"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hz. Peygamber (asm) ve güven toplumu

Yasemin GÜLEÇYÜZ
19 Nisan 2017, Çarşamba 00:05
Günümüzde bütün dünyada can, mal, din, ırz, namus, haysiyet değerleri ağır yaralanmış durumda. Güven ve adalet eksikliği karşısında insanoğlu adeta kan ve gözyaşında boğulmakta.

Beri yanda cihanı saran bu dertlere derman olması gereken Müslümanlarsa farklı bir karanlık girdabında… Düşmanları tarafından bile “Muhammed’ül-Emin” olarak anılan bir peygamberin ümmetine ne olmuş ki, ahlâk ve adalet tanımayan sefil ve kuralsız bir hayatın içinde savrulmakta? Bir tarafta dini istismar eden gruplar, diğer yanda İslâm’ı terör ve şiddet dini gibi gösteren karanlık ağlar, inançsızlık bataklığında kaybolan ve çıkış yolu arayan insanları dinden soğutmakta. Açıkçası artık günümüz insanının dine olan güveni de sarsılmış durumda. Adalet ve huzur beklediği ellerden gördüğü haksızlık, hukuksuzluk ve menfaat düşkünlüğü insanları dinden uzaklaştırmakta. 

KUTLU DOĞUMUN KONUSU

Bunları neden mi yazdım? Diyanet İşleri Başkanlığı Kutlu Doğum Haftası’nda bu yıl belirlenen ana konuyu açıklamış: “Hz. Peygamber (asm) ve Güven Toplumu” Efendimizin (asm) gösterdiği, yaşadığı hayatın neresindeyiz? Bir boy aynası gibi her Müslüman’ın bakıp tartması gereken bir soru bu.

Din adına siyasete girip, hukuksuz uygulamaları ve akıl almaz hileleriyle İslâm âlemini açık hava hapishanesi ya da kan gölüne çevirenlerin ibretli hali ortada! 

ACİP BİR HÂLÂT: İTİMATSIZLIK

Bediüzzaman Hazretleri 1936’da geldiği Kastamonu’da yazdığı Lâhika’da hayat, şeriat ve iman hakikatlerini anlatırken hakikat noktasında en mühim ve azamın iman meselesi olduğunu belirtir. 

Çözüm yollarını aktarır: “Yirmi seneden beri tahripkârane eşeddi zulüm altında o derece ahlâk bozulmuş ve metanet ve sadâkat kaybolmuş ki, ondan belki, yirmiden birisine itimat edilmez. Bu acib halata karşı çok fevkalâde sebat ve metanet ve sadâkat ve hamiyet-i İslâmiye lâzımdır yoksa akim kalır, zarar verir. Demek, en halis ve en selâmetli ve en mühim ve en muvaffakiyetli hizmet Risale-i Nur şakirtlerinin daireleri içindeki kudsî hizmettir.” (Kastamonu Lâhikası, s. 57-58)

Bediüzzaman Hazretleri’nin itimatsızlık hastalığına karşı tavsiye ettiği ilâçlar: Hadiseler karşısında metin olmak, sebat göstermek, İslâm adına elinden gelen bütün gayreti göstermek ve Risale-i Nur’un dairesi içinde kalmaktır. 

GÜVEN-ADALET-HUKUK

Adalet ve hukuka riayet güven toplumu olmanın birinci şartıdır. Adaletin dini, dili, ırkı, sınıfı yoktur. Sıcacık bir kucak gibi toplumun bütün kesimlerini kucaklar.  

Fatih Sultan Mehmed’i yani Osmanlı padişahını kadıya şikâyet eden Rum mimar Osmanlı’nın adalet ve hukukuna güveniyordu. Güveni boşa çıkmadı. Zira, “Kadıyı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün devlet de ölür” diyen bir sultandı Mehmet Fatih…

Halife Hz. Ömer’i (ra), bir Hıristiyan’la mahkeme huzuruna çıkaran, Hz. Ali’yi (ra) bir Yahudiyle muhakeme edenler de adil hâkimlerdi.  

HÜLÂSA

Son söz olarak denilmesi gerekenleri Bediüzzaman Hazretleri çok güzel ifade etmiş: 

“Hükûmetin daireleri içinde en ziyade hürriyetini muhafaza etmeye ve tesirat-ı hariciyeden en ziyade bîtarafâne, hissiyatsız bakmakla mükellef olan, elbette mahkemedir… Allah hâkimleri hakikî adalete muvaffak etsin! “

(Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat)

Okunma Sayısı: 2517
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan Çalışan

    19.04.2017 23:59:29

    Sade,yalın ama çok kapsamlı bir yazı olmuş.Özelliklede şu satırlarda "Adalet ve hukuka riayet güven toplumu olmanın birinci şartıdır. Adaletin dini, dili, ırkı, sınıfı yoktur. Sıcacık bir kucak gibi toplumun bütün kesimlerini kucaklar." hakikatinin tahakkukuna fert ve toplum olarak çok ihtiyacımız var.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı