"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sel mağdurları konuştu: Perişan ve çaresiziz

04 Ekim 2017, Çarşamba 00:41
Çayeli ilçesi Senoz Vadisi köylerini etkileyen sel ve heyelan sonrası köylerde yaşayan vatandaşlar yetkililerin ilgisizliğinden yana şikayetçi oldu. Yeşiltepe Köyü Dernek Başkanı Mustafa Yeşildağ, “Devletimizin hiçbir yetkilisi Yeşiltepe köyü’nün merkezine çıkmadı” dedi.

Rize’nin Çayeli ilçesi Senoz Vadisi köylerini etkileyen sel ve heyelan sonrası köylerde yaşayan vatandaşlar yetkililerin ilgisizliğinden yana şikâyetçi oldu. 28 Eylül 2017 Perşembe sabahı derelerin taşması sonucu Senoz Vadisi’ndeki yollar tahrip oldu ve köy yolları ulaşıma kapandı. Vadideki Gürpınar Köyü’nde ise bir evin yıkılması neticesinde bir kişi vefat etti, bir kişi de ağır yaralandı. Vefat eden Songün Tolan’ın cenazesi savcının cenazeyi görmesi icap ettiği için, ancak vefatta sonra 3. gün defnedilebildi. Yaralı Esma Tolan ise yollar kapalı olduğu için helikopterle Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. 

TarihÎ cami tehlike atlattı

Ormancık Köyü’nde bulunan ve ahşap işçiliği ile büyük ilgi gören tarihî cami de yanında akan derenin taşması sonucu tehlike atlattı. Derenin getirdiği taş ve ağaçlar, cami yayındaki menfezi tıkayınca sular caminin alt katını doldurdu. Cami yanındaki lojman da yıkılma tehlikesi atlattı ve kullanılamaz hale geldi.

Mahsur kalanlara ulaşıldı

Ormancık Köyü Arenker (Ulaş) Mahallesi’nde mahsur kalan ve evlerinde yalnız yaşayan Semiha ile Hatice Çifçi de AFAD ekiplerince kurtarılarak köydeki komşularının yanına taşındı. Bu arada köylerdeki su borularının heyelanlar sebebiyle koptuğu ve çoğu köyün su sıkıntısı yaşadığı belirtildi. Dere yakınlarından giden bazı köy yolları ise tamamen kullanılamaz hale geldi.

Tepkiler sanal Âlemden duyuruldu

Senoz Vadisi Kaptanpaşa Yeşiltepe Köyü’nde yaşayan ve heyelanlar sebebiyle mağdur olduğunu söyleyen Emine Aygün, facebook sayfasında yaptığı bir yorumda yaşadıklarını şöyle anlattı: “Herkes perişan, her gün ölüyoruz. İçmeye bile suyumuz yok. Afetten de öte isim koyamıyoruz. Bütün çay tarlalarımız, evlerimiz, mallarımız, canımız gitti. Var mı ötesi? Herkes elini vicdanına koysun. Perişan ve çaresiziz gerçekten. Allah kimseye vermesin bir daha.

“Derdimizi dile getiren sahip çıkıp duyarlı olan herkesten Allah razı olsun. İnan çok mağduruz. İnanın hiç kimsenin kılı kıpırdamıyor. Ben kendi adıma söyleyeyim 3 dönüm tapulu çaylık sele karışıp gitmiş. Yekûn bakarsan çok daha fazla. Herkesin böyle. Nereye kadar? Bir de bizim yani Senoz Vadisi’nin çayları organiktir. Çayımız bitmiş, işçi yevmiyeler çok yüksek. Şimdi de sel aldı. Geri döndürülemeyecek şekilde çaylıklarımız hep uçurum oldu. Bizlere kalıcı birşey yapsın, uygulasınlar. Yolumuz gitti teleferik vardı o gitti. Araba yolu yapılması lâzım. İnsan gücüyle ulaşamayız çok mağduruz. Nasıl o çaylılara ulaşırız ki? Arazilerimiz tam bir uçurum olmuş. Gelip tek tek tesbit etsinler. Ya da bize bir yol göstersinler. Kaç sene var afat oluyor kimse ilgilenmiyor. Hükümet büyüklerimiz bize hiç ulaşmadı. Kim kime dum duma. Geçen sene sözde geldi baktılar, ama orada kaldı. Sadece evleri gidenlere yardım ettiler. Mal olmazsa ev olur mu? Önce mallar, çaylıklar köylünün mağduriyeti kollanacak. Bence ev mal yapamaz, ama mal ev yapar ve o çaylarla geçinir. Çok mağduruz bunu basite almasınlar. Herkes duyarlı olsun. Kamerayla gelsinler, basın gelsin, artık konuşalım. Dertlerimizi arz edelim. Bıçak kemiğe dayandı, yeter. Bu yazdıklarım önemli. Paylaşın, herkesin kanayan yarası gerçekten yorulduk. Geçinemiyoruz yazmakla olmaz, basın gelsin konuşalım. Köylü olmadan şehirli hiç olmaz. Kimse unutmasın biz atalarımızın bize bıraktığı topraklarımızı asla bırakmayız. Herkes bilsin milletin sabrı taştı. Artık Allah rızası için el atın. Ankara duy sesimizi. Aç ayı oynamaz. Çok mağduruz. İnan yorulduk, bittik. Yolumuz malımız gitti. İçmeye suyumuz yok. Yağmur suyu içiyoruz, gelsin baksınlar basın buraya gelsin.

“Hiçbir bilgiye sahip değiller”

Yeşiltepe Köyü Dernek Başkanı Mustafa Yeşildağ da facebook sayfasında şunları yazdı: “28.09.2017 Perşembe günü Çayeli Senoz Vadisi’nde aşırı yağmur yağması sonucunda belki de tarihin en büyük sel ve heyelan felâketi meydana geldi. Bir vatandaşımız hayatını kaybetti ve bir vatandaşımız da yaralandı. Üç ev heyelan sonucu yıkıldı. Özellikle Yeşiltepe Köyü’nde çok ciddî hasar meydana geldi. Çok sayıda ev tehlike altında. Yeşiltepe Köyü yolu kapalı. Yolun bir bölümü tabanıyla beraber, bir bölümü kısmen olmak üzere ulaşıma kapalı. Çok ciddî bir çalışma ile ancak bir haftaya geçit verilebilir. Köylü kendi imkânlarıyla arızalanan su şebeke hattının arızasını giderdi. Şu anki durum vaziyet bu. Benim sosyal ve de güçlü devletimizin hiçbir yetkilisi Yeşiltepe Köyü’nün merkezine çıkmadı. Köyün muhtarı ile veya derneği ile iletişime geçilmediği gibi köyün ne durumda olduğu konusunda hiçbir bilgiye de sahip değillerdir.”  

Yaşanan afetler ne bir başlangıç, ne de son

TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Ahmet Ali Kork da, “Bölgede yaşanan afetler ne bir başlangıç ne de sondur” dedi. TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Ahmet Ali Kork, yaptığı açıklamada yeşil örtünün tahribi, ormansızlaşma, açılan arazi yolları, yanlış tarım uygulamaları ve imar planları, çarpık kentleşme, arazilerin yeteneklerine göre kullanılmaması, dere yataklarının mühendislik disiplinini esas alan bir anlayışla ıslâh edilmemesi sonucu sık sık sel ve heyelanlarla karşılaştıklarını belirtti. Kork, ”Bölgede yaşanan afetler ne bir başlangıç ne de sondur. Yanlışımızdan dönmediğimiz ve önlem almadığımız sürece, bu tür felâketlerin sonu gelmeyecek, aksine daha sık aralıklarla ve daha şiddetli olarak karşımıza çıkacaktır. Bu afetlerde hayatlarını kaybeden insanlarımızın ve akıp giden canlı verimli topraklarımızın telâfisi mümkün değildir. Toprak üretilemeyen bir kaynaktır ve oluşumu için binlerce yıl gerekmektedir. Doğu Karadeniz Bölgesi’nin jeolojik, topoğrafik, iklim, toprak yapısı gibi özellikleriyle bu tür afetlere açık bir yer olduğu bilinmektedir. ‘Dereler 40 yılda bir yatağını yoklar’ özdeyişi son yıllarda nerdeyse yılda bir gerçekleşmektedir. Bölgenin doğal özelliklerinin yüz binlerce yıldır bu şekilde olduğu gerçeğinden hareketle insan faktörünün etkileri sorgulanmalıdır” dedi.

 

HABER: MAHMUT GÖREN - RİZE

Etiketler: rize, sel
Okunma Sayısı: 1235
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı