"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

10 Liralık Ceviz (!)

Zübeyir ERGENEKON
08 Aralık 2017, Cuma
Eğer gayet mebzuliyetle elimize geçen şu san’atlı meyveler, Vahid-i Ehadın malı olmazsa bütün dünyayı verse idik, bir tek narı yiyemezdik!” (Sözler)

Sokak tezgâhında satılan cevizlere doğru yöneliyorum. Ceviz satıcısının tezgâhı hareketli. Fiyatını soranlardan, cevizin kalitesini anlamaya çalışanlardan ve ceviz alanlardan mürekkep bir kalabalık var tezgâhın önünde. Cevizin çok faydalı bir yemiş olması karar verme süremi kısaltıyor ve ben de tezgâhın önündeki kalabalığa karışıyorum…

Bir teyzemiz birkaç tane cevizi alıp kırıyor ve içine bakıyor. 

Denediği birkaç ceviz çürük çıkınca da tepkisini belli ediyor ve bu yazının sebeb-i vücudu olan şu cümleler dökülüyor dilinden: “10 liralık ceviz bu kadar olur işte!”

O anda donup kalıyorum ve teyzemizin kullandığı bu cümlelerde beni rahatsız eden hissin ne olduğunu anlamaya çalışıyorum. Aynı zamanda bu hisse kuvvet veren iman dersine odaklanıyor zihnim…

Aklıma Lokman Hekim’e atfedilen kıssa geliyor öncelikle. Kalın dudaklarına ve siyah derisine şaşkınlıkla bakan zata Lokman Hekim’in: “Birader! Neden öyle şaşkın bakıyorsun? Boyayı mı beğenemedin yoksa boyacıyı mı?” diyerek mukabele ettiği rivayet edilir. Teyzeme de söylenecek en güzel sözlerden birisi bu her halde. Ah be teyzecim! “San’atı mı beğenmedin, San’atkârı mı?”

Rabbimiz hem çok san’atlı yaratır hem de çok bol. Bu kesretli yaratılış, fakr ve acizliğimizi bilen Rabb-i Rahimimizin hikmetli bir tasarrufudur. Vahyi dinlemeyen felsefe ve mimsiz medeniyet ise bir şeyin çok olmasını kıymetsizlikle açıklar. Diğer taraftan da Rabbimizin bin bir esmasının tecelli ettiği nimetlerin kıymetini sadece ‘fiyatıyla’ değerlendirir.

‘Nihayet derecede mebzuliyet içinde, nihayet derecede san’atça ve kıymetçe yüksek’ olan Rabbimizin nimetlerinin kıymeti para ve pul ile ölçülemez. Rabbimizin vahdetini, rahimiyetini gösterir ucuzluk ve suhulet… Üstadımız bunu ifade ederken vahdet hakikatini zikreder ve vahdet ve ferdiyet olmazsa bu durumun ne kadar vahim bir boyuta ulaşacağını şu şekilde ifade eder: “Gözümüz önündeki gayet kıymettar şeylerin gayet derecede ucuzluğu ve nihayet derecede mebzuliyeti hiç kalmayacaktı. Şimdi kırk para ile alacağımız bir kavunu, bir narı kırk bin lira ile de yiyemezdik.” (Lem’alar) Böylelikle nimetlerin kesretindeki vahdet tecellilerine dikkat çeker.

Bolluk vahdetin eseridir. Ucuzluk, tevhidin işaretidir; bir olan Zat’ın vahdaniyetiyle işler “Ol der oluverir” kolaylığında halledilir. Varlıklar ve nimetler ‘vahdet’ hakikatine binaen suhuletle yaratılır anbean. 

Üstadımız bu hakikati Lem’alar’da şu şekilde özetler: “Dünyadaki bütün suhulet, bütün ucuzluk, bütün mebzuliyet vahdetten gelir ve ferdiyete şehadet eder.”

Vahdeti ve rahmeti gösteren Niam-ı İlâhiyeyi bu yüzden fiyatıyla ölçmeye kalkmak nimetin hakikî kıymetini bilmemektir ve nimet verenin farkına varmamaktır. Ah be teyzecim! “Beşerin bulaşık eli karışmış” deseydin, muhafaza şartlarına uyulmadığını ifade etseydin de “10 liralık ceviz” demeseydin. Eğer vahidiyet ve mebzuliyet hakikati olmasaydı, dünya kadar paran olsa dahi o bir tek cevizi alabilir miydin? Çürük diye ehemmiyet vermediğin elindeki o cevizi, dünyanın bütün bilim adamları toplansa, ‘teşkil etmeye’ iktidarları yeter mi?

San’atı beğenmemekten, San’atkârı beğenmemek çıkar… Acziyetimizin ve iktidarımızın binler derece fevkindeki harika işler ve eserler hakkında konuşurken daha fazla dikkatli olmamız gerektiği düşünceleriyle ayrılıyorum sokak tezgâhından…

Okunma Sayısı: 1311
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı