"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Said Nursî bir kara kutu değildir

Süleyman KÖSMENE
12 Ekim 2017, Perşembe
Sayın Sinan Meydan,

“Fetönün Kara Kutusu Said Nursi’nin Atatürk Düşmanlığı” başlıklı yazınızı okudum. Eleştiri hakkınız var. Eyvallah. Fakat siz Said Nursi’yi eleştirmemiş, saygısızca saldırmışsınız. Ben size saygısızlık yapmayacağım. Sadece,  yazınızda gördüğüm yanlışları düzeltme hakkımı kullanacağım:     

GİZLİ HİÇ BİR PLANI YOKTUR

1-Said Nursi hiç kimsenin kara kutusu değildir ve olmamıştır. Esasen Said Nursi bir kara kutu değildir. Altı bin sayfadan fazla Risale-i Nur eserleri meydandadır. Bu memleketin matbaalarında bandrolü da alınarak basılıyor, satılıyor ve milyonlarca okuyucu tarafından okunuyor. Gizli hiçbir cümlesi yoktur. Gizli hiçbir plânı yoktur, olmamıştır. Tek planı, bu memleketin evlatlarının imanlarını kurtarmak olmuştur. Okuyucularının da ne bu gün, ne yarın hiçbir gizli plânları yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Gizli plan kuranlar varsa, bunun kaynağı Said Nursi değildir.

2-Said Nursi özgün bir dava adamıdır. Taklitçisi yoktur ve olmayacaktır. Taklitçi yamaklarına bizzat kendisi tokat vurur ve vurmuştur. O hiç kimseye her hangi bir makamı işaret etmiş değildir. Hiç kimseye devletin kılcal damarlarına girmeyi emretmiş olmadığı gibi, böyle bir teşebbüsün Nur Şakirtlerinin işi olamayacağını, 1948 yılında Afyon Mahkemesinde 70 yıl sonrasını görür gibi ifade etmiştir. Mahkeme zabıtlarında bulabilirsiniz. Bu ifade aynı zamanda Nur Talebesinin temel hizmet prensibidir. 

İfade aynen şöyledir: “Risale-i Nur Şakirtlerinin, mümkün olduğu kadar, siyasete ve idare işine ve hükümetin icraatına karışmamak bir düstur-i esasîleridir.”1     

FİKİRLERİNİN KAVGASINI KENDİSİ VERMİŞTİR       

3-Said Nursi bir Cumhuriyet devri fikir adamı ve din âlimidir. Cumhuriyete ve demokrasiye Kur’ân namına sahip çıkmış ve savunmuştur. Fakat yanlışa yanlış demekten de çekinmemiştir. Risalelerinde yazdığı bütün fikirleri ile ilgili olarak Cumhuriyet mahkemelerinde kavgasını bizzat kendisi vermiş, tesettür meselesi dışında bütün mahkemelerden beraat almış, bizzat Cumhuriyet mahkemeleri eliyle en az 1500 defa aklanmıştır. Sadece Tesettür Risalesinden 1935 yılında Eskişehir Mahkemesinde 11 ay hapis cezası almıştır. Bunun dışında Said Nursi’nin koca İstiklal Mahkemelerinin her tarafta sallandığı Cumhuriyet devrinde giydiği hiç bir hüküm yoktur. Dolayısıyla sizin fikirleri nedeniyle linçe mahkûm ettiğiniz Said Nursi’yi, Cumhuriyet Mahkemeleri mahkûm etmemiş, beraat vermiştir.   

Tarihte sadece sevenleri eliyle değil, muhalif bir devr-i hükümetin mahkemelerince de 1500 defa aklanmış başka bir ikinci şahsiyet gösterebilir misiniz?      

TÜRK MİLLETİNİ İSLAMİYETİN BAYRAKTARI GÖRMÜŞTÜR

 4-Said Nursi’nin Kürtçülük faaliyeti hiçbir zaman olmamıştır. Hiçbir Kürt derneğin kurucuları arasında yer almamıştır. Demiştir ki: “Kürtlük davası pek manasız bir iddiadır.”2 “Kürtler ecnebi himayesinde bir muhtariyeti kabul etmektense ölümü tercih ederler.”3 

 Kürt Teali Cemiyetinin reisi Abdulkadir’den gelen Kürdistan kurma teklifine verdiği cevap: “Bu kahraman millete hizmet yerine, dört yüz elli milyon hakiki Müslüman kardeş bedeline, birkaç akılsız kavmiyetçi kimsenin peşinden gitmem.”4

5-Said Nursi Şeyh Said isyanına katılmadığı gibi; engellemeye çalışmıştır. Şeyh Said’e gönderdiği mektuptan bir paragraf:  

 “Türk milleti asırlardan beri İslamiyet’in bayraktarlığını yapmıştır. Çok veliler yetiştirmiş ve şehitler vermiştir. Böyle bir milletin torunlarına kılıç çekilmez. Biz Müslüman’ız. Onlarla kardeşiz. Kardeşi kardeşle çarpıştıramayız. Bu şer’an caiz değildir. Kılıç, harici düşmana karşı çekilir. Dâhilde kılıç kullanılmaz. Bu zamanda yegâne kurtuluş çaremiz, Kur’ân ve iman hakikatleriyle tenvir ve irşad etmektir. En büyük düşmanımız olan cehli izale etmektir. Teşebbüsünüzden vazgeçiniz. Zira akim kalır.”5

6-Said Nursî’nin Türkiye dar’ul-harp dediği kocaman bir yalandır. Yukarıdaki ifadeleri buna şahittir. İddiayı delillendirmek iddia sahibine düşer.

 7-Said Nursî’nin laik Cumhuriyet’in dinsizlik manasına geldiğini söylediği kocaman bir yalandır. İşte kendi ifadesi:  

“Eğer lâik cumhuriyet soruyorsanız, ben biliyorum ki, lâik mânâsı, bîtaraf kalmak, yani hürriyet-i vicdan düsturuyla, dinsizlere ve sefahetçilere ilişmediği gibi dindarlara ve takvâcılara da ilişmez bir hükûmet telâkki ederim.”6

Eleştiri namuslu fikirlerin hakkıdır. Ama saldırı asla değil.

Dipnotlar:

1 -Şualar, s. 578. 2-Eski Said Eserleri, Makalat, s. 109. 3- Age. S. 109. 4- Mülakat, s. 38. 5- Şahiner, Necmettin, B.T. Bediüzzaman Said Nursi, s. 269. 6 -Şualar, s. 318.

Okunma Sayısı: 3123
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hepkul

    19.10.2017 01:27:52

    Allah razı çok güzel cevap vermiştir Elinize sağlık Süleyman bey...

  • Mehmet Ali Ayazoğlu

    13.10.2017 00:57:14

    Elinize sağlık

  • Ali Tam

    12.10.2017 19:01:22

    Müfteriyi tanimiyorum, makalede bahsolunan müfterinin iftiralarina simdiye kadar yüzlerce defa makul cevap verilmistir. Zaten bizim vazifemiz Ebu Cehil de gelse müsbet hareket etmektir. Sayin Süleyman Bey gayet münasib ve ilzam edici cevaplar vermistir. Tebrikler, masaallah, barekallah... Allah her daim muvaffak eylesin. Amin

  • Demokrat

    12.10.2017 15:46:01

    Sinan efendi meydanı boş buldu.Diğer nurcular nerde?Tıs yok...

  • Serman

    12.10.2017 14:13:57

    Asıl milletin temel dinamikleri olan maneviyatı tahrip eden materyalist anlayışın hakim kılınmaya çalışıldığı Troçkivari sistem getirmeye çalışanların açtığı yaraları tedavi etmeye çalışan Said Nursî'yi karalamak yavuz hırsız ev sahibini bastırır işine döndürüp vefatından 57 sene sonra bazı adliyeye intikal etmiş hadiselerle ilişkillendirip Bediüzzamana saldırmak çakallıktan başka bir şey değildir.Günümüz 15 temmuz darbe olaylarıyla Said Nursî arasında bağ kurmak dananın altında buzağı aramaya benzer.Said nursi'ye karakutu muamelesi yapmaya çalışanlara buradan ekmek çıkmaz.Bediüzzaman herzaman hak hukuk adalet dürüstlük tarafında olmuş.sadece bir dönemin adamı değil devlet i Osmaniyyeninde fikrinden istifade ettiği gerçek bir Alimdir.işin garip tarafı bazı abdülhamit sevdalısı olduğunu iddia edenlerden de Said Nursî'ye saldıranlar var mason camiadan olduğu gibi.Bazı alevilerden de evliyalık yolunun Kuranın emir ve yasaklarına ittiba etmekten geçtiğini de bilmesi lazım.

  • AHMET AYDIN

    12.10.2017 13:34:13

    Allah razı olsun kardeşim. elinize yüreğinize sağlık. çok güzel bir yazı olmuş.

  • hasan taner

    12.10.2017 11:43:27

    Allahım razı olsun sizlerden

  • Murat

    12.10.2017 09:03:19

    Harika. Maşaallah. Gayet net kısa veciz bir şekilde cevap vermişsiniz. Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı