"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Namaz, abdest, tarik, sebil ve sırat üzerine

Süleyman KÖSMENE
15 Eylül 2018, Cumartesi

NAMAZDA BİR SEHİV  

Caner Bey: “İmam yatsı namazının ilk tahiyyata oturuşundan sonra kıyama kalkması gerekirken, yanılarak sağa selâm verip cemaatin uyarmak adına Sübhanallah demesi üzerine, hatasını anlayıp hemen kıyama kalkıp son iki rekâtı da kıldırdıktan sonra son oturuşta Ettehiyyatü ve yanılma secdesi yapması durumunda kılınan namaz sahih midir?”

Bu namaz tamamdır; sıhhat ölçülerini taşıyor. Ve inşallah makbuldür. Sonunda sehiv secdesi yapmış olması, yaptığı küçük sehvi telâfi etmesi açısından yeterlidir.

Esasen namazda, namazın içinden olan altı rüknüne ilişen bir yanlış olmamak şartıyla, yapılan diğer hataların tamamını sehiv secdesi telâfi eder. Allah kabul etsin. Âmin.

DİNDE HAREC YOKTUR 

Yasin Şahin: “Bir yıldır namaz kılıyorum, ancak abdest alırken yanlış aldığımı fark ettim. Abdestte ayak topuğunun bir kısmını ve ayak parmaklarımın yıkandığına dikkat etmiyormuşum. Acaba ben biliyor muydum ayak topuğu yıkamanın farz olduğunu? Bunları bilemiyorum. Bu durumda ne yapmam lâzım?”

Bir yıldır namaz kılmaya başlamanız hayrın ta kendisidir. Rabbim sizi dâvet etmiş, siz icabet etmişsiniz. Namaz, Rabbimizin kulunu ibadete çağırışıdır ve kulunu kulluğuna kabul edişidir. Bu kabul, O’nun, kulunun günahlarını affettiğinin, kulunun salih amellerinden razı olduğunun da ön belgesidir inşallah.

Abdest almanın farzlarını, vaciplerini, sünnetlerini tam olarak öğrendikten sonra sıra uygulamaya geliyor. Uygulama esnasında hatamızın olup olmadığını aslında vesvesemizle denetleriz. İçimize düşen şüpheyle kendimizi denetleriz. Bir hatamızın olup olmadığını görür ve anlarız. Ve hatamızı düzeltiriz.

Ancak geriye dönük hata düzeltme bizim için zorluktur. Bu bir harectir. Yani zorluktur. Dinde zorluk yoktur. Lokal manada bir iki belirli abdest olsa yeniden abdest alıp ibadetimizi yenileyelim denebilir. Fakat sizinki böyle değil. Bir yıllık namazların hemen her abdesti için aynı vesveseyi taşıyorsunuz. Ve bunun farz olup olmadığını da bilip bilmediğinizin farkında olmadan bu yanlışları yaptığınız vesvesesine kapılmışsınız. Bu bir zorluktur.

Siz bundan sonrasını ıslah edin. Bundan böyle abdest alırken topuğunuzu yıkamayı, parmak aralarını yıkamayı ve hilâllemeyi ihmal etmeyin, yıkadığınız her bir azanızda iğne ucu kadar kuru yer kalmamasına dikkat edin; yeter. Bundan böyle göstereceğiniz dikkat, bu ana kadar geçmiş yanlışlarınızın da kefareti ve telâfisi olur inşallah. Allah kabul etsin. Âmin.

TARİK, SEBİL VE SIRAT FARKI 

Lazgin Demir: “Tarîk” veya sebil kelimelerine sırat kelimesinin tercihi, mesleklerinin etrafı mahdud ve işlek bir cadde olduğuna ve o caddeye girenlerin bir daha çıkmamalarına işarettir.”  Burayı açıklayabilir misiniz?

Ayrıca bu üç kelime arasında Arapça’da nasıl bir farklılık vardır?

Arapça’da tarik, sebil ve sırat kelimelerinin her üçü de yol manasına gelse de aralarında nüanslar vardır. Tarik, yol ve yöntem; sebil, yol ve büyük cadde; sırat ana yol ve sağlam köprü manalarındadır.

Sırat kavramını iki tarafı çıkılmaz bariyerlerle kuşatılmış otobana benzetebiliriz. Otobana giren bir sürücü bu yoldan kolay dönemez, bu yoldan dışarı kolay çıkamaz, yoldan şaşamaz, içine girdiği yol işaret ve levhalarla kendisini maksuduna, hedefine ulaştırır. Sırat da öyle bir manevî yoldur ki, bu yola giren etrafı çelikten bariyerlerle çepeçevre sınırlanmış dümdüz istikameti gösteren bir ana ve işlek yola girmiş olur.

Sırat-ı müstakim peygamberlerin, sıddıkların, şehitlerin, salihlerin girdiği sapılmaz ve dönülmez ana caddedir. Her insanın rahatlıkla girebileceği kadar işlektir. Her girenin çıkamayacağı kadar huzur ve saadet veren fıtrat yoludur. Sırat-ı müstakime giren, hedefine ulaşıncaya kadar, artık dışarıya çıkamaz, yolundan şaşamaz, kimse onu yolundan çeviremez. Ta ki bu yolun yolcusu hedefi maksudu olan Allah’ın rızasına, rahmetine, mağfiretine, keremine ve Cennetine vasıl olur.

Okunma Sayısı: 1211
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı