"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nur içinde yat Sadettin Ağabey

Yunus Topçu
20 Ekim 2016, Perşembe
1976 Ağustos’unda Diyarbakır Silvan Lisesinde öğretmenliğe başladığım zaman mübarek bir Cuma günü tarihî Selahaddin Eyyübi Camii’nde namazdan sonra tanışmıştık.

Sadettin Ağabey o zaman jandarma tugayında görevli bulunuyordu. Oradaki medresenin yapılmasında, ayrıca bahçesinin alınmasında çok emeği olduğunu biliyoruz. Bahçe duvarının tuğlalarının kendisi tarafından yapıldığı anın resmi bende mevcuttur.

Ben ev tutuncaya kadar bir müddet medresede kaldım. Kendisi askerî lojmanlarda kalıyordu. Sabahleyin cübbesi koltuğunda gelir medresede kalan gençlere namazı kıldırdıktan sonra, vazifesine giderdi.

Bir gün savcılığa yapılan ihbarla polisler medreseye geldiler. Sadettin Ağabey tedbiren Risale-i Nurları bir koli yapıp evine götürmüştü. Görevliler medreseyi aradılar, arama esnasında polislerin içlerinden bir tanesi duvardaki asılı vecizeyi çok beğendiğini söylemişti. Samimiyetine güvendiğim için gençlerden birine onu yazdırıp verdim. Gelen görevliler çıktıktan sonra, doğru lojmanlara gidip Sadettin Ağabeyin evini aramışlar, çıkarken Risale-i Nurların olduğu koliyi görüp, şu anda her yerde okunan ve Diyanet tarafından neşredilen, okumayanların bile şiddetle ihtiyacı olduğu Nur Risaleleri’ni götürmüşlerdi. Bir müddet sonra da iade etmişlerdi. Sadettin Ağabey, “Bu eserler gazidir” diye zaman zaman lâtife ile söylerdi.

Sadettin Ağabey Silvan’da çokları tarafından sevilerek tanınıyordu. Doğu kültürünün bir hususiyeti dindar insanlara aşırı muhabbet gösterirler. Yaşlı sakallı birisi Sadettn Ağabeye hürmet gösterip elini öpmek istiyordu. Sadettin Ağabey mani olmaya çalışırdı, “böyle yapmayın” diyerek yumuşak sert bir tarzla o haletten içtinab ederdi.

Aynı yıl Van Nurşin Camii’nde okunacak mevlidi organize etmiş, biz de katılmıştık. Van’ın tarihî yerlerini ve Rahmetli Molla Hamid Ağabeyi bu vesileyle tanımıştım.

Zaman zaman Sadettin Ağabey ile programlarda buluşurduk. Telefon görüşmeleri ile irtibatımızı sürdürüyorduk. Kendisine hizmetlerini anlattığımız zamanlar tevazu ve ihlâsından dolayı bu mevzuları konuşmayı sevmezdi.

En son bir sene önce Ankara İbn-i Sina Hastanesi’nde ziyaret ettiğimizde rahatsızlığı dışa vurmuştu. Oğlu Ali’yi Silvan’da namaza getirdiğinde 2 ya da 3 yaşlarındaydı. Namaz kılarken oralarda dolaşırdı. Bu arada hiç görmediğim Ali’yi de babasının cenazesinde gördüğümde çok duygulandım. Babasının manevî tarzı hayatını devam ettirecek olan Ali, şimdi yaklaşık 40 yaşlarında, kendisine de Silvan hatıralarımızı anlattım.

Bizler de genç yaşlı o hayat yolunun yolcularıyız. Allah bu yolculuğumuzu sırat-ı müstakimden ayrılmadan tamamlayıp sevdiklerimizle cennette buluşmayı nasip eylesin.

Sadettin Ağabeyin Ordu Mesudiye’den başlayan dünya yolculuğu Adapazarı’nda Erenler Mezarlığında Kur’ân’la, duâlarla, güzide bir cemaatle haşirde uyanmak üzere kabrine defnedilerek hayırla son buldu.

Seni unutmayacağız. Allah’ım kabrini nur, makamını cennet eylesin. İnşallah nur içinde yat, saadetli ol Sadettin Ağabey.

Okunma Sayısı: 1006
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı