"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Reyhanlı’da derin izler

Kâzım GÜLEÇYÜZ
22 Mayıs 2013, Çarşamba
Barış ve çözüm sürecinin devam ettiği bir aşamada meydana gelen Reyhanlı katliamı süreçten ziyade Suriye’deki durumla ve çatışan taraflarla irtibatlandırılırken, resmî açıklamalar Esed’i adres gösterdi, patlamayla ilgili olarak gözaltına alınan kişilerin Muhaberat’la ilişkili oldukları ifade edildi; 80’li yıllarda dağıldığı belirtilen Acilciler örgütünün bu olayla tekrar sahneye çıktığı öne sürüldü ve bombalı saldırının talimatını vermekle suçlanan “örgüt lideri” Mihraç Ural adeta yeni bir “Apo” olarak takdim edildi.

Böylelikle PKK’nın yerini THKP-C/Acilciler’in, Apo’nun yerini Mihraç’ın aldığı gibi bir imaj verildi.
Ne var ki, olayı Acilciler ve Ural’a yıkan bu açıklamalar, ilginç tartışmaları beraberinde getirdi.
Aktif olduğu dönemde örgütte görev almış bazı isimlerin beyanları, karanlık istihbarat ilişkileriyle çift taraflı ajanlık iddialarını gündeme taşıdı.
Meselâ bunlardan birine göre Muhaberat’ta MİT’le derin ilişkileri olan çevreler var ve Esed’in adamı olmakla itham edilen Ural çift taraflı ajan.
Bu iddianın sahibini “Polisin ve MİT’in adamı. CIA ve MOSSAD işbirlikçisi, ABD-İsrail çizgisinde” olmakla suçlayan Ural ise, Reyhanlı katliamını da bir İsrail-MOSSAD tertibi olarak değerlendiriyor.
Bunlar, örnekleri çokça görülen bir fraksiyon kavgasının ötesinde, istihbarat örgütlerinin ve derin yapıların karanlık labirentlerine bir kez daha nazarları çeviren vesileler olarak okunmalı.
Mavi Marmara olayı için üç yıl sonra ve sadece Başbakanın duyabileceği şekilde dilenen “özür” öncesi ve sonrasında MİT’le MOSSAD arasındaki görüşme trafiği hakkında malûmatı olan var mı?
Ya Baas rejiminin dillere destan Muhaberat örgütündeki MOSSAD bağlantılarından ne haber?
O Muhaberat ki, Esed’in, bu örgüte hakim olamadığından ve kontrolünü elinde bulunduramadığından yakındığına ilişkin haberler çıkmıştı...
Ve Esed, evvelce de “Suriye ordusunun yaptıklarından ben sorumlu değilim” dememiş miydi?
Böyle tuhaf ve karmaşık bir tabloda, kimin elinin kimin cebinde olduğunu, bizim gibi sıradan insanların anlayabilmesi ve bütün bu olup biten garip olaylara akıl erdirebilmesi mümkün mü?
Böyle olunca, Reyhanlı katliamının hemen ardından, bomba malzemelerini getirip birleştirerek araçlara yerleştirdikleri, kaşla göz arasında “tesbit edilen” ve gözaltına alınan 18 “Acilci” ile finansörlerinin arkaplanında asıl planlayıcı ve talimat vericiler olarak kimlerin bulunduğunu, perde gerisindeki patronlardan başka kim bilebilir ki?
Şimdiye kadar bu tür olayların hangisi tam olarak aydınlatabilmiş ve tetikçilerle taşeronların ötesine geçilerek esas sorumlulara ulaşılabilmiş ki, Reyhanlı katliamında da bunu bekleyelim...
Evet, Erdoğan’ın evvelce büyük ihtimalle “içeri”yi kast ederek söylediği “Derin yapıları tamamen temizleyemedik. Zaten dünyanın en ileri demokrasileri bile buna tam olarak muvaffak olamamıştır” sözü, herhalde Reyhanlı katliamını gerçekleştiren yerli, bölgesel ve uluslararası derin yapılar ittifakı için de fazlasıyla geçerli olsa gerek.
O zaman hele Suriye gibi kritik alanlardaki politikalar bu husus dikkate alınarak oluşturulmalı.

Okunma Sayısı: 1540
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ercan ayhan

    22.05.2013 00:00:00

    sayın yetkililer suriyede taraf olmaktan biran önce vazgeçmeli çünkü kardeşin kardeşi öldürdüğü bir yerde iki taraf’ta zalimdir. sayın yetkililer tarafsız kalsa oradaki zulüm bize sıçramaz. biz türkiye olrak onlara bu kardeş kanının biran önce durması için dua etmek ve müsbet hareket edersek suriyeyi hem parçalanmaktan hemde ecnebi güçlerin işgal tehlikesinden korumuş oluruz, haydi hatanın neresinden dönülürse kardır.

  • demokrat

    22.05.2013 00:00:00

    Türk Devletinin Suriyede işi ne?Orada rejime muhalif olanlar neden destekleniyor?Rejime muhalif denilen adamların hepsi Türk düşmanı değil mi?Binlerce insan kontrolsuz niye ülkenin içine alındı?Bu insanların içinde terörist varsa ne olacak?Bir ülkenin iç işlerine karışmak suç değil mi?Suriyede muhalifler müslüman ya da insan kanı akıtmıyor mu?Onları destekleyenler bu ülkede siyasal islamcı geçinmiyor mu?Esedle kanka olan ben miyim?Sıfır sorunlu ...  gözü kapalı destek veren ve hemen yanıbaşınızda bolca bulunan saf müslümanlara,din tacirlerine Irak’ta milyonlar yok edilirken,kadınların ırzına geçinirken Amerikan askerlerinin sağlıkla ülkelerine dönmelerini dileyenler kim?Ya bu sorular öbür dünyada bu dünyacı siyasal islamcılara biat eden saftirklere sorulursa ne cevap verecekler?Elcevap;ağam bilir?Yuh olsun....

  • MEHMED İDMEMNUR

    22.05.2013 00:00:00

    İSRAİL KAFİRİ TECCALI, BUNUN GÖREVİ DECCAL SÜRESİ 2 YIL KALDI BU DÖNE Mİ PASİF OLACAK PASİF OLSADA BAZI ETKENLERİ OLABİLCEK HİCRİ 1436 HİCRİ YILI İLE SONA ERECEK GÖREVLERİ DECCAL BİDAHA GELMEYECEK KIYAMET BATIŞI 1545EBCED HESABINA GÖRE GAYRIMÜSLÜMLERİN ÜSTÜNE İŞARET YILIDIR :

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı