"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müslüman’ın gücünü kıran sebepler nelerdir?

Süleyman KÖSMENE
01 Aralık 2018, Cumartesi
Yusuf Bey: “Bediüzzaman’a göre Müslüman’ın gücünü kıran sebepler nelerdir?”

Tembellik Bir Zindandır

Bediüzzaman’ın en farklı yanlarından birisi, ümit ile faaliyeti kucaklaştırmış olmasıdır. Bediüzzaman Said Nursî, İslâmiyet’in ve Kur’ân’ın istikbalde söz sahibi olmaya hakkı bulunduğunu ve dünyanın bunu bir ortak payda olarak kabul etmeye doğru gittiğini bundan bir asır önce, herkesin ümitsizlik girdabında boğulduğu günlerde görmüş ve bunu, “İstikbal yalnız ve yalnız İslâmiyet’in olacak!” sözleriyle müjdelemiş, sebeplerini de açıklamıştır.

Ancak bunun için, Müslüman’a vazgeçilmez görevler düşmektedir.

Bediüzzaman’a göre tembellik bir zindandır ve Müslümanlar asla atalete ve tembelliğe düşmemelidirler. Çünkü sürekli bir faaliyet ve hareket olan hayatın fıtratı ve yaratılış tarzı tembelliğe asla izin vermez. Hayat sırf bir faaliyet ve hareketten ibarettir. Bu faaliyetin ve hareketin bineği ise, şevk ve dinamizmdir.

Müslüman’ın himmeti şevke binip hayat meydanına çıktığı vakit, önce karşısına en şiddetli düşmanı olan ümitsizlik çıkar. Ümitsizlik korkunç bir düşmandır ve Müslüman’ın belini kırar. Oysa Cenâb-ı Allah Kur’ân’da, “Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz!”1 buyurmaktadır. Ümitsizlik düşmanına karşı Allah’ın rahmetine itimat, en keskin kılıcımız olmalı ve asla yeise kapılmamalıyız!

Üstünlük Meyli

Müslüman’ın hakka hizmetinin önünü kesen bir diğer hastalık da “üstünlük meyli”dir. Bu meyil haksız yere çirkin bir çekişmeyi netice verir, himmetin ve gayretin başına vurup atından düşürtür. Oysa Kur’ân’ın emrine göre Müslüman “Allah için” yaşamalıdır. Allah için yaşayan kimselerde, birbirine karşı üstünlük meyline yer yoktur.

Çünkü Allah nezdinde gerçek üstünlük takva iledir. Takvanın bir ayağı da tevazudur. Tevazu ise alçak gönüllü olmayı gerektirir.

Acelecilik ve Sabırsızlık

Bir diğer sebep de, acelecilik ve sabırsızlıktır. Sabır, zincirleme sebepler olarak nitelenebilen basamaklardır. Basamaklar tek tek çıkılmalı; atlanmamalıdır. Hırs mahrum olmaya sebeptir. Sabır ise her sıkıntının ve zorluğun anahtarıdır. İbadet, itaat ve hayırlı işler üzerindeki sabır, kişiyi mahbubiyet makamına kadar yükseltir. Yani zorluklarda hizmetini terk etmeyen, çalışmasını ihmal etmeyen ve sabreden Müslüman, “Allah sabredenleri sever.” ve “Sabredin ve sabırda yarışın” âyetlerinin işaretiyle başarılı olmaya ve Allah’ın rızasına en yakın konumda bulunmaktadır.

Müslüman’ın çalışma şevkini kırabilecek bir diğer hastalık da, başkasının tembelliğini kendisine mazeret kabul etmesi ve bunu, görenekle kendisinin de tembelliğine bir sebep saymasıdır. Oysa Cenâb-ı Hak, “Tevekkül etmek isteyenler, yalnız Allah’a tevekkül etsinler!”2 buyurmaktadır. Yalnız Allah’a güvenen, başkasının tembelliği ile değil, kendi yapması gerekenlerle meşgul olur.

Havalecilik

Bediüzzaman’a göre, bundan sonra Müslüman’ın karşısına gaddar bir düşman daha çıkar; Müslüman’ın himmetini ve gayretini kırar. Bu düşman, tefvizden başkası değildir. Yani işi birbirine bırakmak, havalecilik! Bunun temelinde ise, kendine güvensizlik vardır. Oysa Cenâb-ı Allah, “Siz hidayette oldukça, dalâlette olanlar size zarar veremez!” buyurmaktadır.

Rahat yaşama meylinin de Müslüman’ın çalışma şevkini kıran bir diğer sebep olduğunu beyan eden Said Nursî, rahatına düşkün olmanın bütün meşakkat ve sıkıntıların anası olduğunu ve bütün rezaletin yuvası bulunduğunu kaydeder. Oysa sıkıntıda ve meşakkatte büyük bir rahat vardır. Çünkü fıtratı heyecanlı olan insanın rahatı, yalnız çalışmakta ve mücadele etmektedir. Cenâb-ı Hakk’ın, “İnsan ancak çalıştığına erişir” âyeti unutulmamalıdır.

Asrın bütün vahametini bizzat görmesine ve yaşamasına rağmen, istikbale ait ümidini asla kaybetmeyen Üstad Hazretleri, “Acele ettim, kışta geldim. Sizler Cennet-âsâ bir baharda geleceksiniz.” diyerek, geleceğin bahar çiçekleriyle bezenmiş olduğunu müjdeler.

Yalnız bunun için, yukarıda bir bölümünü özetlemeye çalıştığımız çalışma ve hizmet prensiplerinin ihmal edilmemesini de önemle ister.

GÜNÜN DUÂSI

- Allah’ım! Kalbimi atıl kılma! Bedenimi atıl kılma! Hayatımı atıl kılma! Hizmetimi atıl kılma! İnancımı ve himmetimi batıl kılma! Vicdanımı küsufa uğratma! Kusurumu bağışla! Âmin.

Dipnotlar:

1- Zümer Sûresi: 73. 2- Al-i İmran Sûresi: 160.

Okunma Sayısı: 1225
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ALP ÂTÎ

    1.12.2018 13:14:03

    CÜMLENİN MELUN CEDD(CADDE)-İ KEBİRİ KİBİR/DİR! "Hey onmaz ondurmaz oldurmaz KİBİR, Bilmem Kim Seni Haklar hem Saklar mı SİN/KABİR/KUBUR",... Hatırlayalım KİBİR'in öbür Adı (ÖZ)Güve'n/dir! EN habîs GÜVE'n GÜVEN'in. Güve'ne GÜVENME! Gafil Ene'nden HAYY HU'ya, Heva'dan Hüve'ye SIĞIN/KORUN,... VesSelâm/Et,...

  • Ali Tam

    1.12.2018 02:22:25

    Libya'nin petrolünü Fransa gasbediyor, ülkeyi ABD tas devrine bombaliyor. Güya Islam Ülkeleri Birligi varmis. Misir Israil ve Yunanistanda Akdenizde Türkiye ye kafa tutuyormus, Güya Islam Ülkeleri Birligi varmis. Suudi Arabistan Yemen'i yerlebir etti Katar'i elinden gelse bir kasik suda bogacak Türkiye'ye karsi Israil ile isbirligi yapiyor. Güya Islam Birligi varmis. Ingiliz ABD ve Israil olasi Islam Birligini derhal SABOTE EDERLER. Allah MÜSLÜMANLARA Hz. Süleyman'in AS dahi sahip olmadigi bir gücü ISM-I AZAM HÜRMETINE ve her Esma-ül Hüsna'nin ism-i azamlik mertebesi hürmetine ihsan etsin, zira bu güce MÜSLÜMANLAR AHIRZAMANDA TÜM ZAMANLARDAN ZIYADE MUHTAC.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı