"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kudüs bize ağlıyor!

Süleyman KÖSMENE
11 Aralık 2017, Pazartesi

İslamiyet’e tarziye vermeliyiz

Nice yıllar gelip geçti ki üzerimizden, biz âlem-i İslâm olarak kudsî değerlerimizi kaybetmişiz ve nasıl ağlayacağımızı da unutmuşuz! Kudüs’ü biz çoktan kaybettik!

Mescid-i Aksa, Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevî gibi kutsallarımızı küstürmekten öte… Biz İslâmiyet’i, biz Kur’ân’ı küstürdük kendimize. Kendi namusumuzu, izzetimizi, edebimizi, sıdkımızı, muhabbetimizi, uhuvvetimizi, ihlâsımızı kaybettik çünkü biz.

Bediüzzaman bu yüzden yüz senedir bir buçuk milyar Müslüman’a çağrı yapıyor. Sesi işitilmiyor mu? İşitilmiyorsa eyvah ki eyvah; yanalım kendimize, yanalım derdimize, yanalım gafletimize, yanalım kibrimize… Bediüzzaman’ın sesi işitilmiyorsa bunun özrü yoktur.

Bediüzzaman demişti ki: “İslâmiyetin mağz ve lübbünü terk ederek kışrına ve zahirine vakf-ı nazar ettik ve aldandık. Ve su-i fehim ve su-i edeple İslâmiyet’in hakkını ve müstehak olduğu hürmeti ifa edemedik. Ta, o da bizden nefret ederek evham ve hayalatın bulutlarıyla sarılıp tesettür eyledi... Hem de hakkı var… O da ceza olarak bizi dünyada te’dib için zillet ve sefalet içinde bıraktı. Bizi kurtaracak yine onun merhametidir. Öyleyse, ey ihvan-ı müslimîn! Geliniz, ona tarziye vereceğiz. Elbirliğiyle dest-i sadâkati uzatacağız, biat edeceğiz. Onun hablü’l-metinine sarılacağız.”1

İhmal Ettiğimiz Altı Kutsalımız

Bediüzzaman 1911’de Şam Emevî Camii’nde bizi âlem-i İslâm olarak Orta Çağda durduran hastalıklarımızı ve çözüm yollarını kaygıyla sıralayıvermişti. Evet, Orta Çağda sınıfta kalmıştık biz! Bu nasıl bir silledir, bu nasıl bir zillettir, bu nasıl bir gaflettir ya Rabbi! Hâlâ kendimize gelemedik. Demek, hâlâ tokada müstahakız! Yüreğimizde bir kutsî sancı olsaydı; bu gün hâlâ birbirimizi yemekle, vurmakla, öldürmekle uğraşır mıydık? Bu gün Kudüs’ü kaybeder miydik? Gâvura eyvallah der miydik?

Şimdi dönüp kendimize bağıralım! Gâvurun tıynetidir; yapar! Ayıdan post, gâvurdan dost olur mu? Altı tane kutsalımız var ki, önemsemediğimiz için bu gün âlem-i İslâm olarak dertlere tutulduk, zafiyete uğradık!

Nedir bunlar?

1- Allah’ın rahmeti. Kur’ân “ümit kesmeyin”2 dedi; biz dirileceğimize ümidimizi kaybettik.

2- Sıdk ve doğruluk. Kur’ân, “Emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun”3 buyurdu. Biz şahsî, içtimaî ve siyasî hayatta yalancılardan olduk.

3- Muhabbet. Allah kalplerimizi imanla birleştirdiğini müjdeledi.4 Biz adavete muhabbetle kalplerimizi birbirimizden uzaklaştırdık.

4- Kur’ân mü’minleri kardeş kıldı.5 Biz, kardeşlik hukukuna riayet etmedik.

5- Hürriyet-i Şer’iye. Kur’ân bize şûrâyı emretti.6 Biz istibdadı yeğledik.

6- Bakiyatu’s-Salihat. Kur’ân bakiyatu’s-salihat’ı, baki değerleri, güzel ahlâkı emretti.7 Biz güzel ahlâkı atladık; şahsî menfaatimizi millet ve ümmet menfaatinin önünde tuttuk.8

Âlem-i İslâm’a İndirilen Darbeler

Peki, ihmal ettiğimiz bu altı kutsalımıza göre halimiz nicedir? Test edelim mi?

Suudî Arabistan Yemen’e saldırıyor. Bu güne kadar on binin üzerinde sivil öldü. Suudîler, Amerika ile üç yüz elli milyar dolarlık silâh anlaşması yaptılar. Suudîler bu silâhları İsrail’e karşı mı kullanacak dersiniz?

İrma Kasırgası dolayısıyla Amerika’ya yüz milyon dolar yardım yapan Suudiler, Arakan’a bir milyon dolar yardımla yetindiler.

Sahi, Arakan’lılar ne halde; çoktan unuttuk! Onlar orada ölümle pençeleşe dursunlar… Yanı başımızda Suriye boş bir iç savaş uğruna yedi seneden beri kan gölü. Ölen, dört yüz yetmiş bin sivil... Bu savaşta Türkiye dâhil, hangi Müslüman ülke yapıcı ve barışçı bir yol izledi? Hani Kur’ân, “kardeşlerinizi barıştırın”9 diyordu!

Misalleri arttırmak mümkün. Ama her bir misal yüreğimizi parçalıyor. Bediüzzaman bu sebeple yüz sene önce haykırıyordu: “Âlem-i İslâm’a indirilen darbelerin en evvel kalbime indiğini hissediyorum.”10

Şimdi, Kudüs’ün tek bir kibirli imza ile elden çıkması kaderin bize tokadı değil mi? Bir buçuk milyar Müslüman olarak yüzümüzde şaklayan bir Osmanlı tokadı! Biz kutsallarımızı kaybederken ağlamadık.

Kur’ân’ın “Mübarek kıldık”11 dediği Kudüs bu gün bize ağlıyor.

Dipnotlar:

1- Muhakemat, s. 7. 2- Zümer Sûresi, 53. 3- Hud Sûresi: 112. 4- Enfâl Sûresi: 63. 5- Hucurat Sûresi: 10. 6 -Al-i İmran Sûresi:159; Şura Sûresi: 38. 7- Kehf Sûresi 46; Meryem Sûresi 76. 8- Hutbe-i Şamiye, s. 26, 27. 9- Hucurat Sûresi: 10. 10- Tarihçe-i Hayat, s. 216. 11- İsra Sûresi: 1.

 

Okunma Sayısı: 2304
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • halil

    11.12.2017 12:37:24

    Mes'ele budur...!!!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı