"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeryüzünü sevgi yumağı haline çeviren sır nedir?

Süleyman KÖSMENE
13 Kasım 2018, Salı
Eda Uzun: “Rahîm ismini açıklar mısınız?”

SEVEN, LÜTFEDEN, BAĞIŞLAYAN

Allah’ın bir ismi Rahim’dir. Bu ismi her gün defalarca dilimizden düşürmediğimiz “Bismillahirrahmanirrahim” kelimesi içinde tadat ediyoruz. Bu isim Allah’ın esirgeyen, koruyan, acıyan, merhamet eden, şefkat eden, bağışlayan, seven, lütfeden olduğunu bize öğretir. Hiç şüphesiz yeryüzünü bir sevgi yumağına çeviren sır, İsm-i Rahim’den başka bir şey değildir.

Peygamber Efendimiz (asm) buyuruyor ki: “Allah, arz ve semayı yarattığı gün, yüz rahmet yarattı. Her bir rahmet göklerle yer arasını dolduracak kadardır. Ondan yeryüzüne tek bir rahmet indirdi. İşte anne, yavrusuna bununla şefkat eder. Vahşi hayvanlar ve kuşlar birbirlerine bununla merhamet ederler. Kıyamet günü geldiği vakit Allah, rahmetine bunu da ilâve ederek (tekrar yüze) tamamlayacaktır.”1

Şefkat, Rahim isminin insanlara ve tüm canlılara ulaştığı bir rahmet ve sevgi elidir. Bu nedenle çok güçlüdür. Bu el ile Rahim ismi insanı insana, insanı hayvana, hayvanı insana ve hayvanı hayvana akraba, dost, kardeş ve arkadaş eylemiştir. Sıla-i rahim bu rahmet elinin insanlar arasında dolaşmasıdır. Yani en yakından başlayıp en uzağa kadar kişinin akrabasına, dostlarına, arkadaşlarına ve nihayet tüm insanlığa ve tüm hayvanata iyilik etmesi, şefkat etmesi, yardımcı olması, düşmanına terk etmemesi ve elinden tutması Rahim isminin bir cilvesi olan şefkattendir.

İKİ RAHİM BURCU: ŞEFKAT VE MAĞFİRET 

Şefkatle dost dostuna iyilik eder, düşmanına kötülük etmekten kaçınır, masumun elinden tutar, yavrulara medet eder, acizlerin imdadına yetişir, kendinden aşağıda olanları sever ve onlara yardım eder, kendinden yukarıda bulunanlara saygı ve hürmet eder. Bütün bu fiiller İsm-i Rahim’e ait olan şefkatin aramızdaki cilvelerindendir.

Şefkat ve merhamet duyguları, dünyayı cennete çeviren ve her canlıda yaratılmış bulunan temel duygulardandır. Bu güzel duygular vesilesiyle canlılar birbirine acır, merhamet eder, şefkat eder, esirger, insaf eder, korur ve bağışlar. Bediüzzaman’ın ifadesiyle, şefkat bütün çeşitleriyle latiftir, nezihtir ve pek geniştir. Öyle ki evladına şefkat eden bir kişi, bu münasebetle bütün yavrulara, hatta bütün canlılara şefkat eder. Bu vesileyle Rahim isminin şefkat tecellisini kendi kalbinde yaşamış olur.2

İsm-i Rahim’in aramızdaki bir diğer eli de mağfirettir, affetmektir, bağışlamaktır, kusurlardan vazgeçmektir. Bize hem Allah’ın sonsuz bağışlayıcı olduğu, hem de insanın insanı bağışlamasının çok sevap olduğu bildirilmiştir.

İsm-i Rahim, Ğafur burcunda tecelli edince günahkâra pişman olma, tövbe etme, bağışlanma; böylece yenilenme fırsatı veriyor. Tövbe edene derhal mağfiret ediyor. Günah işleyenin günahını siliyor, onu günahın kâbusundan kurtarıyor; umutları söndüğü noktada ona yeniden umut oluyor. Kur’ân birçok ayetinde Ğafur ismini Rahim ismi ile birlikte zikrederek mağfiretteki rahmeti vurguluyor.3

KADIN VE İSMİ RAHİM 

Bedîüzzaman kadını şefkat kahramanı ilan ediyor.4 Çünkü kadın fıtrî şefkatiyle çocuklarını güzelce terbiye eder, besler, büyütür, eğitir; böylece evinin, çocuklarının, annesinin, babasının ve kocasının iyilik meleği olur ve büyük sevap kazanır.

Kadın aynı şefkatle iman hizmetinde de başarılı olur.

İsm-i Rahîm bütün kâinatı kucaklar, her canın ve her canlının bütün ebedî ihtiyacını karşılar ve insanı hadsiz düşmanlarından emin kılar. Bu ismin feyzi, insana sonsuz derece huzur verir, insanı ebedî mutlu eder, insana ölümle ölmeyen saadetler yaşatır. Bu ismin feyzi olmazsa insan bütün dünyanın sultanı da olsa, beş paralık huzur bulamaz.5

GÜNÜN DUASI

Ey kullarını tehlikelerden koruyan Allah’ım! Âlem-i İslam üzerine Rahmetini isterim, Şefkatini isterim, Lütfunu isterim, Keremini isterim, fitnecilerin istilasından himayeni ve düşmanların tasallutundan hıfzını isterim. Âmin.

Dipnotlar:

1- Müslim, Tevbe 21, (2753) 2- Bediüzzaman, Mektubat, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2007, s. 52  3- Şu ayetlere bakınız: Bakara Suresi 173, 182, 192, 199, 225; Âli Imrân Suresi 31, 89, 129; Nisa Suresi 110; Tevbe Suresi 5 4- Bedîüzzaman Saîd Nursî, Lem’alar, Yeni Asya.Neşr., Germany, 1994, s. 201  5- Bediüzzaman, Mektûbât, Yeni Asya Neşriyat, Germany, 1994, s. 34

Okunma Sayısı: 2984
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı