"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Feraset, at gözlüklerini çıkararak bakmaktır

Yasemin YAŞAR
01 Eylül 2018, Cumartesi
Hadiseleri tek bir açıdan değerlendirmek, tek bir noktadan bakmak çoğu zaman yanıltıcı, can sıkıcı, yaralayıcı olabilmektedir.

Hadiseleri doğru pencereden ve olması gereken şekilde okumanın, bu zamanda hem ruh sağlığını korumak, hem kulluğu yaşamak noktasında, çok elzem olduğu bir gerçektir.

İman bahsiyle alâkalı 23. Sözün 2. Noktası tam da Allah’ın nuruyla nasıl bakılır, bakılmazsa insan nasıl vahşete, ümitsizliğe düşer, soru ve cevaplarının verildiği muazzam bir derstir.

Bu ders, feraset dediğimiz kavramın nasıl anlaşılacağını ve ferasetli bakış açısının nasıl kazanılacağını da öğretir. Kafadaki gözün görebilmesi için nasıl ışık lâzımsa kalp gözünün görebilmesi içinde iman lâzımdır.

Mü’min iman nuru ile hadiseleri okumaya başlar. Fiilden isme, isimden sıfata, sıfattan zata ulaşan, bu tefekkürî okumalar sayesinde sünnetullah hakkındaki kavrayışı derinleşir, derinleştikçe de feraseti artar. Yani bilgi ve tefekkür sonucunda oluşan tekemmülün bir meyvesi olarak, çok çabuk doğruyu bulma yeteneği kazanır.

Feraset kelimesi köken olarak “atla” alâkalı olan “feres” kelimesinden gelmektedir. Feraset ile atın ne alâkası var diye düşünüldüğünde de ilginç sonuçlar ortaya çıkmaktadır.

Atlar mükemmel görüş yeteneğine sahip hayvanlardır. Hatta öyle yetenekleri vardır ki her bir gözü bağımsız olarak ayrı cisimleri görebilir. Neredeyse 360 dereceyi bulan bir görüş açıları vardır. Yani insana kıyasla çok geniş bir sahayı aynı anda görebilirler.

Atların mükemmel görüş kabiliyetleri onlar için veya atları kullananlar için pek de iyi olmamaktadır. Zira duran bir nesneyi bile hareket halinde görebilen atlar huysuzlanmasın diye, sadece gittiği istikameti görsün diye, ürküp sahibini üstünden atmasın diye ona verilen görme kabiliyetini minimuma indirmek için at gözlüğü takılır.

Oysa tek açıdan bakan, kısır bakış açısı olan, hadiseleri çok yönlü değerlendiremeyen insanlara, “at gözlüğü ile bakmak” tabiri kullanılır ve eleştirilir. At gözlüğü, atlar için iyidir kurtarıcıdır. Lâkin insan bu gözlüğü başına geçirirse durum tamamen farklılaşır.

İşte feraset kelimesi de atların bu özelliğinden yola çıkarak kullanılan bir tabirdir. Yani feraset atların görme kabiliyeti gibi her açıdan bakmak demektir. Hem derinlik hem kuşatıcılığı ifade eder.

Bu manayla bakıldığında feraset, kabuğa değil, lübbe bakmak, görünenle yetinmeyip görünmeyene bakmak ve görmek, maskeye aldanmayıp maskenin arkasına nüfuz etmek yani bir hadiseyi veya bir kimseyi pek çok açıdan değerlendirebilme kabiliyeti anlamındadır.

İnsan her açıyı, her hadisenin iç yüzünü, önünü arkasını, geçmişini geleceğini görmesi ve sezmesi gerekir. Akletmek, fehmetmek, nazar etmek insan olmanın gereğidir.

Hasılı; insan neyle meşgul olursa, neyin kaygısını çekerse kalbinde ona göre sezgiler oluşur. Dolayısıyla sadece mü’minler değil, ehl-i dünya ve hatta ehl-i dalâlet dahi bazen olabilecek şeyleri sezebilir, hadiseleri dünyevî cihette pek çok vecihle değerlendirebilir, tedbir alabilir. 

Fakat bu sezgiler olsa olsa, nefsanî, dünyevî ve şeytanî ön görüler olabilir. Bunun adı feraset değildir. Feraset Allah’ın nuruyla bakmak, yani kulluğuna hizmet edecek, Rıza-i İlâhiyi kazandıracak, şevk verecek şekilde hadiseleri maddî ve manevî, dünya ve ahiret noktasından değerlendirmektir.

Okunma Sayısı: 1405
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı