"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kulun Allah’a dönüşü ne demektir?

Süleyman KÖSMENE
12 Haziran 2018, Salı
Bir okuyucumuz: “Kulun Allah’a dönüşü ne demektir?”

Muhteşem Dönüş

Kur’ân’da birçok âyet, “Ve ileyhi turceûn”1 “ve ileyke’l-masir”2 “ileyhi râciun”3 gibi dönüşün sadece Cenab-ı Allah’a olduğunu bildiren haberlerle biter. Bu muhteşem bir dönüş haberidir. Mevlana’nın şeb-i ârus (sevgiliye kavuşma gecesi) olarak ifade ettiği bu muhteşem dönüşü, Bediüzzaman o güzel cümlelerine şöyle dökmüş:

“Ey insan! Fenâya, ademe, hiçliğe, zulümata, nisyana, çürümeye, dağılmaya ve kesrette boğulmaya gittiğinizi tevehhüm edip düşünmeyiniz. Siz fenâya değil, bekaya gidiyorsunuz. Ademe değil, vücud-u daimîye sevk olunuyorsunuz. Zulümata değil, âlem-i nura giriyorsunuz. Sahip ve Mâlik-i Hakikînin tarafına gidiyorsunuz. Ve Sultan-ı Ezelînin payitahtına dönüyorsunuz. Kesrette boğulmaya değil, vahdet dairesinde teneffüs edeceksiniz. Firaka değil, visale müteveccihsiniz.”4

Bu Dönüşün Manası Nedir?

Kulun Allah’a dönüşü olarak ifadesini bulan bu muhteşem yolculuk, aynı zamanda kulun Allah için olan tüm sevdiklerine kavuşmasını da ifade ediyor. Öyle ki, bu yolculuk gurbetten sılaya, hicrandan vatana, firkattan ana ocağına, hazan mevsiminden bahara, ayrılıktan vuslata, gayrılıktan bir ve beraber olmaya dönüştür.

Gurbet, firkat, hicran, hazan mevsimi, ayrılık ve gayrılık yeri dünyadır. Sıla, vatan, ana ocağı, bahar, vuslat, vahdet ve bir ve beraber oluş yeri ise ahirettir. Ölüm hangi şekilde gelirse gelsin; mü’mine vuslat getiriyor. Ahiretin bu vuslat özelliği berzah âleminde başlıyor.

Dolayısıyla birbirini Allah için sevenleri Cenab-ı Allah daha berzah âleminde kavuşturuyor. Hicranda bırakmıyor. Ayrılık sadece dünyaya mahsus ve dünyanın bir özelliği olarak kalıyor. Dünyada birbirini sevenlerin çoğu farklı diyarlarda birbirine hasret içinde günlerini geçirebiliyor. Oysa böylesi bir ayrılık, birbirini Allah yolunda sevenler için ne berzahta, ne ahirette yoktur. Berzah ve ahiret âlemi tamamen vuslattır, vahdettir, kavuşmaktan ibarettir.

Mü’minin dünyasında ahiret kara toprak değildir. Kara toprak sadece insan bedeninin de menşei olan bir tül perdedir. Bu tül perdenin arkasında, biraz dikkat edilse vuslat gözüküyor, vahdet gözüküyor, berzahta o en muhteşem tecelli olan “kavuşma” gözüküyor.

Kişi Sevdiğiyle Beraberdir

Enes bin Malik (ra) der ki: “Biz İslâm’a girdikten sonra Hazret-i Peygamber’in (asm), “Kişi sevdiğiyle beraberdir” müjdesinden duyduğumuz sevinçten daha büyük bir sevinç duymadık.”5

Sevdiklerimizi Allah için sevdiğimizde, Cenab-ı Hak berzahta da, ebedî âhiret hayatında da inşallah onları bize, bizi onlara ihsan edecektir. Nitekim Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurmuştur: “Ruhlar, öbek öbek toplanmış ordular gibidir. Birbiri ile tanışmış ve birbirlerini sevmiş salih ruhlar, orada ebedi olarak buluşurlar ve birbirlerini ebedi olarak severler.”6

Bu yüksek ve göz yaşartıcı tecelliyi Kur’ân şu ayetiyle müjdeliyor: “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve salihlerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştırlar.”7

Bu ayet ve hadisteki müjdeyi Bediüzzaman kendi ifadesiyle aynen şöyle tefsir ediyor: “Madem dünya bir misafirhanedir; vefat eden çocuk nereye gitmişse, siz de, biz de oraya gideceğiz. Ve hem bu vefat ona mahsus değil, umumî bir caddedir. Hem madem müfarakat dahi ebedî değil, ileride hem berzahta, hem cennette görüşülecektir.”8

Bu yüksek müjdelerden anladığımız: Birbirini Allah için seven ve bu firkat dünyasından o vuslat diyarına giden anneler ve evlatlar, ecdatlar ve torunlar, kardeşler ve ahbaplar, dostlar ve arkadaşlar o ayrılık gayrılık olmayan vahdet diyarında birdirler, beraberdirler, kavuşurlar, bilişirler, sevinirler, sevişirler ve saadetin zirvesinde buluşurlar. Ve artık ebedi olarak ayrılmazlar; inşallah bir daha firkat ve hicran yaşamazlar.

GÜNÜN DUASI

Ey nuruyla her şeyi kuşatan! Ey rahmetiyle her hicranı bitiren! Ey keremiyle her firkati sonlandıran Allah’ım! Bize Allah sevgisini ve sevdiklerimizi Allah için sevmeyi nasip et! Bizi sevdiklerimizle ebedi hicranda ve firkatte bırakma! Sevdiklerimizi gittikleri yerlerde gam ve kederden koru! Âmin.

Dipnotlar:

1 Bakara Suresi: 28, 245, 281; Yunus Suresi: 56; Hud Suresi: 34; Enbiya Suresi: 35; Yasin Suresi: 83 2 Bakara Suresi: 285; Âl-i İmran Suresi: 28; Mümtehine Suresi: 4 3 Bakara Suresi: 46, 156; Enbiya Suresi: 93; Mü’minun Suresi: 60 4 Bediüzzaman, Mektubat, s. 223 5 Müslim, Birr, 50 6 Müslim, Birr, 49 7 Nisa Suresi: 69 8 Mektubat, s. 132

Okunma Sayısı: 1857
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı