"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gönül kırma; gönlün kırılmasın

Süleyman KÖSMENE
11 Nisan 2018, Çarşamba
Mustafa Civan: “Bazen hislerimize yenilip kalp kırdığımız, üzdüğümüz oluyor. Sonra pişman olsak da genelde iş işten geçiyor. Bu durumda bizler telâfi adına ne yapabiliriz ve Adil-i Mutlak olan Allah öbür dünyada bunun hesabını nasıl sorar?”

Men Dakka Dukka

Suçsuz yere kırdığımız, üzdüğümüz, incittiğimiz insanlar varsa, hiç endişe etmeyin, Âdil-i Mutlak olan Allah meseleye hâkimdir; bizi de suçsuz yere kıran, inciten, üzen insanları karşımıza çıkarır. Bir Arap atasözü kaderin adaletini “men dakka dukka” cümlesiyle özetlemiştir. Yani “Eden bulur.” Hiç kimsenin yaptığı yanına kâr kalmaz.

Abbasi Halifesi Harun Reşid’in çok sevdiği bir gülfidanı vardı. 

Bahçıvana tembih etti:

“Aman bu gülfidanına gözün gibi bak!”

Bahçeye bir bülbül dadandı. Daldan dala atlarken, yapraklarını gagalarken, gülü perişan etti. Bahçıvan koşarak durumu Harun Reşid’e bildirdi. Halife kızdı, ama belli etmedi. Sadece “Merak etme! Bülbülün yaptığı yanına kalmaz!” demekle yetindi.

Bahçıvan bahçeye döndü. Bir de ne görsün, bir yılan bülbülü yakalamış, çalıların arasında sürüklüyordu. Heyecanla Halife’ye koştu, durumu anlattı.

Halife tekrar: “Merak etme oğlum! Yılanın yaptığı yanına kalmaz!” dedi.

Bahçıvan bahçeye döndü. Gülfidanlarının arasını çapalarken yılanı gördü ve öldürdü.

Bunu gören Halife: “Merak etme oğlum! Senin de yaptığın yanına kalmaz!” dedi.

Gel zaman, git zaman, bahçıvan gözden düştü. Bir ihmali yüzünden Halife kendisine kızdı ve derhal zindana atılmasını emretti.

Bahçıvan zindana götürülürken bağırdı: “Halifeye diyeceklerim vardır!”

Bahçıvanı Halife’ye çıkardılar. 

Bahçıvan dedi ki:

“Efendim! Bülbül çok sevdiğiniz gülü mahvetti. Size şikâyet ettim. ‘Yanına kalmaz’ dediniz. Bülbülü yılan yuttu, yanına kalmaz dediniz. Yılanı ben öldürdüm. Benim de yanıma kalmadı. Şimdi beni zindana gönderiyorsunuz. Sizin yanınıza kalacak mı?”

Zindancılar kızmıştı. 

Bahçıvanı yaka paça sürüklediler:

Nihayet Harun Reşid: “Bırakın adamı! Doğru söyler! Kimsenin yaptığı yanına kalmaz! Kral da olsan, bir hesap soran olur!” dedi ve bahçıvanı affetti.

Kusurunu Görse, O Kusur Kusurluktan Çıkar

İnsanların toplumlar hâlinde yaşamaları, birbirlerine karşı sayılamayacak derecede haklar ve sorumluluklar doğurur. Karşılıklı hak ve sorumluluklarına riayet etmekle yükümlü bulunan Müslüman’lar, bu yükümlülüklerini “kul hakkı” ifadesi içinde formüle etmişler ve riayet etmeye çalışmışlardır.

Günahların ister şahsî olanı, isterse kul hakkına gireni olsun, affı için yapılması gereken temel davranış pişman olmak, günahı itiraf etmek ve günahın kirinden Allah’a sığınmaktır. Bediüzzaman’ın formülü şöyledir: “Kusurunu görse, o kusur kusurluktan çıkar. İtiraf etse, affa müstahak olur.”1

Kusurunu bilen ve gören bir kimsenin suçu ve günahı, çoğu zaman hem kul tarafından, hem Allah tarafından affediliyor. Kul hakkı için sadece verdiği zararın tazmin durumu kalır ki, bundan da bedel ödemek, helâlleşmek ve Allah’ın affına sığınmak suretiyle kurtulmak mümkündür.

Resûlullah Efendimiz (asm): “Kimin yanında kardeşinin vakar ve onurunu sarsacak cinsten veya kıymeti bulunan bir şeyden zulüm ve haksızlık ile elde edilmiş bir hak varsa, altın ve gümüşün bulunmayacağı gün gelmeden önce bu gün, dünyada iken helâlleşsin. Yoksa sâlih ameli varsa, ondan alınır, hak sahibine verilir. Şayet hasenatı yoksa hak sahibinin günahları alınır, ona yüklenir.”2 buyurmuşlardır.

Suçsuz yere kırdığımız ve üzdüğümüz insanlarla karşılaştığımızda onlardan özür diler, gönüllerini alır ve onlarla helâlleşirsek, bu günahla ilgili kader bir infazda bulunmaz. Üstelik bu bize pozitif olarak döner. Kalbimizi bir kıran olduğunda, özür dileyenimiz de olur.

Kırdığımız insanları bir daha göremediğimizde ise tövbe ve istiğfar etmekten ve bundan ders alarak bir daha kimseyi kırmamaya çalışmaktan başka çaremiz kalmaz. Bu dersle inşallah affedilmiş oluruz.

Dipnotlar:

1- Lem’alar, s. 91.

2- Buhârî.

***

Günün Duâsı

Allah’ım! İbadetimizi riyamız ile berhava etme! Hasenatımızı ucbumuza çiğnetme! Seyyiatımız üzerine yeis ve ümitsizlik verme! Dilimizi gıybetten, yalandan, kırıcı ve kötü sözden koru! Kalbimizi riyadan, ucbdan ve yeisten muhafaza eyle! Salih amellerimizi günahlarımıza yedirme! Âmin

Okunma Sayısı: 3451
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı