"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kör kazlar topal ördeklere karşı...

Ahmet BATTAL
09 Nisan 2019, Salı
Bir zamanlar, pek de uzak olmayan zamanlar…

Bir ülkede ki pek yakın bir ülke…

Bir ördek ki o biçim bir ördek…

Her nasılsa, yani hakikaten her nasılsa yani kaderin cilvesiyle…

Başkan olmuş vilayetine…

Zaten paytak yürüyormuş, ama

Hasımları kıskanmış onun ördek başkan olmasını.

Ve yolmuşlar tüylerini,

Kırmışlar kolunu kanadını!

Ve dahi “kanun var” diyerek kesmişler bir bacağını…

O ördeğin lakabı o zamandan beri “başkan topal ördek” olmuş.  

Topalmış, ama gözü de açıkmış hani.

Ülkenin başkanına derdini bir şekilde anlatabilmenin yolunu aramış. Bulmuş da.

Bakmış ki şehrin ana arterleri, bulvarları, meydanları belediyenin tasarrufundadır. 

Işıklı ilan panolarıyla donatmış buraları.

Her hafta değişen vecizeler hazırlatmış:

-Biz dostuz yahu…

-Gururlanma kazbaşkan senden büyük Allah var.

-Seni de beni de gömecekler bir gün aga…

-Bu kesikbacağın hesabını kim verecek?

-O günleri hatırla. Birileri de senin bacağını kesmişti, memnun olmuş muydun!

-Adalet isteriz hem de herkese…

-Bacağım kesik, ama imamın oğluyum yahu!

-Men dakka dukka. Tak edene tuk ederler. 

O ülkenin devletinin başkanı, o şehri çok severmiş. Orada sarayları ve yavrusarayları varmış. Sarayından her çıktığında neredeyse her duvarda bu mesajları okumaya başlamış.

Bir böyle, iki böyle. Ama çok can sıkıcı elbette.

Hatta bir ara sarayından hiç çıkmadan yaşamayı bile düşünür olmuş kazbaşkan. 

Hatta hatta, bakmış olacak gibi değil, topal ördeğin ikinci ayağını da kesmeye niyetlenmiş. 

Fakat mağdur edebiyatının avantajlarını çok iyi bildiği için bundan vazgeçmiş. 

Onun yerine bilbordlardaki o yazıları okuyamıyormuş numarası yapmaya karar vermiş. 

Gözüne siyah bir gözlük takarak dolaşmaya başlamış. 

Ancak çok geçmeden, böyle yapmakla aslında hayatının hatasını yaptığını anlamış. 

Zira herkes ona artık “kör kazbaşkan” lakabını uygun görmüş. 

Onlar çıkmış kerevetine…

Okunma Sayısı: 2580
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gündüz Alp-2

    9.4.2019 15:36:00

    Yerel seçim, sonucu itibariyle iktidar cenahını" mail-i inhidam" duvar haline dönüştürdü. Sonucun değişmeyeceğini bile hukuku ve kurumları bu kadar zorlamaları, hukukun üstünlüğünü "üstünlerin hukukuna"" dönüştürme çabaları, halkta kendi aleyhlerine algı oluşmasına, itibarın yanında güç kaybını sonuç verecektir. Çünkü (iç-dış dünya) herkes sonucu endişe, tereddüt ve kaygıyla izlemektedir. Yerel seçim yarışı, demokrasi ve hukuk mücadelesine evrilmiş durumda. Demokrasi ve hukukun (er-geç) galip geleceği ise izahtan varestedir. Şu anki mücadele, ülke için vakit ve nakit, emek ve enerji kaybı demektir. Yerel seçimi kazananlar belde hizmetlerine, iktidar da başta ekonomi olmak üzere asli görevine -acilen- dönmelidir. Kaybet-kaybet üzerinde cereyan eden bir kavganın kazananı olur mu? Yoksa bu kavga niye? İktidar "yenilen pehlivan" psikozundan kurtulmalıdır. Nasılsa 4.5-5 yıl sonra bir güreş daha olmayacak mı? O halde?....

  • Gündüz Alp

    9.4.2019 15:20:31

    Sn. Battal, malum 16 Nisan halk oylamasında metaforu "at" idi. Ve "atı alan Üsküdar'ı geçmişti." 31 Mart (vak'asında) yani yerel seçiminde de metafor "topal ördek." Doğrusu, iktidar cenahı "metafor" üretmekte hayli maharetli. Keşke bu maharetini ülkeyi "uçuşa geçirmek" ve "şahlandırmak" için de kullanmış olsaydı! Yerel seçim tam bir ittifaklar arası savaşa sahne oldu. Savaşın silahları yalan, iftira, tehdit ve hakaretlerdi. Sonuç? Bu menfi silahı kullanan tarafın "Kibrine Yenik Düşmesidir." Tabiki anlayana! Bütün ülkenin sayım sonucu tamam sayılır, lakin İstanbul hâlâ devam. Tuhaflığa bakar mısınız? Küçük ortak "Bir oyla bile seçim kazanılır" derken, büyük ortak "13-14 bin farkla seçimi kazandım havasına girilmemelidir" diyor. Milli irade sahibi oy kullanan vatandaş şaşkın. YSK iki arada bir derede. Altı sakal üstü bıyık. Yetkin hukukçular "Gerekçesiz ve delilsiz itiraz kabul değil" diyor. Ortalık toz duman. Yani "atı alan (bu sefer) Üsküdar'ı geçemedi." Cıngar bundan çıkıyor!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı