"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Düşünen insanlar için bunda büyük ibretler vardır...

29 Mart 2016, Salı 10:43
''Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.'' (Kur'an-ı Hakim, Nahl Suresi - 68)

Sanatlı ve hikmetli yaratılışın sayısız hikmetlerinden biri olarak San'at-ı İlahi tarafından gönderilen mucizevi balın verdiği lezzetin yanı sıra bünyesine derc edilen yararları da biliniyor ama onun sofraya gelme hikâyesi tam olarak bilinmiyor.

Düşünen insanlara hitap eden Cenab-ı Hakk'ın Alim, Rezzak, Rahman, Sani gibi birçok isminin eşsiz tecellilerine ayna olan yaratılış harikası arıların tefekküre sevk eden yolculuğununa şahit olun...

Ve Rabbin bal arısına vahyetti ki...

http://www.yeniasya.com.tr/foto-galeri/ve-rabbin-bal-arisina-vahyetti-ki_354087

Arılar "bal mesaisi"ne başladı

Kış aylarında soğuktan korunmak için kovanlarında salkım oluşturarak kış uykusuna yatan arılar, baharın gelmesi ve havaların ısınmasıyla uyanıp "bal mesaisi"ne başladı. 

 

Bursa İli Arı Yetiştiricileri Birlik Başkanı Selami Sezgin, yaptığı açıklamada, baharın gelmesiyle arıların bal mesailerine yeniden başladığını belirterek "Arılar salkım yaparak soğuktan korunmak için kış uykusuna yatar ancak diğer canlılar gibi uyku haline geçmez. Sürekli uyanık, canlı dururlar ve az da olsa enerji harcar. Baharın gelmesiyle uyanıp salkımı bozan arılar, bal üretimine başladı." diye konuştu.  

Sezgin, arıların salkım döneminde en az enerji ile bütün ailenin ısınmasını sağlandığını ifade ederek şöyle devam etti:

"Yılın herhangi bir zamanında kovan içi sıcaklık 14 santigratın altına düşünce salkım yapma işlemi başlar. Bunun tersine de 14 santigratın üstüne çıkınca salkımı bozmaya başlarlar. 'Salkımı bozmak' demek, kovan içi ve kovan dışı hizmetlerin, ailenin yaşaması için gerekli çalışmaların yapılması işlemlerinin başlaması demektir. Kış salkımında sürekli bir yer değişimi vardır. Acıkan veya soğuktan etkilenenler, salkımın iç kesimlerindeki beslenmiş ve enerji yüklü arılar ile yer değiştirerek ailenin yaşam koşullarını oluştururlar."

"Balda, geçtiğimiz yıla eş değer bir üretim bekliyoruz"

Geçen sene, arıcıların, bal üretiminde ve arılı kovan varlığı bakımından Türkiye Cumhuriyeti tarihinin rekorunu kırdığını aktaran Sezgin, şunları söyledi:

"Geçtiğimiz yıl, 103 bin ton bal üretimi yapıldı ve 6 milyon civarında arılı kovan varlığına erişildi. Bal verimi ve diğer arı ürünlerinde (polen, propolis, arı sütü, oğul arı) üretim birçok faktöre bağlı olmasına rağmen 2016 yılında da 2015 yılına eş değer bir üretim bekliyoruz. 2016 yılının ilk üç ayı bu beklentimizi destekliyor."

Sezgin, ülke genelinde yaklaşık 60 bin ailenin bu sektörden geçimini sağladığına dikkati çekerek arıcıların başka türlü toplanması veya değerlendirilmesi mümkün olmayan ürünler elde ederek ülke ekonomisine katkıda bulunduklarını vurguladı. 

"İlk mahsul kestane balı olacak"

Bursa'da arıcılık yapan İslam Dikbıyık da 4,5 aydır kış uykusunda olan arıların baharın gelmesiyle uyandığını söyledi.

Arıcılar olarak baharın gelmesiyle kovanları açıp kontrol etiklerini anlatan Dikbıyık, "Koloni bahara sağ salim çıkmış mı?" diye baktıklarını ve kovandaki mevcut duruma göre müdahale ettiklerini belirtti.

Dikbıyık, mayıs ayının gelmesiyle ilk mahsullerinin kestane balı olacağını vurgulayarak "Kestane çiçekleri açtıktan sonra yağmur yağarsa çiçekteki nektarı yıkıyor ve dolayısıyla bal alamıyoruz. Yani bal üretimimiz, hava ve mevsimle alakalı" dedi.

Ve Rabbin bal arısına vahyetti ki...

Kahvaltı sofralarının en gözde tatlarından birtanesi ve yaratılış harikası balın sofraya gelişi de içinde hikmetli mucizeler barındırıyor.

Sanatlı ve hikmetli yaratılışın sayısız hikmetlerinden biri olarak San'at-ı İlahi tarafından gönderilen mucizevi balın verdiği lezzetin yanı sıra bünyesine derc edilen yararları da biliniyor ama onun sofraya gelme hikâyesi tam olarak bilinmiyor.

İşte '''Rabbin bal arısına: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan kendine evler (kovanlar) edin. Sonra meyvelerin her birinden ye ve Rabbinin sana kolaylaştırdığı yaylım yollarına gir, diye ilham etti. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir şerbet (bal) çıkar ki, onda insanlar için şifa vardır. Elbette bunda düşünen bir kavim için büyük bir ibret vardır.'' ayet-i kerimesiyle düşünen insanlara hitap eden Cenab-ı Hakk'ın Alim, Rezzak, Rahman, Sani gibi birçok isminin eşsiz tecellilerine ayna olan yaratılış harikası arıların tefekküre sevk eden yolculuğu...

Konuyla ilgili haberin devamını okumak için tıklayınız:

http://www.yeniasya.com.tr/foto-galeri/ve-rabbin-bal-arisina-vahyetti-ki_354087

AA

Okunma Sayısı: 1958
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı