"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Amerika ile nereye gidiyoruz?

Şükrü BULUT
13 Ekim 2017, Cuma
ABD ile girdiğimiz vize krizinin perde arkası aralanmayınca, kafalar iyice karışıp gitti...

Hükümetin geçmişteki “dış politika” hataları, ister istemez kamuoyunu tedirgin etmeye başlamış görünüyor.

İsrail ile yaşanan “one minute” tiyatrosu, komşularla ”sıfır problem” sloganından sonra sebep olunan felâketler, “Yeni Osmanlı” hayalleri, neocoların hatırı için Rusya karşısında uğradığımız zillet ve nihayet  AKP nin devletleşmesine zemin hazırladığı “Barzani ihanetiyle” ulaştığımız son nokta; halkın  Amerika ile patlak veren bu yeni “gerilim” karşısında ciddî olarak endişelenmesine yol açtı.

Hakikate gücü yetmeyenler, elbette tiyatro ile yetinirler. Bu oyunlarda rakiplere verilen rüşvetlerin üzerini kapatan örtüleri nasıl olsa zamanın rüzgârları uçuracağından, oyuncularda kaygı da görünmüyor. Onlar, göstermelik demokrasilerinin ihtiyaç duyduğu, halkın geçici desteği uğruna şovlarını devam ettiriyorlar. Burada önemli olan husus; halkın artık hipnozdan uyanması ve ülkenin uğradığı kayıpları sorgulamaya başlamasıdır.

HANGİ AMERİKA...

“Amerika’ya  kafa tutma” rolünü oynayanlar, seyircinin bir kısmını mest ediyorlar. Davos’ta yaptıkları gibi. Perdenin arkasındaki gerçeği, yani İsrail ile ticarî münasebetlerimizin bütün zamanların ötesine geçtiğini, seyirci sonradan anladı. Şimdi de görünüşte dünyanın jandarmasına kafa tutan bir hükümetimiz var! Peki hakikat nedir?

Burada; bir kısım siyasal İslâmcı ve ulusalcı sol basının büründükleri” cehalet” rolüne dikkatlerinizi çekmek istiyoruz. Bildikleri halde; emperyalizmi esas alan ihtilâlci troçkist Amerikalılarla, demokrasiye inanmış ortak menfaatlerle yaşamak isteyen Amerikalıları birbirinden ayırmıyorlar. Aynı üslûbu AB için de sergiliyorlar. Türkiye’yi fiilî ortağı gören insaniyetperver ve demokrasi hedefli AB’yi neocon ve neoliberal ittifak için çalışan politikacılardan bilerek ayırmıyorlar.

Onlarla ittifak içinde çalışan Kemalist Türkiye ile demokrat Türkiye arasındaki çatışmanın aynısını ABD ve AB kendi içlerinde yaşıyorlar. Amerika’nın demokratları Afganistan,Ortadoğu ve Doğu Avrupa’dan kalıcı barış anlaşmalarıyla çekilmek isterken, hem Beyaz Saray’daki bazı şahin hariciyeciler ve hem de Pentagon’daki bazı “anarşist ruhlu” Troçkistler yeni çatışmalarla bu politikaya karşı çıkıyorlar. 

ŞOV İLE REALİTE ARASINDAKİ HÜKÜMET...

Hükümet ciddiyet makamıdır, sorumluluk gerektirir; mutlaka bir gün murakabe edileceğini düşünerek konuşmalı ve yürümelidir. Rusya ile girdiğimiz sıkıntının bedeli milletin omuzlarını çökertti. AKP hükümetinin dış politikadaki zikzak ve şantajları dikkatle izleniyor. Kiev’de, Suriye’de, Irak’ta, Afganistan ve Arakan’da Amerika’nın izinden ayrılmayanların halkı yanlış bilgilendirmeleri, siyaseti itibarsızlaştırıyor.

Hem hükümetin, hem de onu destekleyen basının bugüne kadar yaptıkları yanlışları itiraf zamanı geçmiyor mu? Milleti aldatmanın vebali çok büyüktür. 

Okunma Sayısı: 1988
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp

    13.10.2017 12:06:34

    "Hem hükümetin, hem onu destekleyen basının bugüne kadar yaptıkları yanlışları İTİRAF zamanı geçmiyor mu? (Geçti bile-GA) Milleti ALDATMANIN vebali büyüktür!" isabetli tespit ve haklı sözüne yürekten katılıyoruz. Lakin İTİRAF edebilirler mi? Kanaatimce ASLA. Yaptıkları bütün hataların vebalini, icat ettikleri dahili ve harici düşmanlara yükleme illetiyle malul bir siyasal hareket, "aldanmışız1" yahut "yanılmışız!" söylemleriyle milleti hipnoz etmeye devam edecektir. "Demokratlara nokta-i istinad olması gerekenlerin" bile kolayca aldatıldığı bir Türkiye'de yaşadığımız gerçeğini unutmayalım lütfen. Fakat ümitsiz değilim. Selâm, muhabbet ve dua ile hayırlı cumalar.

  • Dogu Bati

    13.10.2017 11:49:21

    Hipnozdan kurtulamayanlar, kurtulmak istemeyenler ve bütün yanlislari bildikleri halde desteklemeye devam edenler var. Elbette onca yanlislardan sonra böyle bir hükümetin iktidarda kalmamasi gerekir. Maalesef menfaat dünyasinda oldugumuzdan günahlara ortak olma ugruna iktidari desteklemeye devam.

  • Abdurrahman KOÇAK

    13.10.2017 09:10:46

    Bu günlerde geçecek fakat güzel ülkemize yazık oluyor.İtibar kaybediyor.Siyaset mecazi bir şekilde gidiyor.Ama bir yerde duracak...

  • sultan selim

    13.10.2017 08:39:20

    öncelikle geçmişler olsun der, bu kadar zor ve dar zamanınızda böylesine enfes yazılarınız için tebrik ederiz. dualar ve selamlar

  • YUSUF

    13.10.2017 08:17:36

    Durup dururken Amerika ile başlayan vize krizinin asıl sebebi,inşaallah dediğiniz gibi Amerika'nın emperyalist düşünceden çekilmesi ve dolayısıyla büzülerek tekrar insani sınırlarına çekilmesiyle gerçekleşir.

  • Hüseyin kıymık

    13.10.2017 07:15:29

    Ninniler çok güzel uyku ise ondan daha güzel sayın hocam..Uyanmak isteyen kim? Bazıları uyanma ile karşı karşıya kalmayı hatırladıkça aklı başından gidiyor..Onun için asrin Bedisi boşuna söylememiş:Beşyüz senedir uyuduğunuz yeter uyanın diye..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı