Abonelik
E-gazete
  2 Ağustos 2014 Cumartesi
Ana Sayfa Güncel Yurt Haber Yazarlar Dünya Ekonomi Kültür Sanat Spor Medya-Politik Eğitim Otomobil Bilim ve Teknik Lahika Görüş
 

12 14 16 18

Akiller
BAŞLAYAN SÜREÇTE AKİLLERİN FAALİYETİ BİR DAVETTİR


Nimet DEMİR
nimetdemir@yeniasya.com.tr

Çözüm sürecinin başarıya ulaşması için akil insanların devreye sokulması hem isabetli, hem de geleneksel toplum yapımıza uygun bir projedir. Geçmişte mahallelerde aileler arasında kavga olduğunda, mahallede sözü dinlenir saygın kişiler araya girer ve tarafları barıştırırlardı. Bu usul halen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.

KOLLEKTİF HAKLARLA İLGİLİ ORTAK KABULLER
Bilindiği gibi toplum farklı etnik, dini ve kültürel guruplardan oluşur. Toplumu oluşturan bu gurupların  barış içinde yaşamalarına imkân sağlayan ortak kabuller olmalıdır. Bu ortak kabullerin aklımıza gelenlerini sıralayalım;
Gurupların kendilerini tanımlamak için ön plana çıkardıkları kollektif kimliğe saygı duymak ve tanımak,
Bir gurubun bir başka guruba kendi değerlerini dayatmaması,
Her gurubun kendini tanımladığı ve tanımlamada ön plana çıkardığı kimliğin gereklerini yaşama ve geliştirme özgürlüğünün olması,
Aidiyet sebebiyle ayrıma tabi tutulmama, kamu hizmetlerinden eşit faydalanma diye sıralamak mümkündür.

GÜVEN BUNALIMI OLUŞTU
Son yüz yıldır ülkemizde uygulanan ulus devlet anlayışı maalesef toplumun bir arada yaşamasını mümkün kılan ortak kabul havuzunun içini boşalttı. Bunu hem fıtrata aykırı yasal düzenlemelerle, hem de uygulamalarıyla gerçekleştirdi. Modern ulus devletin tanımladığı merkezi kimlik ve dayattığı modernite, toplumu oluşturan gurupların hiçbirine uygun değildi. Bu yüzden hem dini, hem etnik, hem de kültürel gurupların tamamı bu uygulamadan yara alarak çıktı. Nitekim Alevi Aleviliğini, dindar dindarlığını, Kürt Kürtlüğünü açıkça ifade etmekten ve aidiyetlerinin gereğini yerine getirmekten yıllarca çekindi. Toplumda, halklar arasında tam olmasa bile, devletle halk arasında tam bir güven bunalımı oluştu.

SORUNDA GELİNEN AŞAMA
Toplumun ayakta durmasını sağlayan ve ulus devlet uygulamasının içini boşalttığı ortak kabuller havuzunun içini yeniden doldurmak gerek. Bu hem yasal açıdan gerçekleştirilmeli, hemde uygulamalara yansımalıdır. Yasal açıdan epey mesafe alındığı malum. Yasal alanda gerçekleştirilen değişikliklere uygun pratik gelişmeleri de gözlemekteyiz. Ancak bunlar yeterli değil. Hem yasal, hem uygulama açısından almamız gereken mesafe bulunmaktadır.

AKİLLERİN DAVETİ
İçinde bulunduğumuz zaman diliminde, gelinen aşama itibarı ile ulus devletin ortaya çıkarıp azdırdığı Kürt aidiyetine bağlı terör sorununun bitirilmesinin öncelik kazandığı, açılım sürecinin bu sorunla ilgili başlatıldığı malum. Hükümet ve Meclis, etnik aidiyeti kısıtlayan yasal düzenlemelerin büyük bir bölümünü kaldırarak barış ortamı için gerekli şartları oluşturdular. Ve süreç başladı. Akil adamlarımız genelde toplum tarafından sevilen, fikirlerine itibar edilip, saygı duyulan insanlar içinden seçildiler. Bunlar toplumda sarsılan güveni yeniden tesis için kendi itibarlarını kefalet olarak sunmakta, gurupların değerlerinin tanınacağına, bu değerleri sebebiyle ayırıma tabi tutulmayacaklarına, aslolanın bu olduğuna, geçmişe değil geleceğe bakmak gerektiğine onları inandırmaya çalışmaktadırlar. Ortak kabullerin havuzuna toplum nezdindeki itibar ve sevgilerini koyup, toplumu oluşturan fert ve gurupları da bu havuzu doldurmaya çağırmaktadırlar. Bu çağrının arkasında cumhurun desteği var. Dolayısı  ile bu çağrı bir davettir. Bilindiği gibi ehlince yapılan davet teklif doğurur. Söz konusu davette o cinstendir. Bu davete icabet etmek elzemdir vesselam.

09.05.2013
-----------------------------------------------------------------------------------------------------
277 Kere Okundu
 
       Yorumlar  
Henüz Yorum Eklenmemiş.
İlk Yorumu Siz Ekleyiniz.

Arama
İle Göre Bak