"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Devleti ayakta tutan unsurlar

Ali FERŞADOĞLU
03 Temmuz 2019, Çarşamba
Devlet insanlara hizmet etmek için vardır.

Yoksa, insanlar devlete hizmet etmek için var değildir. Devlet hizmetkârdır, vatandaş, efendididir.

“Devlete, efkâr-ı âmmenin hâkim olduğunu” (İçtimâî Reçeteler-2:272) söyleyen Said Nursî, 1908 yılında, Selânik Hürriyet Meydanı’nda, devletin  devamını sağlayan vasıfları da sıralar: İttihad-ı Kulûb, muhabbet-i millî, maârif, terk-i sefâhet, sa’y-i insânî. (Divan-ı Harb-i Örfî: 56)  

Şimdi bunları kısaca açalım:

1- İttihad-ı Kulûb (gönül birliği): Devletin bütünlüğünün korunması için, gönül birliğinin sağlanmasının şart olduğunu, “Tevâif-i mülük temelleri hükmünde olan anasır-ı muhtelife (etnik gruplar) kulüplerinin ittihadının” bütünlüğünü muhafaza eden teşkilâtlanmayı esas almaktadır.

2- Muhabbet-i millî: Halkı ve dolayısıyla devleti bir arada tutan unsurların başında millî sevginin geldiği muhakkaktır. Bu da, “Muhabbetin sebepleri, imân, İslâmiyet, cinsiyet ve insâniyet gibi nûrânî, kuvvetli zincirler ve mânevî kalelerdir.” (Hutbe-i Şâmiye, s. 46)

Görüldüğü gibi, İslâmiyetin cihanşumûllüğü, Bediüzzaman’ın devlet felsefesindeki anlayışına yansımıştır: Yâni, devlet, hiçbir fark gözetmeksizin, hukukta, fikir hürriyetinde, herkese eşit muâmele yapmalıdır ki, millî muhabbete dayalı bir devlet teşekkül edebilsin.

Bu hususlar anlaşılmadan, “Şeriata dayalı din devleti kurma” fikriyle yola çıkıldığında; pek çok kesim fuzûlî bir şekilde korkutulur. Sebebi de, zedelenen İslâm ahlâkı ve terbiyesidir. Hele üslûp ve ifade tarzı da rijit, sert ise, şahıslar da ürker ve karşı cephe alırlar.

3- Maârif (ilim, bilgi): Bediüzzaman, öngördüğü devlet modelinin güçlü olabilmesi için, gerek ferdlerin, gerekse de âile ve cemiyetin, isabetli bir eğitim sistemiyle yetiştirilmeleri gerekir. 

Maarifteki temel esprisi de şudur: “Vicdânın ziyası ulum-u diniyedir, aklın nûru fünün-u medeniyedir. İkisinin imtizaciyle hakikat tecelli eder.” (Münâzarât, s. 127) Yâni, yeni fenleri medreseye sokmak, din ilimlerini de, imân ve ahlâk bilgisini de fen ilimleriyle birlikte vermek...

Ayrıca, “Bir millet hukukunu bilmezse, en hâmiyetli kişiler dahi müstebit olur” teşhisini koyarak, maârif, eğitim ve bilginin, devlet mekanizmasının sağlam bir şekilde işletilmesinin sebeplerinden gösterir.

Terk-i sefâhet: Devletlerin çökmesi, batması ve yıkılmasının sebeplerinden birisi “adâlet ve emniyeti” temin edememelerinin yanında, “sefaheti” teşvik etmeleri veya önlememeleridir. Tarih, pek çok devletin, sefahet yüzünden battığını gösteriyor.

Sa’y-i insânî: Devlet düzeni, ancak fertlerin iş bulup çalışabilmeleri ve emniyet ve sosyal güvencelerinin verilmesiyle sağlanabilir. 

Bunlara dikkat çeken Bediüzzaman, aslında, “modern devlet” anlayışının da unsurlarını verir.

Okunma Sayısı: 1202
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı