"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tövbe ve rahmet ayı geliyor

Süleyman KÖSMENE
15 Mayıs 2018, Salı 02:18
Safa Bey: “Sevaplar günahlardan ağır olursa kurtulmak ne demektir? Cehenneme girmeden mi Cennete girer?”

KULLUĞUMUZA YAKIŞAN  

“O gün insanlar yaptıklarının karşılığını görmek için hesap yerinden bölük bölük dönerler. Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa onun mükâfatını görür. Kim de zerre kadar bir kötülük yaparsa onun cezasını görür.”1 âyeti zerre kadar da olsa bağışlanmayan kötülüklerin karşılığını insanın göreceğini bildiriyor.

Bu Allah’ın adaleti gereğidir. Yani, dünyada olduğu gibi, âhirette de, mahşerde de herkes bire bir yaptıklarının karşılığını görecek, kimseye zulüm ve haksızlık yapılmayacaktır.

Keza, “De ki, ey günahta aşırı giderek nefislerine zulmetmiş olan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Muhakkak ki Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.”2 âyeti de Allah’ın af ve bağışlamasını, mağfiret ve merhametini bütün insanlığa ilan ediyor.

Önceki âyet Allah’ın adaletini, bu âyet Allah’ın affını ve bağışlamasını müjdeliyor. Bu iki âyet birbiriyle elbette çelişmiyor. Allah’ın, kullarına yaptıklarını bire bir göstermesi adaletinin; kullarının günahlarını affetmesi rahmetinin tecellisidir. Her ikisi de Allah’ın sıfatıdır. Allah affettiği zaman elbette kulunun günahını örtmüş, cezasından vazgeçmiş, onun seyyiatını hasenata ve iyiliklere çevirmiş olur.

Tövbe ve rahmet ayı geliyor. Kulluğumuza yakışan günahlarımızı itiraf edip tövbe etmektir. İşi adalete bırakmamaktır! Mahşerden önce tövbe ve rahmet ayı buna ihtiyacımız olduğu için geliyor.

SEVAP ALLAH’IN LÜTFUDUR  

Cennet Allah’ın lütfu, Cehennem ise azap yurdudur. Mahşer’de adalet vardır; ama mağfiret de vardır, şefaat da vardır. Fakat takdir Cenab-ı Allah’ındır. Biz sadece amelimizde ihlâslı olmamız gerektiğini biliriz. İhlâslı amelin keyfiyet değeri Allah katında çok yüksektir. Düşünün, hadiste “Elhamdülillah kelimesi mizanı doldurur. Sübhanallahi velhamdülillahi tespihleri sevap bakımından yerle gökler arasını doldurur.”3 buyrulur.

Anlaşılıyor ki, bir ‘elhamdülillah’ kelimesi mizanda bütün günahlardan ağır basıyor. İnsan bağışlanıyor. Ama bu elhamdülillah kelimesi, nasıl bir elhamdülillah kelimesidir? Burada kemiyet değil, keyfiyet önemlidir!

Hiç şüphesiz, Allah hem Âdil’dir, adalet sahibidir; hem Rahîm’dir, Gafur’dur, merhamet ve rahmet sahibi, mağfiret ve bağışlama sahibidir. Amellerimizin tam karşılığını adaletle verir, sevabımızı ise fazlından ve lütfundan ihsan eder.

ZEHİR İÇEN ADAMIN AFFI   

İnsan ya ceza görür, ya bağışlanır. Üçüncü şık yoktur.

Adalet de, af da Allah’ın sıfatlarındandır. İki sıfat birbiriyle çelişmez, bilakis birbirini tamamlar. Af ile yola gelen insan affedilir. Af ile yola gelmeyen ve azgınlaşan insan ise ceza görür. Unutmayalım ki, medenî toplumlarda da, ilkel toplumlarda da bazen pişmanlık kanunları ile insanlar işledikleri suçlardan affediliyor. Pişman olanı affetmek insanlık açısından büyük bir fazilettir.

Günahı karşılığında ceza görmek ile bağışlanmayı Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretleri şöyle bir misal ile açıklıyor: Zehir içen adamın, Allah’ın koyduğu âdil fıtrat kanununa göre hastalanması veya ölmesi lâzımdır. Eğer ölümden veya hastalıktan kurtulursa, Allah’ın fazlına mazhar olmuş olur.4 Bu demektir ki, Allah fıtrat kanunlarını bazen kullarının lehine değiştiriyor. Fakat kullarının aleyhine olacak şekilde değiştirmiyor. Yani Allah kullarına zulüm yapmıyor.

Azap, çile, musibet, belâ, sıkıntı, dert, gam ve keder kula hak ettiği için verilir. Bu zulüm değil, adalettir. Ve yaptığı kötülüklerin bire bir karşılığıdır. Derdi gören, sıkıntıya düşen, gam ve keder çeken kul ise, döner yine Allah’a sığınır. Allah’a duâ eder, günahlarını hatırlar, itiraf eder, yaptıklarına pişman olur, bağışlanmak ister.

Allah da onu bağışlar ve sıkıntısını kaldırır, hastalığına şifa verir, gam ve kederini giderir.

Allah bir kulunu bir günahı sebebiyle bağışlamışsa, artık o günahtan dolayı mahşerde kuluna soru sormaz ve o günah sebebiyle cehenneme atmaz.

***

Dipnotlar:

1- Zilzal Sûresi: 6.7.8., 2- Zümer Sûresi: 53., 3- Rıyazu’s-Salihin, c.1, s. 49, 1/25., 4- Mesnevî-i Nûriye, s. 201

***

Günün Duâsı

Allah’ım! Günahlarım çok, ibadetim azdır. Rahmet Senin şe’nindir. Affet! Merhamet et! Mağfiret et! Kabirde, mahşerde, sıratta, lütfunla, rahmetinle, kereminle muamele eyle! Âmin.

Okunma Sayısı: 4829
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı