"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Amelimize değil, Allah’ın rahmetine güvenmeliyiz

Süleyman KÖSMENE
06 Haziran 2018, Çarşamba
Kezban Hanım: “Tövbe etmenin önemi üzerinde durabilir misiniz? Tövbe kapısı herkese açık mıdır?”

HEPİMİZ TÖVBEYE DÂVETLİYİZ  

1- Bizi tövbe etmeye çağıran bizzat Cenâb-ı Hak’tır. Tövbe kapısı evet, herkese açıktır.

İşte bazı âyetler:

“Hepiniz Allah’a tövbe ediniz ey mü’minler! Ta ki, kurtuluşa erebilesiniz.”1

“Bu kitap size gönderildi ki, Rabbinizden af dileyin. Sonra günahlarınızdan vazgeçmiş olarak O’na dönün. O da sizi takdir edilmiş olan ecelinize kadar güzel bir şekilde yaşatsın. Ve her fazilet sahibine lütuf ve ihsanıyla mükâfatını versin.”2

“Ey iman edenler! Allah’a tam bir ihlâs ile tövbe edin. Umulur ki Allah günahlarınızı bağışlar. Ve sizi altından ırmaklar akan Cennetlere koyar. O gün Allah’ın Peygamberi ve beraberindeki mü’minleri utandırmayacağı gündür.”3

2- Kur’ân’ın yaşayan müfessiri olan Peygamber Efendimiz (asm) tövbeye çok önem verir, kendisi de günde yüz defa tövbe ederdi. Buyururdu ki:

“Ey insanlar! Allah’a tövbe ediniz ve O’ndan mağfiret isteyiniz. Muhakkak ki ben günde yüz defa tövbe etmekteyim.”4

“Allah gündüz günahkârları tövbe etsin diye geceleyin elini açar. Gece günahkârı tövbe etsin diye gündüz elini açar. Tâ güneş batıdan doğuncaya kadar bu böyle devam eder.”5

“Kim, güneş batıdan doğmadan önce tövbe ederse, Allah tövbesini kabul eder.”6

GÜNAHINI İTİRAF EDEN AFFEDİLİR  

3- Bediüzzaman makbul bir tövbenin formülünü şöyle açıklar: “Nefsini ittiham eden, kusurunu görür. Kusurunu itiraf eden, istiğfar eder. İstiğfar eden, istiane eder. İstiaze eden, şeytanın şerrinden kurtulur. Kusurunu görmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur. Ve kusurunu itiraf etmemek, büyük bir noksanlıktır. Ve kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar; itiraf etse, afva müstahak olur.”7

4- Biz, geçmiş ve gelecek günahları bağışlandığı halde, günde yüz defa tövbe eden bir Peygamberin (asm) ümmetiyiz. Tövbe etmek bizim vazifemiz. Hulus-u kalbimiz ve samimiyetimiz nispetinde tövbemizin kabul edilmesini Rahmet-i İlâhiyeden umarız. Ümit kapısı açıktır ve ümit etmekle emr olunduk. Ümitsizlik bizim dinimizde yoktur.

5- Tövbemizin kabul edildiğini bilmemize gerek yoktur. Esasen hiçbir ibadetin kabul edildiğini bilmemize imkân da yoktur. Biz Allah rızası için ibadet yaparız, tövbe yaparız. Cenâb-ı Hak dilerse kabul eder. Takdir O’nundur.

AMELİMİZE DEĞİL, ALLAH’IN RAHMETİNE GÜVENMELİYİZ   

6- Esasen tövbemizin ve ibadetlerimizin kabul edildiğini bilmek bizi amelde riyaya ve ucba, yani amelimize güvenmeye götürür. Oysa amele güvenmek tehlikelidir. Amele güvenemeyiz. Biz yalnızca Allah’ın rahmetine, lütfuna ve merhametine güveniriz. Ölünceye kadar tövbe etmek ve tövbemizi bozmadan Allah’a itaat ederek haramlardan uzak durmaya çalışmakla yükümlüyüz. Biz yükümlülüğümüzü Allah’ın yardımıyla yerine getirmeye çalışırız. Allah’tan da rahmetini umarız.

7- Tevbe için en mühim adım, niyettir, kararlılıktır, pişmanlıktır, affedilmeyi cidden ummak ve istemektir, Allah’ın rızasına talip olmaktır, bu amaca ulaşmak için harekete geçmektir, yöneliştir, Allah’a müteveccih olmaktır.

Günah Çevresini Terk edip, Salih Bir Topluluğa Dâhil Olmalıyız

8- Çoğu insanın günah için hazır bir çevresi vardır. İnsan tek başına günahlarından ne kadar da pişmanlık duysa, bu çevreyi aşmadıkça pişmanlığını tövbeye ve istiğfara dönüştüremez. Bu açıdan, Allah’tan (cc) günahlarının bağışlanmasını ve tövbesinin kabulünü isteyen insan, kendisini günaha sürükleyen bir çevresi varsa terk etmelidir.

9- Tevbe için bir diğer önemli adım da; tövbeye muvaffak olmuş ve amel-i salihte yoğunlaşmış bir “topluluk” içerisine dâhil olmak; bu toplulukla beraber ibadet ve itaatte bulunmak ve bu “cemaati” terk etmemek; eski çevreye de asla dönmemektir.

GÜNÜN DUÂSI

Allah’ım! Rızkın ile oruç tuttum, rızkın ile orucumu açıyorum. Orucumu günahlara siper eyle! İbadetimi azabına perde eyle! Son on günü idrak ettiğimiz şu mübarek günlerde, cümlemizi Cehennemden azat eyle! Tövbemi nasuh eyle! Âmin.

Dipnotlar: 

1- Nûr Sûresi: 31. 2- Hûd Sûresi: 3. 3- Tahrim Sûresi: 8. 4- Riyâzu’s-Sâlihîn, 14. 5- Riyâzu’s-Sâlihîn, 16.  6- Riyâzu’s-Sâlihîn, 17. 7- Lem’alar, s. 91.

Okunma Sayısı: 3386
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet

    6.6.2018 09:57:49

    Bir çok defa tövbemi bozdum ama her seferinde de tövbe etmeye devam ettim.Bu ne kadar doğrudur ve ettiğim tovbelerin Allah katında bir değeri var mıdır? Teşekkürler...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı