlem-i Misalin delildir derler.

Resulullah da (asm) Cebrail’i iki kez kendi suretinde görmüş, bunun dışında Dıhye adında bir sahabi suretinde çok defa görmüştür. Yine ashab da onu, yani misalini meşhur Cibril Hadisi’nde dendiği gibi ‘beyaz elbiseli bir yabancı şeklinde’ görmüşlerdir. (Buhârî, İman 1; Müslim, İman 1)

Üstadın şu teşhis ve tesbiti de ilginçtir: “Gördüm ki; âlem-i misal, nihayetsiz fotoğraflar ve her bir fotoğraf, hadsiz hâdisat-ı dünyevîyeyi aynı zamanda hiç karıştırmayarak alıyor. Binler Dünya kadar büyük ve geniş bir sinema-i uhreviye ve fâniyatın fâni ve zâil hallerini ve vaziyetlerini ve geçici hayatlarının meyvelerini sermedî (daimî) temaşagâhlarda ve Cennet’te saadet-i ebediye ashablarına, Dünya maceralarını ve eski hatıralarını levhalarıyla gözlerine göstermek için pek büyük bir fotoğraf makinesi olarak bildim”. (Emirdağ L. 1, s. 262)

Okunma Sayısı: 648
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı