"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Devletin içindeki o kafanın içindeki devlet

Ahmet BATTAL
05 Nisan 2020, Pazar
Cumhurbaşkanı belediyelerin (ama elbette muhalefetin elindeki belediyelerin) yardım toplayıp dağıtmasını engellemeye yönelik olarak “devlet içinde devlet olmaz, buna izin vermeyeceğiz” dedikten ve Diyanetin de “bu senelik zekâtınızı devlet aracığıyla verebilirsiniz” iftasından sonra başlayan tartışmalarda ilginç şeyler yazılıp söylendi.

Bunlardan biri de İslam devletinde zekât toplama hakkının ve görevinin “münhasıran” devlete ait olduğu iddiası idi. 

“Bu çağda bu kafa” diye bir alto-motto vardır ya. Tam olarak bu çağdaki bu kafalara uyuyor. 

Bu kafa, dinî kaynakları ihlâs odaklı okumuyor. 

Onları okusa da çağı okumuyor. Hulus-u niyeti faydasız yani.

Çağı okusa başına gelecek belli. Mesela eski zamanda teoride var olan, ama pratikte var olmayan bir hakkı, muhalefet etme hakkını, ne yapacak? Ya da bugünün partili demokrasisini, yönetimde vali/belediye başkanı çift başlılığını neresine koyacak? Çift başlı kartal çalan hırsız gibi cebine mi!

Bu kafa Türkiye Cumhuriyeti Devletini eskiden beri İslam Devleti olarak görüyor olsa mesele yok. Ama nerede…

Bu kafa devletimizin AKP ile birlikte İslam Devleti olduğuna iman ediyor. O kafanın kulağına sormak lazım: Ne ara, ne çabuk, hangi sebeple İslam Devleti olduk? Eskiden beri var olan Diyanet İşleri Başkanını tayin eden kişi onun kadar iyi tecvitle Kur’an okuyor diye mi mesela? 

Geçelim ve kabul edelim ki devletimiz İslam Devleti (ki biz dindar milletin devletinin de bilmânâ dindar olacağını düşünenlerdeniz).

O zaman bu kafa devletin bir birimi olan belediyeleri (dikkat ediniz, “belediye başkanlarını” değil, “belediyeleri”) neden ve nasıl İslam dışı ilan ediyor? 

Hepsini etmiyorsa neden bazı belediyeleri İslam dışına atıyor? Başkanlarının partisinden dolayı mı? Buna hakkı var mı? 

Zekât ve diğer yardımlara aracılık konusunda tek yetkili devlet olacaksa “özel sektör”ü ve bilhassa gönüllü hizmetleri, “üçüncü sektör”ü, “beşinci sektör”ü v.d.  nereye koyacağız?

Devleti her konuda tek yetkili ve tek otorite yapmaya kalkışan/çalışan dinde hassas ve fakat akıl ve muhakemede noksan zevatı tek kelimeyle ve tek tek “tebrik edelim” ki evde kalsınlar! Evlenip çoğalmasınlar. 

Hem, modern devletin işi, “sosyal devlet” bile olsa, yardım toplama işine aracılık mıdır?

Devlet kendi kamusal kaba kuvveti ile tek bir şey toplar: Vergi. 

Ve devletin topladığı vergilerle ilgili görevinin tek bir sınırı vardır: Tüm vatandaşları arasında sosyal adaleti sağlamak. Dinli dinsiz, sağlı sollu, akıllı deli, aklı karalı fark etmeden… 

Tam şimdiki gibi!

Okunma Sayısı: 2929
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı