"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Asr-ı Saadet’in şefkat kahramanları

Yasemin GÜLEÇYÜZ
10 Ekim 2018, Çarşamba
Müslümanların zekât sistemini Hıristiyanların övdüğü ve örnek gösterdiği ilginç zamanları yaşıyoruz.

Dinimizde paylaşma esasına dayalı zekât, sadaka ve karşılıksız borç verme (karz-ı hasen) ibadet hükmünde kabul ediliyor. Âlimler, “Hayırda israf, israfta hayır yoktur!” diyorlar.

Asr-ı Saadetten manzaralar

İktisat sadece yeme, içme giyinme alanlarında değil zaman kullanımında, uykuda, konuşmada, duyguların, istidatların kullanımında bile geçerli olan, hayatın tamamını kuşatıp kucaklayan bir kavramdır. Tebessümü dahi sadâka olarak nitelendiren bir rahmet Peygamberimiz (asm) vardır bizim.

Okuduğumuz kadarıyla, sahabeler kadını ve erkeğiyle bu ahlâkı hayatlarının bütün safhasına nakış nakış işlemişlerdir. 

Şimdi hayalen Asr-ı Saadete gidip sahabe hanımların hayatında yardımlaşmanın nasıl yaşandığını görelim:

İki Zeyneb’in sorusu

Âlîm sahabelerden Abdullah İbni Mesud’un (ra) eşi Zeynep es Sakafiyye (r.anha) el işleri yaparak çalışan, kazandıklarını ailesinin ihtiyaçları ve kardeşlerinin yetim çocuklarına harcayan bir hanımdır. Peygamberimizin (asm) hanımlara özel yaptığı sohbette “Ey kadınlar zinet eşyalarınızdan bile olsa sadâka veriniz” dediğini duyunca eve geldiğinde eşine bunu anlatır ve sadâka vermek istediğini söyler.

Abdullah İbni Mesud (ra) onun kazancını ailesi ve yeğenleri ile paylaşarak zaten sadâka verdiğini anlatır. Bu sırrı çözemeyen Hz. Zeynep (r.anha) eşinin tavsiyesiyle bunu Peygamberimize (asm) sormak ister. Gittiğinde kapıda kendisi gibi aynı konuda meraklı, adaşı bir hanımla karşılaşır. İçeri girmezler ve Bilâl-i Habeşi’yi gördüklerinde kendi kazançlarını aile fertleri için harcadıklarında sadâka hükmüne geçip geçmeyeceğini Peygamberimizden (asm) sormasını isterler. Gelen cevap “Onlar böyle yapmakla iki sevap birden kazanır. Biri yakınlarını himaye sevabı, diğeri sadaka sevabı”1 şeklindedir.

Bu sahih hadisin detaylarını kaynaklardan öğrenebilirsiniz. 

Hadisten ortaya çıkan sonuçları âlimler şöyle sıralıyorlar:

  • Akrabalara yardım etmeye öncelik vermek gerekir.
  • Kadın ev geçindirmekle vazifeli olmadığından ailesine yaptığı harcamalar sadâka hükmündedir.
  • Kadın kendine ait mallarda eşine sormadan harcayabilir.
  • Bilmediği konuları öğrenmek erkek gibi kadına da farzdır.

LÂtif bir hadise

Hz. Aişe’nin (r.anha) anlattığına göre, Peygamberimizin (asm) hanımları bir gün toplanarak: “Senden sonra ilk önce kim vefat edecek?” diye Peygamberimize (asm) sordular. O da: “Eli uzun olanınız” buyurdu. Bunun üzerine bir kamış parçası alarak ellerini ölçmeye başladılar… Peygamberimizden (asm) sonra ilk vefat eden, Sevde oldu. Çünkü o çok sadâka verirdi, elinin uzun olması demek çok sadâka vermesi demektir.2

HülÂsa

Kaynaklarda Peygamberimizin (asm) hanımlara yönelik sohbetlerinde sık sık onları sadâka vermeye teşvik ettiğini okuruz. Bunun hikmetlerinden birisi kadınların fıtratlarına karşılıksız fedakârlık yapma duygusunun yerleştirilmesinden kaynaklanmış olsa gerek. Ne dersiniz?

Okunma Sayısı: 1148
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı