"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Milliyetçi Komünizm tutar mı?

Şükrü BULUT
09 Kasım 2018, Cuma 00:40
Bazı okuyucularımız yazımızın başlığını garipseyeceklerdir.

Milliyetçiliğin hâlâ ırkçılıkla eş anlamlı kullanıldığı Türkiye’de, yakın geçmişte birbirine zıt iki anlamın aynı karede bir araya getirilişine taaccüp edeceklerdir. Aşağıdaki tahlilleri dikkatlice inceleyenler, zahiren birbirine zıt bu iki mananın bizce bir araya getirilmediğini göreceklerdir.

Komünizm ile İslamiyet’in veya İslam düşmanlığının milliyetçilikle karıştırılması hadisesi yeni değildir. Düşünce olarak sosyalizmin İslam âlemine girişinden bir müddet sonra; hem 1940’lı yılların sonunda Mısır’da ve hem de Kuzey Afrika, Lübnan ve kısmen Bağdat’ta “İslam ile sosyalizmi” bir arada görmek isteyen bazı düşünürlerimizin garip makalelerini merak edenler, o günün gazete arşivlerinde müracaat edebilirler.

Milliyetçiliğin kutsallaştırıldığı coğrafyanın Avrupa olduğunu biliyoruz. Tabiatın, ırkın, kuvvetin, maddî güzelliğin ve zevkin materyalizmce ilahlaştırıldığı gibi... Yahudî düşünürün; “muhtaç olduğun kuvvet damarlarındaki kanda mevcuttur” sözü, elbette kişisel bir ifadeden ziyâde, o günlerdeki bir felsefî yaklaşımın dışa vuruşuydu. Milliyetçiliğin zirveye çıktığı 19. Yüzyılın sonu ve 20 Yüzyılın başında; Kemalizm İhtilâlinde “ana fikir” olarak kullanılması gösteriyor ki; komünizm ile milliyetçiliğin el ele verip ihtilâllere giriştiği zamanların ve devrimlerin sayıları azımsanmayacak düzeydediriler. Bu Kemalist ihtilâl ve devrimlerde “Türk Milliyetçiliğini kullanan” Avrupalı din karşıtı felsefecilerin, Arap dünyasında da “Arap milliyetçiliğini“ Baas Partisi’nin imkânlarıyla yoğunca kullandıklarını, okuyucularımıza hatırlatmış olalım.

ULUSALCILIK, GLOBALİZME BİR TEPKİDİR…

Küresel dinsizliğin 11 Eylül İhtilâliyle, başta İslam olmak üzere, semavî dinlerle yaptığı ölümcül mücadeleyi ve bu süreçlerle hem genel anlamda Müslümanlığı ve hem de alet olarak kullandığı Siyasal İslam’ı, minder dışına mahkum ettiği düşüncenin tahlilini sonraya bırakalım. Bu cihanşümul dinsizlik cereyanını anlatırken Said Nursî; komünizm ile hareket edenin yüzde kırk; sivil ifsad ile İslam coğrafyacılarına ve sivil topluma musallat olanın ise yüzde yirmi oranında tahripkâr olduklarını belirtir. 

Sivilce hareket ile dinsizliğin liberalizm ve kapitalizmin arkasına gizleyen neolliberallerin otuz kırk seneyi aşkındır insanlığa dikte ettikleri “global ekonominin” insanlığı içine düşürdüğü ahlakî kaoslar, ekonomik krizler ve müttefikleriyle gerçekleştirdikleri savaşların neticesinde; bu cereyana karşı tedbir alan milletlerin “milliyetçiliğe!” savrulduklarını yazan araştırmacılara katılmamak elbette mümkün değildir. İşin garip tarafı; fukara ve musibetzede milletlerin küreselleşmeyi kavrayamamaları veya kendi labirentlerinde dünya olaylarını takip etmeleridir.

Neoliberallerin sebep oldukları krizlerle globalleşmekden kaçan milletlerin, Yeni Muhafazakâr isimli küresel dinsizlik cereyanın milliyetçilik, vatanseverlik ve “aşırı sağ” yaftası altında ırkçılıkta siper aldığını maalesef bilemiyorlar. Bu düşüncenin köklerine indiğimizde, neoconların (Yeni Muhafazakâr komünistlerin) 11 Eylül İhtilâlinde Yeni Dünya Düzeni, Amerikan Yüzyıl’ı ve Dünya Hakimi Amerika gibi daha çok milliyetçiliği tedai ettiren sloganlarla çalıştıklarına şahit oluyorsunuz. Günümüzdeki Avrupa PEGİDA´sı, Almanya AfD´si ve Türkiye’deki ulusalcı cepheleşmeler (Komünist Kemalistlerle Irkçıların birliktelikleri) gibi projeleri, 11 Eylül ihtilâlini ve o büyük felaketin türevlerini organize eden neoconlardan bağımsızca düşünmenin; yalnızca kocaman ve şeddeli koyu bir cehaletten ibaret olduğunu herkes bilir.

Bu arada, daha önce Donald Trump ile beraberken, neoconlarla işbirliği yaptığından anlaşamayan siyasetçinin,  Avrupa’daki milliyetçi partileri bir araya getirme çalışması da dikkatimizden kaçmadı. Almanya AfD´sinden Avrupa Birliği’nin milliyetçi kanadına kadar tüm ırkçı partileri bir birlik altında toplayan yeni ırkçılık hareketinin İslâmiyetle savaşırken; köklerinin Yahudîlik ve Hıristiyanlığa dayandığını iddiası da havada kalıyor. Zira Türkiye’den de Aydınlık Grubu ile irtibata geçen bu yeni “internasyonel sol milliyetçiliğinin” mahiyeti de böylece deşifre olmuş oluyor.

“MİLLİYETÇİ KOMİNİZM” DE DEMOKRASİ VE İSLÂM KARŞİTLARININ YENİ BİR OYUNU…

Troçkistlerin Yeni Muhafazakârlık ve Marksist kapitalistlerin Yeni Liberal kimlikleriyle göründükleri bir dünyada yaşıyoruz. Öyleyse milliyetçilikle komünizmi aynı kapta sunmaya çalışan Global Dinsizlik cereyanlarının bu yeni modeline şaşırmamak gerekir. Maksatları mevcut büyük partileri (geleneksel siyaseti) parçalayıp burada kargaşa ve kaos çıkarmak olan Avrupa Birliği karşıtlarının bu son entrikasını elbette garipsemiyoruz. İslâmiyeti doğru bilen veya demokrasiyi hazmetmiş çevrelerin asla iltifat etmeyecekleri ve kanmayacakları bu metodun da çok yakında “Enternasyonal Sosyalizme” benzer bir milliyetçi-ırkçı yapıya dönüşeceğini tahmin edebiliriz. Türkiye’de, Milliyetçi Hareket çizgisi ile “vatancı geçinen” çizgiyi aynı kareye dönüştüren sırrın burada değil, atlas ötesindeki neoconlarda olduğunu Türkiye zamanla öğrenecektir. Fakat benzerlikler asla kaybolmuyor. Avrupa’da; Yabancı Düşmanlığı, İslam Karşıtlığı ve Türkiye aleyhtarlığı politikaların bizde; Ermeni, Kürt Arap ve Yunan düşmanlığı şeklindeki tezahürlerinden de anlıyoruz ki; tüm bu düşünceler aynı felsefeden kaynak buluyorlar. 

Okunma Sayısı: 889
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdülbaki

    9.11.2018 22:39:10

    Bu yeni hareketin deşifresi de yeni Asyaya düşüyor. Tebrikler.

  • Said

    9.11.2018 14:51:25

    Enfes bir tahlil olmuş. Tebrikler

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı