"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Güllerin dili

Yusuf Selim
13 Ağustos 2017, Pazar 00:20
Gül hep hüzün çağrıştırır bende.

İçinde masumiyetin gizlendiği bir hüzün. Hani bazı çocuklar vardır, masumiyetleri yüzlerine akseder. Kendilerine yöneltilen haksızlığı, zulmü sadece masumiyetleriyle savunurlar. Sen de kalkar onun eli ayağı, dili dudağı olursun. Onun adına bir şeyler yapmaya kalkarsın. Belki de ondandır; altından da olsa kafesindeki mazlûmiyetini çığlıklarıyla haykıran bülbülün vatan hasreti. Bülbül bu haliyle kendi cinsinden olanların dili olurken gül de aynen öyle bir vazife yüklenir zayıf omuzlarına. Hem zayıf, hem masum, hem vazifeşinaslık…

Gülde öyle bir masumiyet hissediyorum. Zulme de gerek yok aslında. En basitinden hak ettiği değer ve neticesinde iltifatını bulamama karşısında müdafiliğine soyunası geliyor insanın. Hem olabildiğince sadelik, hem ruhu başka bir güzelliğe ihtiyaç bırakmaksızın besleyecek zenginlik okunuyor üzerinden. Belki de ondandır; Efendimiz’le (asm) özdeşleştirmişiz. Belki de ondandır, çok sevilir gül bütün çiçekler içerisinden. Belki de ondandır çok severim gülü, ama çoook...

 Dersler verir bakana, okuyana. Aslında her şey ayrı bir derstir insan için. Bu zaviyeden, bütün çiçekler ayrı ayrı ders vermektedir insana. Ama ne hazindir ki insan ihmal etmiştir gülü hemcinsi diğer çiçekler gibi. Başıboş, sergerdan görmüş, öylesine yalnızlıklarına bırakmıştır her birini. Hep aklıma (özür dilerim) darı peşindeki tavuk gelir; bulduğu altın, yakut, elması bir darı danesiyle değiştirmeye kalkışacak kadar zavallı tavuk!

Evet, dersler verir gül; okuyana, okumak isteyene, dilinden anlayana. Dolu kabı taşırmayan gül yaprağı gibi olmalı insan der meselâ; kimselere ağırlık vermeyen, kimseleri zerre miskal incitmeden, istiskal etmeden… Bütün güzelliğini üzerinde sergilerken, kendinden de taviz vermeksizin, ama kimselere ağırlık vermeden yaşamalı der sanki. Dışa doğru hafif mi hafif; taşıdığı anlamlar deryasıyla içinde derin mi derin... İstenirse ve samimî ise olabiliyormuş dedirten bir duruşla. Hem vakûriyet, hem izzet, hem de zirvelerde tevazu dersi. Hem güzellik, hem kıymetlilik, hem farkındalık, hem sadeliği içinde zenginlik, hem de bütün bunlarla birlikte şımarmadan ve ne oldum demeden son derece dupduru kalabilme… 

Hele farklı renklerinin ayrı ayrı tedai ettirdiği hissiyât ve neticesindeki dersleri âdeta büyüleyecek kadar etkiler insanı. Onun için boşuna değildir gülün renklerinin retoriği, ifade ettiği dilleri. İletişiminin vesileliği...

Kırmızının karşısında sevgi, aşk başlar konuşmaya. Gül denilince de öncelikle kırmızı rengi akla gelir; en evrensel bir sembol olarak. “Seni seviyorum” demenin sessiz bir ünvanı halini almıştır âdeta. Böyle de kabul edilir olmuştur gönüllerde nesilden nesile. 

Gonca halindeki kırmızı gül de başlayacak olan masum bir aşkı ifade eder dolayısıyla. Beyaz güller saflığı ve masumiyeti haykırır gönüllere. Belki de ondandır; gelini beyazlar içinde görmek ister insanlar... Pembe güller mutluluğu işaret eder, minnettarlık ve imrenme hissi çağrıştıragelmiştir hep.. Yanakların pembe pembe gül açması mutluluğun göstergesi değil midir, zihinlerde yerleşen anlamıyla?

Sarı güller bir arkadaşlık dâvetidir bu ilk merhalede, ardından kırmızıya kapı aralayacak türden bir girizgâh mesabesinde... Onun içindir ki kenarları kırmızıya çalan sarı gül arkadaşlıktan aşka dönen sevgi anlamına gelir adeta.

Evet güller, bütün çiçekler gibi konuşur bizlerle. Varlık âleminde arz-ı endam eden bütün her şey gibi; güller de konuşur ve  dillerinin anlaşılmasını isterler..

Okunma Sayısı: 1475
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zeliha ozpamukcu

    13.8.2017 11:52:51

    Gul kokusunda bir yazı olmuş, ne kadar hasretiz güllere.Ellerinize sağlık

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı