"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kapadokya’da bir ilk!

Şüheda KALE
23 Ağustos 2015, Pazar
Yaz mevsimi deyince ne gelir beşerin aklına? Kimine göre tatil, kimine göre sıcak, kimine göre sefahet, dalâlet…

Böyle değiştirildi alttan verilen subliminal mesajlarla hayatımız. Asıl gaye unutturuldu; insanın dünyaya geliş gayesi, vazifeleri...  

Risale-i Nurlarla meşgul olanlar için farklıydı yaz. Belki de dünya meşgalelerinden sıyrılıp, daha çok meşgul olmaktı Nurlarla. Barla’ya gitmekti, sıla-i rahim demekti, okuma programları, kendini yetiştirmek adına atılan adımlar ve daha da çok hizmet demekti…

Geçen sene İstanbul eğitiminden sonra bu yıl da İzmir aylık programı nasip olmuştu okul bitiminde. On beş gün katılabildiğim programın diğer yarısını da, bu sene ilk genel okuma programını gerçekleştiren Nevşehir’de tamamladık elhamdülillah. Genellikle büyük şehirlerde yapılıyordu böyle programlar. Oralardaki okuma programlarına gidemeyen kardeşlere büyük moral oldu Nevşehir. Kayseri, Konya, Mersin, Adana ve Nevşehir’den katılan kardeşlerimiz ve ablalarımızla istifadeli iki hafta geçirdik. 

Üç Ağustos’ta büyük bir iştiyakla, şevkle başladık programımıza. İmanî-içtimaî Risale-i Nur dersleri, kavram sunumları, özel okumalar, tefekkür saati ve hoş sohbetler… Dışarıda malayani işlerle iştigal olup bazı zevklerini tatmin etmeye çalışan, fakat edemeyip, hissiyatlarını da öldüren insanlardan bin kat ziyadeydi bizim aldığımız zevkler… Hem kalbimiz, hem ruhumuz rahattı. Her bir ders ayrı bir iştiyak uyandırıyordu, kardeşlerimizle ettiğimiz her bir sohbet şevkimizi arttırıyordu.  Üstadımızın da dediği gibi, “hayatın zevkini ve lezzetini, iman ile hayatlandırarak, feraizle zinetlendirerek ve günahlardan çekinmekle muhafaza ediniz” tavsiyesine uyduk, ne kadar doğru olduğunu bir kez daha bilmüşahede gördük, hissettik…

Tefekkür saatimize, saatleri ekleyerek Nevşehir’i gezmek üzere çıktık yollara, programımızın son günlerinde. Göreme, Zelve, Uçhisar, Avanos ve Peri Bacaları; Rabbimin yarattığı farklı güzelliklerdi buralar. Dağ, taş, ama nasıl bir intizamla dizilmiş, oyulmuş, işlenmiş, içlerine odacıklar koyulmuş.. Yed-i Kudret’e zor değil bu işler, taşı taşın üzerine koymak, içlerine mekanizmalar yerleştirmiş gibi mevsimine göre soğutmak ya da ısıtmak.. Ve daha nice bizzat görülmesi gereken güzellikler. 

Kızılırmak kenarındaki yemeğimizle son buldu gezimiz. Gecenin, Kapadokya’daki güzelliğini tefekkür ederek döndük dersanemize. 

Programımız, konuları şu şekilde olmak üzere beş masa çalışmasıyla sona erdi:   

1. Masa: Kadın ve Tesettür. 

2. Masa: Kadın ve İktisat.

3. Masa:  Kadın ve Evlilik.

4. Masa: Kadın ve Çalışma Hayatı.

5. Masa: Kadın ve Hizmet.

Diğer programlardan farklı olmuştu, özgün bir hava katmıştı programımıza. İslâmiyetin kadına verdiği değeri, Risale-i Nur’da kadının nasıl geçtiğini, aslında onun şefkatinin nelere hizmet ettiğini, fıtrî ve günümüz tesettürünü, kadının sosyal hayattaki yerini ve asıl yapılması gereken vazifelerimizi bir kez daha  anlamıştık masa çalışmalarımızla. 

Artık son günümüze gelmiştik. Fani vakitlerimiz dolmuştu, ama bâki kalacak görüntülerimizi ebede yolladık, orada izleyebilmek üzere...

Rabbim bu görüntülerin sayısını çoğaltsın. Nevşehir gibi diğer şehirlere de böyle programlar nasip etsin inşallah. Emeği geçen herkesten de Rabbim ebeden razı olsun.

Okunma Sayısı: 1297
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı