"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Nurlar’la nurlanmak ihtiyacı

Abdullah ŞAHİN
23 Aralık 2018, Pazar
Fıtraten beşerin ihtiyaçları, maddî ve manevî varlığına göre, dar manada dünyanın her köşesine ve geniş manada ise kâinatın her tarafına yayılmış olup, ehemmiyet sırasına göre muhataplarını alâkadar etmektedir.

Meselâ, her an havaya muhtaç olan insan, yemek, içmek vb. nimetlere ise belli aralıklarla ihtiyaç hisseder.

Bu konuda, yaratılış olarak, ihtiyaç hissedenin ve edilenin de aynı anda hem maddî, hem de manevî cihetinin olması ise ayrı bir gerçektir.

Aslında ihtiyaçlar ne olursa olsun, esas olan bunlarda kurulacak sağlam dengelerdir.

Diğer bir ifadeyle, insan merkezinde dar dairede ruh-beden, geniş dairede ise dünya-ahiret arasında kurulacak denge insanın bütün maddî ve manevî hayatını şekillendirir. Bu dengenin bir diğer adı da dünya-ahiret mutluluğudur. Dehşet ve fitne asrı olan içinde yaşadığımız ahir zamanda, Kur’ân’ın ve Sünnet-i Peygamberinin nurundan süzülüp ikram edilen Risale-i Nur hakikatleri, bu asır ve gelecek asırlarda beşerin bütün bu ihtiyaçlarını karşılayarak ruh-beden ve dünya-ahiret dengesini, sağlayacak beklenen Nurlar olduğu, başta İslâm âleminde olmak üzere dünyanın her tarafında muhataplarına sağladığı Nurlar ve mutluluklarla kendini ispat etmiştir.

Her insanın, en azim meselesi olan, dünyalar büyüklüğünde bâki saadet saraylarını kazanıp kaybetme dâvâsını, taliplerinin yüzde doksanına kazandıran böyle bir dâvâ vekiline bigane kalmak, elbette kâr-ı akıl değildir.

Bu muhteşem Kur’ân hakikatlerinin müellif ve müfessiri olan Bediüzzaman’ın insanlık tarihine geçen şanlı iman dâvâsı mücadelesinde yanıbaşında olan savf-ı evvel Nur kahramanları, bu asır ve gelecek asır insanlarının ve özellikle Türk gençliğinin Nurlar’a olan ihtiyaçlarını ve bunun sonucu elde edecekleri maddî ve manevî kazançlarını aşağıdaki veciz ifadeleriyle anlatırlar:

“Biz Türk gençliğinin Risale-i Nur’a ihtiyacımız, kapalı zindanda kalmış bir kimsenin havaya ve zifirî karanlıkta bulunan bir adamın ziyaya ve çöldeki aç ve susuz kalmış bir insanın suya ve gıdaya ve denizde boğulmak üzere bulunan herhangi bir kimsenin cankurtaran gemisine olan ihtiyacından binler derece daha ziyadedir.” (Mustafa Acet Afyon Müdafaasından, 14. Şuâ sh: 895)

“Risale-i Nur, yirminci asrın Müslümanlarını ve bütün insanları koyu fikir karanlıklarından ve müthiş dalâlet yollarından kurtarmak için müellifin kendi ihtiyariyle değil, bir ihsan-ı İlâhî olarak yazılmış olan ilhamî bir eserdir. İşte insan üzerindeki tesiri pek büyük olan böyle bir eseri devamlı olarak teenni ile ve lûgatların mânâlarını öğrenerek, dikkatle okuyabilseniz, geceli gündüzlü çalışan birçok Nur Talebeleri gibi siz de büyük bir huzur ve saadete kavuşursunuz. Hem gayet cevval ve faal bir hâle gelirsiniz. O kudsî eserleri günlerce okuyabilmenin ilâhî hazzı ile çırpınırsınız. Bu gibi kıymeti ölçüye sığmayan eserlerle meşgul olabilmek için beş dakikayı bile boşa geçirmezsiniz. Ve hem daima cebinizde, çantanızda Nurlar’ı taşımak, okumak, daima okumak için zamanlarınızı büyük bir kıymetle kıymetlendireceksiniz. Nurlar’ı okumak sevgisiyle, Nurlar’ı okumak heyecanıyla, Nurlar’ı okumak ihtiyacıyla yanacaksınız (Zübeyir Gündüzalp)

Bütün bu hedeflere ulaşmak ise, elbette, keyfiyet olarak ömür sermayemizin günlerini Nurlar’la Nurlandırmaktan geçer. 

Kur’ân hakikatlerinin ilânındaki Risale-i Nur mesleğini en iyi tatbik eden Zübeyir Gündüzalp Ağabey bunun yolunun devamlı Nurlar’la haşir-neşir olmaktan geçtiğini: “Okuyamamaktan kork! Risale-i Nur’u günlük 10 sayfa okuyan kendini kurtarır, 15 sayfa okuyan gayrete gelir, 20 sayfa okuyan hizmet eder.” sözleriyle özetler.

Ne mutlu o adam ki, Nurlar’la Nurlanmakta hissesi ziyade olanlara...

Okunma Sayısı: 1319
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı