"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Polis kurşunuyla ölmüştü... İşte istenen ceza

22 Kasım 2017, Çarşamba 12:49
Esenyurt'ta hırsızlık şüphesiyle gözaltına alındıktan sonra kaçan Ömer Barış Topkara'yı öldürdüğü gerekçesiyle hakkında dava açılan polis memurunun yargılanmasına devam edildi.

Esenyurt'ta arkadaşıyla hırsızlık şüphesiyle gözaltına alındıktan sonra kaçan Ömer Barış Topkara'yı öldürdüğü gerekçesiyle hakkında dava açılan polis memurunun yargılandığı davada cumhuriyet savcısı, sanığın müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi.

Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın celse arasında dosyaya esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı İsmail Çelik, dosyaya konulan bilirkişi raporuna yer verdi. Söz konusu rapora göre, sanık polis memuru H.D.S'nin, maktül Topkara'yı etkisiz hale getirmek için silahla omuzuna vurarak darbetmek istediği sırada, tabancanın ateş aldığına yer verildiği belirtilen mütalaada, başından vurulan Topkara'nın hayatını kaybettiği aktarıldı.

Mütalaada, Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun 16'ncı maddesine işaret edilerek, ilgili maddeye göre, polis olan sanığın, mevcut olayda zor kullanma yetkisinin mevcut olduğu ancak zor kullanma yetkisinin, bedeni kuvvet, kelepçe, cop, basınçlı veya boyalı su, göz yaşartıcı gazlar, tozlar, fiziki engeller, polis köpekleri ile atları ile sair hizmet araçları ile yerine getirebileceği anlatıldı.

Sanığın, mevcut olayın başında silah kullanma yetkisi mevcut ise de bu yetkinin ancak maktul ve tanığın yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde kullanabileceği ifade edilen mütalaada, dosyada mevcut tanık beyanı ve kamera görüntülerine göre, sanığın kovalama sonucunda tanık ve maktulü yakaladığı belirtildi.

Bu kişilerin herhangi bir direnişte bulunmadığı gibi maktulün, sanığa sırtı dönük bir vaziyette bulunduğuna yer verilen mütalaada, polis olan sanığın silah kullanma yetkisinin artık bulunmadığı kaydedildi.

Mütalaada, şu ifadelere yer verildi:

"Bu şartlar içinde sanığın sağ işaret parmağı, elindeki silahın tetik bölümünde bulunduğu halde, silahla sanığın omuzuna vurması şeklindeki eyleminde taksirden, yani dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıktan söz edilmesi mümkün değildir. Çünkü polis olan sanığın, kasıtlı olarak maktulü öldürmek veya yaralamak gibi bir görev ve yetkisi bulunmamaktadır. Sanığın bu eylemi bir zor kullanma veya silah kullanma yetkisinin aşılması değil, Türk Ceza Kanunu’nun hayat veya vücut dokunulmazlığına yönelik bir etkili eylemdir. Sanığın yaralama veya öldürme kastıyla başlayan eylemini, taksir veya bilinçli taksirle sonlandırması mümkün değildir. Mevcut olayda sanığın taksir veya bilinçli taksirle hareket ettiğinin kabulü mümkün değildir.’’

"ÖLEBİLECEĞİNİ AÇIKÇA ÖNGÖREBİLİRDİ"

Mütalaada, sanığın sağ işaret parmağının, emniyet mekanizması açık, dolu ve çalışan vaziyetteki tabancasının tetiğinde bulunduğu halde, maktulün başını hedef alacak şekilde omuzuna vurduğu ifade edilerek, sanığın silahın ateş alacağını ve maktulün bu eylem sonucunda ölebileceğinin açıkça öngörebileceğine rağmen, etkili eylemine devam ettiği ve olası kast ile hareket edip eylemini tamamladığı kaydedildi.

Savcı mütalaasında, bu nedenle sanık polis memuru H.D.S. hakkında, "olası kast ile çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı kasten öldürme" suçundan, müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti.

Sanığın yargılandığı dava ileriki günlerde Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

"KOVALAMACA 150 METRE SÜRDÜ"

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, 16 Şubat 2017'de Ömer Barış Topkara (16) ile arkadaşının hırsızlık sonrasında kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığı, ardından sağlık raporu alınmak üzere Esenyurt Devlet Hastanesi'ne götürüldüğü belirtiliyor.

İddianamede, elleri birbirine kelepçeli Topkara ile arkadaşının işlemleri sırasında kaçarken, takipteki polis memurunun hastane kapısında havaya bir el ateş ettiği anlatılarak, ''Söz konusu kovalamacanın yaklaşık 150 metre sürdüğü, çocuklar teslim olmak üzere durmalarına rağmen polis sanık H.D.S'nin (20), maktul Ömer Barış Topkara'nın, omuz hizasına silah bulunan eliyle vururken, silahın ateş alması sonucu maktulün vefat ettiği anlaşılmıştır." ifadesine yer veriliyor.

Sanığın olası kastla hareket ettiği, olayın kastedilenden daha ağır sonuçlandığı aktarılan iddianamede, sanık H.D.S'nin ''çocuğu, beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi olası kast ile öldürme'' suçundan, müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.

AA

Okunma Sayısı: 595
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı