"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Günahımı görenler tövbemi görmedi”

Yasemin YAŞAR
17 Kasım 2018, Cumartesi
“Günahımı görenler tövbemi görmedi” demişti bir dost.

İlk önce görünüşünden, giyim kuşamından veya hayat dilimi içerisindeki onca dakika ve nefesler içinde yaptığı bir davranış veya günaha şahitliğinden, fikir edinip, beynin çizgilerdeki boşluğu tamamlaması gibi, karakterin geri kalanını bu anlık veya bir dönemdeki bir intibaya göre inşa eden insan ne kadar da cahil ve zalimdir.

İnsan bu, her an kendi değiştiği gibi baktığı alem de değişir. Fakat insan birbirine bakarken geçmişin kirlerini temizlemeden, önyargıların ona taktığı pencereden değerlendirmelerde bulunur ve çoğu zaman ne çok haksızlıklar yapar.

Voltair, “Önyargı aptalların akıl yürütmesidir” der. Ve aslında önyargılar zihni bir kölelik ve hür düşünmeyi engelleyici istibdatçı ve bozuk bir zihnin ürünüdür.

Gözün gördüğüne akıl inanır derler. Bir nebze masumdur. Şahitleriniz de varsa ispat mümkündür. Fakat yine zalimlik yapamazsınız. Zira, kişi günahından tövbe etmiş olabilir.

Siz, günahına şahit olduğunuz gibi tövbesine şahit olmadığınız zaman, o insanı gördüğünüz her an veya zihninize her geldiğinde, günahıyla hatırlamanız ve yad etmeniz de bir zalimlik değil midir?

Peki, kişileri değerlendirirken bir de şöyle düşünelim, “aklın inandığını göz görmeye” başlarsa… işte haksızlık ve zulüm o zaman daha da katlanır. Çünkü algılamaların büyük çoğunluğu beklentilerin etkisi altında kalarak, uyaranlar beklentilerin doğrultusunda algılanır.

Çoğunlukla bizler önce görüp sonra tanımlarız, oysa önce tanımlayıp sonra görenlere ne demeli. İşte bakış açısının kirlenmesi veya su-i zan dediğimiz su-i ahlâk her halde böyle oluşmaktadır.

Bediüzzaman, “su-i zan, su-i ahlâkın bir tezahürüdür.” der. Evet su-i zannın da temelinde olan önyargıları da daha önce edinilmiş kalıplaşmış düşünceler, duygular ve tutumlar, geçmiş deneyimler beklentiler, çocukluktan kalma şablonlar oluşturur. Böylelikle çoğu zaman gördüklerimiz, geçmişte görünenlerin etkisi altında kalır.

Algılamalar şahsî ihtiyaçlar ve inançlar doğrultusunda çalıştığı için çoğu zaman algılar önyargıların etkisinden kurtulamazlar.

O yüzden su-i zan, su-i ahlâakın tezahürüdür.

O yüzden dünya bozulmuş diyenin dünyası bozulmuştur.

O yüzden her şeyin negatif tarafını gören ve ümitsiz olan insanların bakış açısı kirlenmiştir.

Hasılı, bakan ve değerlendiren gözlerin, tekrar masumiyetini kazanması gerekir. Yani bakış açılarına yeniden bir ayar lâzımdır. İşte “Laakal her on beş günde bir okunması tavsiye edilen“ İhlâs Risalesi’ne bir de bu noktadan nazar etmek gerekir. Belki bu hakikat kirlenmiş olan, sosyal ve şahsî yaraların sebebi olan, önyargılarla bozulmuş olan bilinçaltlarını temizleyecek muazzam formüller ihtiva etmektedir.

Okunma Sayısı: 2288
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı