"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Duâda ellerimizi neden semaya açarız?

Süleyman KÖSMENE
23 Ekim 2017, Pazartesi
Durmuş Bey: “Duâ ederken ellerimizi neden semaya kaldırıyoruz?”

ALLAH MEKÂNDAN MÜNEZZEHTİR

Eskimez ecdâdımızın bir sözü vardır: “Allah yerde değil, gökte değil, sağda değil, solda değil, üstte değil, altta değil; Allah cemî’ mekândan münezzehtir.” Yani bütün mekânları yaratan ve bütün zamanları halk eden Cenâb-ı Hak, yarattığı mekânın ve zamanın içinde değil, belirli bir yerde mukîm değil, belirli bir zamana mahkûm değildir. 

Allah’ın Muhît, Bâkî, Kadîm, Evvel, Âhir, Vâcip isimleri bize Allah’ın varlığının mekân ve zaman ötesinde ve hâricinde bulunduğunu gösterir. Yani her şeyi ihâta eden, ezelî ve ebedî olan, başlangıcı ve sonu olmayan ve vâcip olan bir Varlık elbette ne mekâna sığar, ne zamana sığar. 

Ancak O bizden uzak da değildir; bilâkis bize bizden yakındır. Yere ve göğe sığmayan Cenâb-ı Vâcip Teâlâ, mü’min kulunun kalbine sığmaktadır. Yani kalbimizin, bizden daha önce varlığını hissettiği Yüce Yaratıcıya sevgisi ve bağlılığı, Allah katında kâinata bedeldir.

Şu âyetleri inceleyelim: 

 “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” diye sor. “Allah’ındır” de. O merhamet etmeyi Kendine farz kıldı.”1

 “And olsun insanı Biz yarattık. Nefsinin kendine fısıldadıklarını Biz biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız.”2

 “Nerede olursanız olun; O sizinle berâberdir. Allah yaptıklarınızı görür.”3

YÖN MEFHUMU İZÂFÎDİR

Allah’a yön, mekân ve zaman izafe edilmez. Allah ne belirli bir yönde, ne belirli bir zamanda, ne de belirli bir mekândadır. Allah’ın mukaddes mâhiyeti, kâinâtta hiçbir şeyin mâhiyeti cinsinden değildir.4 Duâda ellerimizi sema cihetine kaldırmamız, O’nun derecesinin ulviyetine, sıfatlarının yüceliğine, isminin, unvânın ve şânının pâklığına işârettir. Yoksa O’nun o tarafta, yani yukarı cihette bulunduğunu, aşağı tarafta, yani yerde bulunmadığını kast ediyor değiliz. 

 Esasen üst, alt, sağ, sol ve yön mefhumları izâfîdir, yani görecelidir, tamamen bize göre söz konusudur. Güneş etrafında baş döndürücü bir hızla uçan, ayrıca kendi etrafında dönen, yine ayrıca güneş sistemi ile birlikte şemsü’ş-şümûs tarafına hızla ilerleyen yer küremizin “altı ve üstü” neresi olabilir ki? Göğe fırlattığımız ve gökte bulunduğu kısa süre içinde hep dönen basit bir plastik topun altı ve üstü söz konusu olabilir mi?  

Kezâ bize göre alt olan cihet, küremizin öbür yüzüne göre üst değil mi? Biz “yukarısı” derken, küremizin arka yüzünde bulunan bir kişiye göre göre tam tersi istikameti göstermiş olmuyor muyuz?  

İSTEYEN TARAFSANIZ ELİNİZİ AÇARSINIZ      

O halde esas olan Allah’ın ulviyetini, yüceliğini, üstünlüğünü, üstün sıfatlarını, kutsiyetini, sıfatlarının kâinatı ihata ettiğini, bize uzak olmadığını, bizimle birinci plânda ilgilendiğini ve duâlarımıza cevap verdiğini bilmemiz ve itikat etmemiz; O’nu her türlü noksanlıklardan, eksikliklerden, cihetlerden, yönlerden, mekânlardan ve zamanlardan münezzeh bilmemiz ve O’na iman etmemizdir. 

Duâda ellerimizi semaya kaldırmamız bu sağlam itikadımızı ve imanımızı sembolize eder. Duâ etmek, niyazda bulunmak ve O’na iltica etmekle O’nun bize yakın olduğunu; ellerimizi kaldırmak ve açmakla O’nun sonsuz hazinesinden istediğimizi; sema cihetine yönelmekle de O’nun paklığını, izzetini, celâlini, kutsiyetini, yüceliğini, ulviyetini ve bütün noksanlıklardan münezzeh bulunduğunu ifade etmiş oluruz.

Nitekim duâda elleri semaya doğru kaldırmak ve açmak sünnettir. Duâ adabına uygun davranış budur. Zaten günlük tecrübelerimiz de odur ki, isteyen tarafsanız, elinizi açarsınız. 

GÜNÜN DUÂSI

Ey duâyı emreden! Ey duâlara cevap veren! Ey duâları hikmetine göre kabul eden Allah’ım! İstiğaselerime medet et! Yalvarışlarıma yetiş! Duâlarımı kabul buyur! Dilimi makbul duâlara alıştır! Kalbimi makbul duâlarla yatıştır! Âmin.

Dipnotlar:

1- En’am Sûresi, 6/12. 2- Kaf Sûresi, 50/16. 3- Hadîd Sûresi, 57/4. 4- Mektûbât, s. 242.

Okunma Sayısı: 1911
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı