"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rahmetin ve Cennetin bayramı

Süleyman KÖSMENE
15 Haziran 2018, Cuma
Binler şükürler!

Binlerce hamdler ve şükürler olsun! Bu bayram bir aydan beri oruç tutan İslâm ümmetinin bayramıdır ve orucumuzun dergâh-ı İlâhiye’ce kabulünün belgesidir. Hadis-i kutside “Oruçlunun iki sevinci vardır: Biri iftar ettiği andaki sevinci, diğeri Rabbine kavuştuğu andaki sevinci” tarzında iki sevinçten bahsediliyor. Bu iki sevinçten “iftar sevinci”nin içine bayram sevinci de giriyor.

Nitekim bu gün “gün bazında” ilk iftar ettiğimiz, yani yiyip içmeyi ilk serbestçe yaptığımız gündür. Zaten bu bayrama bu sebeple Fıtır Bayramı denmiştir.

Emsalsiz Lütuflar

Ramazan ayını, “başı rahmet, ortası mağfiret, sonu Cehennem azabından azat olmak” müjdeleriyle idrak ettik. Ay boyunca bu müjdeler gözümüzden, gönlümüzden düşmedi. Bu müjdelerin gerçeğe dönüşmesini hep istedik. Rahmeti şiddetle istedik, mağfirete ekmekten ve sudan daha fazla ihtiyaç hissettik ve Cehennem azabından azat olmak, Bediüzzaman Hazretleri’nin ifadesiyle, en büyük meselemiz oldu.

Bediüzzaman’ın ifadesiyle, başta Resul-i Ekrem (asm) olmak üzere bütün peygamberlerin ve bütün ehl-i hakikatın, “Ecirna minennar, neccina minennar, hallısna minennar” (Cehennemden bizi hıfz eyle!) demeleri gösteriyor ki, nev-i beşerin en büyük meselesi Cehennemden kurtulmaktır. Ve kâinatın pek çok ehemmiyetli ve muazzam ve dehşetli bir hakikati Cehennemdir ki, bir kısım o ehl-i şuhud ve keşif ve tahkik onu müşahede eder. Ve bir kısmı tereşşuhatını ve gölgelerini görür, dehşetinden feryat ederler, “Bizi ondan kurtar” derler.1

Mükâfatını sadece Allah’tan bekleyerek oruç tutan mü’min, Ramazan-ı Şerif ayının başlarında önce rahmet hediyeleriyle kucaklanır, alnına, gözüne, gönlüne, yüreğine binlerce rahmet buseleri konulur.

Ardından günah yükü ile yorgun düşmüş insan ruhu, kulluktan atılmayı ve rahmetten kovulmayı beklerken, Allah’ın mağfiretinin ve bağışlamasının “bir oruç”, “bir gözyaşı”, “bir yöneliş” bahasına ve bahanesine kolaylaştırılması, eşsiz bir müjde ve benzersiz bir lütuftur.

Rahmet Yüklü Günler

Kul, günahları için kulluktan atılmayacak, üstelik bağışlanması için öyle derelerden, hendeklerden atlamayacak; tek bir adım atacak, tek bir yöneliş gösterecek ve bağışlanacak! (Düşünün: Tek bir kibir günah iblisi perişan etmişti!)

Ramazan-ı Şerif ayının ortaları böyle af ve bağışlanma bahaneleri ile dolu günlerdi.

Rahmetin cuş-u huruşa geldiği öyle günlerden ve gecelerden geçtik ki, neredeyse elini açan bağışlandı! Ve hemen sonrasında gelen rahmet yüklü günler ile “Cehennemden azat olmak” haberi müjdelerin en ulaşılmazı, en göz yaşartıcısı idi!

Sanki mahşeri dünyaya kurmuştu Rabb-i Rahim! Kullarını Cennetine almak istiyordu.

İşte bayram bunun habercisidir. Bu bayram rahmetin, mağfiretin ve Cennetin bayramıdır. Bayram bunun için içimizi eşsiz bir sevinç ve neşeyle dolduruyor!

Bayram Sevincini Şükre Çevirmeli

Bayramda tebrikler, musafahalar, kucaklaşmalar, ziyaretler, ikramlar, ihsanlar bunun içindir! Cehennemden azat olan kullar bu büyük meseleyi halletmenin verdiği derin sevinci şükre çevirmişler, bu sevinci birbirleriyle paylaşıyorlar!

Ramazan gibi bir ibadet ayını bayram ile taçlandıran Cenâb-ı Hak, bu teşrii ile bütün beşeriyete mesaj vermek ve tebliğ sunmak istiyordu aslında. “İbadet sevinç getirir, sevinç şükrü, şükür de Cennete ulaştırır.” Haberinin insan zihnine kazınması gerekiyordu.

Ahiretteki taşkın mutluluklara, ebedî sevinçlere ve sonsuz müjdelere dikkat ancak böyle çekilebilirdi.

Bunun için mü’minler Allah’ın bir lütfu olarak Ramazan ayından sonra bayram yaparlar, bayramlaşırlar, kucaklaşırlar, musafaha yaparlar, ikram ederler, coşkun bir haz yaşarlar, taşkın bir rahmeti paylaşırlar. Bayram sevincini şükre, şükrü bayram sevincine çevirirler.

Bu bayramın sıcak aile ocağınıza ve âlem-i İslâm’ın her köşesine, her bucağına hayırlar, güzellikler ve saadetler getirmesini niyaz ediyorum.

GÜNÜN DUÂSI

Ey haşyetinden dağların parçalandığı! Ey korkusundan yerlerin yarıldığı! Ey itaatinden semavatın kıyamda durduğu Allah’ım! Yüreğimi korkusuz, kalbimi haşyetsiz, nefsimi itaatsiz, ruhumu kıyamsız eyleme! Ömrümü muti kul, ahretimi bayram kıl! Âmin.

Dipnot:

1- Asa-yı Musa, s. 45.

Okunma Sayısı: 2457
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı