"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Çam Dağı’ndan esen yeller

21 Nisan 2016, Perşembe
Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin tefekkür mekânlarından biri olan Çam Dağı’ında esen rüzgârın, zikir arkadaşı olduğunu herkes hisseder.

BARLA NOTLARI - Faruk Çakır / cakir@yeniasya.com.tr

Barla, Isparta’nın Eğirdir ilçesine bağlı, iki bin civarında insanın yaşadığı, eskiden belediyesi olan bir köy. Barla’yı Türkiye’nin ve belki de dünyanın ‘meşhur yer’lerinden biri haline getiren hadise ise, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’nin bu ücra ‘köy’e sürgün olarak gönderilmesidir.

1926-27’de başlayan ve sekiz buçuk sene süren Bediüzzaman’ın Barla hayatı zarfında Sözler kitabı ile Mektubat kitabının tamamı ve Lem’alar kitabının da Yirmi Altıncı Lem’a’ya kadar olan bölümleri yazılmıştır. Said Nursî’nin Van’dan alınarak Barla’ya sürgün edilmesinin asıl maksadı, onu bir ‘köy’e hapsedip unutturulmak istenmesiydi. Tam aksi oldu ve “Kuş uçmaz, kervan geçmez” olan bu köy bugün en meşhur beldelerden biri haline geldi. 

BARLA NASIL MEŞHUR OLDU?

Barla’nın en meşhur beldelerden biri olması, Bediüzzaman’ın ‘müsbet hareket’ tarzıyla Risale-i Nur’u telif etmesi neticesidir. Her adımı kontrol altına alınmak istenen Üstad Bediüzzaman, Risale-i Nur’u telif çalışmalarına başlayarak onları dünyaya ilân etmeye muvaffak oldu.

SENİRKENT’DEN ÇAM DAĞI’NA

Barla’ya daha önce de gitmişti. Yeni bir ziyaret daha nasip oldu. Bir Cuma günü gece vakti İstanbul’dan yola çıktık ve sabah saatlerinde Barla’ya ulaştık. İlk hedefimiz Çam Dağı oldu. 2000 yılı öncesinde de Çam Dağı’nı ziyarete gitmiştik. O ziyaretimizde Üstadın tefekkür menzillerinden biri olan Çam Dağı tepesindeki ‘Katran Ağacı’ kuru olmakla birlikte ayaktaydı. Ne yazık ki 2000 yılı sonunda bu ağaç ‘kirli eller’ tarafında kesildi, ortadan kaldırıldı. Düşünün, Bediüzzaman’ın tefekkür menzilidir diye ziyaret edilen bu ağaca bile tahammül edemeyenler vardı!

ÇAM DAĞI, MESİRE YERİ

Son yıllarda Çam Dağı ziyaretçileri arttığı için yollar da parke taşla döşenmiş. Arabalarla çıkılan son nokta ise piknik alanı ve mezire yeri olarak düzenlenmiş. Büfe, mescit, şadırvan ve ‘villa’ların yer aldığı meydan, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek seviyeye getirilmiş durumda. Buraya ulaştığımızda tepelerde kar olduğunu gördük. Isparta Orman Bölge Müdürlüğü personelini de yeni çalışmaların altyapılarını hazırlarken bulduk.

TEFEKKÜR VE DUÂ KULESİ

Zirveye yakın yerde arabayı park ettikten sonra yürüyerek Çam Dağı’nın tepesine, Bedüzzaman’ın ‘tefekkür menzili’ne çıktık. Daha önce ‘ayakta’ gördüğümüz Çam ağacı, bu defa yerde yatar vaziyetteydi. Ağacın olduğu yerde “Okuma, tefekkür ve duâ kulesi” yapılmış. Kuleye çıkıp etrafı seyrettikten sonra, 28 Şubat sürecinde kesilen ‘Katran Ağacı’nın bulunduğu alana gittik. Buradan Senirkent Ovası’nın neredeyse tamamını görmek mümkün. Kesilen ağacın yerine yeni fidan dikilmiş ve inşallah önümüzdeki yıllarda o fidanın büyümüş halini de görmek mümkün olur.

RİSALE OKUMA MEKÂNI

Malûm olduğu üzere Çam Dağı ile ilgili bahislere, Risale-i Nur eserlerinde yer verilmiş. Bunlardan biri de Dördüncü Mektup’dur. “Ben şimdi Çam Dağı’nda, yüksek bir tepede, büyük bir çam ağacının tepesinde bir menzilde bulunuyorum. İnsten tevahhuş ve vuhuşa ünsiyet ettim” diye başlayan bu mektubun bir kısmını orada okumak nasip oldu. Gidenler hatırlar, Çam Dağı’nda esen yeller gerçekten ‘zikir arkadaşı’dır. Rüzgâr esmediği zamanlarda tamamen sessiz olan Çam Dağı, rüzgâr estiği anda sanki büyük bir nehir, büyük bir çağlayan varmış intibaı veriyor. Ağaç dallarının arasından süzülen rüzgârın nağmelerini ‘zikir arkadaşı’ olarak görmek de her halde Bediüzzaman’a has bir tesbit olsa gerek.

BARLA’YA HOŞ GELDİNİZ

Merhum Hilmi Doğan Ağabey’in yazdığı “Çam Dağı’nda esen yeller/ Zikir arkadaşı dallar” şiirini okuyarak tırmandığımız Çam Dağı’ndan, “Annem beni yetiştirdi/ Bu hizmete yollardı” şiirini okuyarak Barla’ya doğru hareket ettik. Barla girişinde “Barla’ya hoş geldiniz” tabelâsıyla karşılandık. Önce Yeni Asya Barla Sosyal Tesislerini ziyaret edip ikram edilen çayı içtik ve tesisleri gezdik. İki bloktan oluşan tesislerde ‘suit oda’lar var ve ikamet için herkese tavsiye edilir. Tabiî ki yaz aylarında, yoğunluğu sebebiyle yer bulmakta sıkıntı yaşanabilir.

BARLA KABRİSTANI

Barla’nın üst kısmında yer alan kabristanda başta Bayram Yüksel Ağabey olmak üzere çok sayıda vefat eden Nur Talebelerinin mezarı var. Said Nursî’nin ‘Barla Denizi’ diye isimlendirdiği Eğirdir Gölü’ne nazır bu mezarlıkta Cuma sabahı Yasin-i Şerif okumak nasip oldu. Orada bulunduğumuz saatlerde başka ziyaretçiler de vardı. Mezarlıkta Ali Uçar ve Sıddık Süleyman Kervancı Ağabeylerin de kabri bulunuyor. 

CENNET BAHÇESİ

Barla’nın girişinde yer alan ‘Cennet Bahçesi’ hakikaten ismiyle müsemma bir bahçe. Bu bahçe, Bediüzzaman’a hizmet eden Sıddık Süleyman Ağabeyin ve Hacı Hüseyin Bülbül’ün annesi Şefika Hanım’ın bahçesiymiş. Bahçe bu ismi, 1928 yılında burada yazılan ve ‘cennet’i anlatan “Yirmi Sekizinci Söz’den almış. Bu bahçe aynı zamanda Bediüzzaman’ın çoğunlukla gelip tefekkür ettiği ve virdlerini okuduğu bir mekân. Bahçe, 1997 yılında yeniden düzenlenmiş. ‘Cennet bahsi’nin bir bölümünü burada okumak nasip oldu.

ULU ÇINARIN GÖLGESİ

Barla’da Bediüzzaman’ın ikamet ettiği iki ayrı ev var. Birincisi ‘Ulu Çınar’ın yanındaki “Bediüzzaman Kültür Evi.” Diğeri ise yine ona yakın, daha üstte yer alan “Hacı Hafız Mustafa Öztürk ve Hacı Mehmet Tevfik Öztürk Kültür Evi.” Her iki yer de Barla’ya gidenlerin ziyaret etmeden geçmeyecekleri yerler arasında.

CUMA NAMAZI SONRASI İKRAM

Cuma namazını, Barla’nın üst kısmında bulunan “Çeşnigir Paşa Camii”nde kıldık. Cami kapısında karşılaştığımız bir hacı amca, İstanbul’dan geldiğimizi öğrenince fotoğrafını çekmemizi ve kendisine ulaştırmamızı arzu etti. “İnşallah” diyerek fotoğrafını çektik.

Namaz çıkışında ‘yağlı ekmek’ ikramı yapıldı. Barla’da bu adetin yıllardan beri devam ettiğini ifade eden Barlalılar, “Geçmişlerimizin ruhuna duâ okunsun diye bunu yapıyoruz. Afiyetle yeyin” dediler. Biz de “Bismillah” diyerek ikramı geri çevirmedik.

ISPARTA MERKEZ

Son durak olarak Isparta merkezinde bulunan “Bediüzzaman Evi”ni ziyaret için Barla’dan yola çıktık. Eğirdir üzerinden Barla’ya doğru gidince çiçeklerle süslenmiş elma ve kiraz tarlaları dikkat çekiyordu. Bereketli ve duâlı tarlalar arasındaki yollardan ilerleyerek Isparta merkezine ulaştık.

Daha önce de ziyaret ettiğimiz bu mekânın yerini sorma ihtiyacı hissettik. Valiliğe yakın bir noktada bulunan bu evi gösteren bir ‘yön levhası’ yok muydu, biz mi göremedik? 

Kepeci Mahallesi, Nur Sokakta yer alan bu evde, 1953 ve 1960 yılları arasında Üstad Bediüzzaman ikamet etmiş. Evde, elle yazılan ve teksir edilen Risale-i Nur eserlerinden örnekler ve Üstadın hususî eşyaları var. Karyola, yatak, ibrik, teksir makinası ve cübbeler. 

Evin bulunduğu sokak, ticarî anlamda da hareketli hale gelmiş. Çok sayıda hediyelik eşya satan dükkân var. 

ISPARTA TEMSİLCİLİĞİ

“Bediüzzaman Evi”nden sonra son olarak Valilik yakınında bulunan Yeni Asya Isparta Temsilciliğini ziyaret edip ikram edilen çayı içtik ve ikindi vakti İstanbul’a doğru yola çıktık.

15 yıl aradan sonra gerçekleştirdiğimiz bu ziyaret bizim için geç kalmış bir ziyaret oldu. İnşallah başka zamanlarda, başka; ’Nur Menzilleri’ni ziyaret etmek de nasip olur.



























Okunma Sayısı: 5581
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ahmet Özdemir

    21.4.2016 18:41:51

    Yıllar sonra Barla'yı ve Isparta'yı ziyaret eden Faruk beyi tebrik ediyoruz. Yeni Asya yayınları arasında çıkan Barla Rehberi ve Barla Sıddıkları adlı kitapları elinde görmek isterdik.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı