"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yüz şehid sevabı nasıl kazanılır?

Süleyman KÖSMENE
06 Ocak 2017, Cuma
Yüz şehid sevabı nasıl kazanılır?

Aydın’dan Turgay Namdar: “Fesad-ı Ümmet zamanda benim bir sünnetime ittiba eden yüz şehidin ecrini kazanabilir. Hadisinde geçen bisünneti kelimesinin anlamı nedir. Buradan -benim sünnetimi-, -benim herhangi bir sünnetimi- ya da -benim münhasır bir sünnetimi- hangisini anlamak gerekir. Yani meselâ sünneti ihya maksadıyla dişlerini fırçalamak yüz şehit sevabı kapsamında mıdır? Buradaki kelimenin anlamı eğer münhasırlık ifade ediyorsa, yani -bir sünnetimi- anlamı varsa hangi sünneti anlamak lâzım? Bu sünnet bazı hadislerde ifade edilen her şart altında dâvâsında sadâkati ifade eden “bir elime güneşi, bir elime ayı verseler dâvâmdan vazgeçmem” hadisinde ifade edilen mesleği devam ettiren anlamında anlaşılabilir mi?” 

YÜZ ŞEHİD SEVABI

Öncelikle sünnete ittibaya verilen yüz şehitlik mertebe, rahmetin bizim için ne büyük müjde ve sürprizlerle dolu olduğunu gösteriyor. Bizden istediği ise sadece niyet ve yöneliş… 

Sünnetin tamamına muvaffak olamayacağımız aşikârdır. Bu hadis bunu kast etmiyor. Bu hadis, yapabileceklerimizi azımsamamayı, küçümsememeyi ve ihmal etmemeyi kast ediyor. Böyle helâket ve felâket asrında sünnet namına yapabileceklerimizi yapmak bize yüz şehit sevabı kazandırmaya inşallah yeterlidir.    

Bu hadisten münhasır bir sünneti anlayıp diğer sünnetleri dışarıda bırakmayı elbette anlamıyoruz. Çünkü sünnetin esasen sevap bakımından önemlisi-önemsizi söz konusu değildir. Eğer bir davranışta nebevî koku varsa, bu davranışı sünnet niyetiyle yaptığımızda yüz şehit sevabı kazandırma potansiyeli bulunan bir amel işlemişizdir demektir. 

Üstad Hazretleri’nin verdiği misali sondan başa doğru okuyalım:  

Şehit sevabı kazanmak için kalbin Cenâb-ı Hakk’a müteveccih olması gerekiyor. En küçük bir muameleyi sünnet üzere gerçekleştirdiğimizde o en küçük muamele ibadet değeri kazanıyor. Adi ve sıradan bir davranış olmaktan çıkıyor; Cenâb-ı Allah’ın rızasını kazandıran bir davranış makamına yükseliyor. Nitekim “Sünnete ittibâ etmek, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmı hatıra getiriyor. O ihtardan, o hâtıra, bir huzur-u İlâhî hâtırasına inkılâp eder.”1 İşte huzur-u İlâhî haşyeti insana şehit sevabı kazandırıyor. Fesad-ı ümmet zamanında bu haşyeti yakalayanlar ise şehitlik mertebesini yüze katlamış oluyorlar. 

Bu, zor zamanın, helâket ve felâket asrında sünnete sadâkat göstermenin, fesad-ı ümmet zamanında her tarafta bid’at salgını varken, bid’atten yüz çevirip, sünnet üzere istikamette olmanın getirdiği muzaaf bir sevaptır. Ve küçük büyük her sünnette bu potansiyel vardır.

Bu sebeple Bediüzzaman diyor ki: “İşte, bu sırra binaen, Sünnet-i Seniyyeye ittibâı kendine âdet eden, âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevabdar yapabilir.”2 

RAHMETİN ÇOCUKLARA YAKINLIĞI

Uğur Bey: “1- Çocukların şefaat etmeleri ne demektir? Bu konuda hadis var mıdır? Kaç kişiye kadar şefaat ederler? 2- Çocukların küçük yaşta ölmeleri dünya hayatını tatmamaları açısından onlar için haksızlık sayılmaz mı? 3- Peygamber Efendimiz’in (asm) anne ve babası ehl-i Cennet midirler?”

1- Çocukların şefaat etmeleri, bazı günahların affında çocukların rahmete vesile olmalarıdır. Onların ricalarını rahmet-i İlâhiyenin kabul edeceğini ummak, Allah’a karşı hüsn-ü zannımızın da bir gereğidir. 

Konu ile ilgili hadisler vardır:  

“Buluğa ermeden ölen çocuklar, Cennette çok canlıdırlar, hareketli balık gibidirler. Onlardan her birisi anne ve babasını karşılar, elbisesinden tutar, Allah kendisiyle birlikte ebeveynini de Cennete koyuncaya kadar bırakmaz.”3 

2- İnsanın doğumu ve yaratılması gibi ölümü de Allah’ın takdirinde olduğundan, ne çocuk yaşta, ne genç yaşta, ne de dünyada emelleri yerine gelmeden ölen insanlar için haksızlık yapıldığını söylemek mümkün değildir. Veren de, alan da Allah’tır. Takdir O’nundur. Hayat gibi ölüm de mahlûktur. Yaratıcısı da Cenâb-ı Allah’tır.  

3- Bedîüzzaman Hazretleri’nin ifadesiyle, Peygamber Efendimiz’in (asm) anne ve babası ehl-i necattırlar ve ehl-i Cennettirler. Cenâb-ı Hak, Habib-i Ekrem’inin (asm) mübârek kalbini ve o kalbin taşıdığı ferzendâne şefkatini elbette rencîde etmez.4 Nitekim onlar fetret devrinde yaşadılar ve bu dönemde öldüler. Onlara İslâm daveti ulaşmadı.

Dipnotlar: 1- Lem’alar, s. 55. 2- Lem’alar, s. 55. 3- Câmiü’s-Sağîr, 3/1121. 4- Mektûbât, s. 375.

 

Okunma Sayısı: 1689
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali Tam

    06.01.2017 17:25:57

    Cemal Özkaya kardesim sevaplarin karsiligini belirleyen veren bizzat Allah celle celaluhu. Sünnetler ayetlerin tatbikidir, uygulanmasidir. Ayeti uygulamayan hicbir Sünnet yok ki. Namaz kilmak hem farz hem sünnet, Zekat vermek hem zengine farz hem herkese sünnet. Sünnetin ahirzamanda yapilmasina bu kadar sevap vaadediliyorsa ki Allah asla vaadinden caymaz, farzlarin sevabi hadde hesaba gelmez ve onlari tartacak kantar dünyada yok. Orucun mükafati mechul. Iyiki mechul bilsek belki kafayi oynatir, belki Davut AS gibi günasiri oruc tutardik. Allah'in rizasina nail olmak ise bütün sevaplardan üstündür.

  • cemal özkaya

    06.01.2017 12:31:52

    farzları yapmakda yüz şehit sevabı sınıfına girer mi? namaz kılanlar oruç tutanlar hacca gidenler zekat verenler yüz şehit alma sınıfına girer mi?

  • Rüstem Garzanlı

    06.01.2017 08:14:27

    Süleyman hocam; verdiğin engin bilgilerin için Cenab-i Allah ebeden sizden razı olsun.ÂMİN....

  • Ali Tam

    06.01.2017 06:17:16

    Sünneti takatimizin yettigince uygulamaya calisma gayreti/himmeti Bakara Suresinin son ayetlerinde gecen kudsî hakikat "Lâ yükellifullahe nefsen illa vüsaha" ile birebir örtüsüyor. Bu hakikatin ruhuna uyan herkes manevi yüz sehid sevabina mazhar olur insaallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı