"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir Cuma’nın izleri

Ali Rıza AYDIN
20 Haziran 2019, Perşembe
Ramazan Bayramı’ndan sonraki Cuma Namazını Hacı Bayram Velî Cami-i Şerifinde kıldım. O gün, orada, Ankara’da misafir olarak bulunduğunu belirten Adana İl Müftüsü Hasan Çınar, toplum hayatının hâl ve gidişini konu alındığı; bunun müsbet ve menfî yönlerinin Kur’ân ve Sünnet açısından tahlilinin yapıldığı doyurucu bir vaaz îrâd etti.

Suçlamayan, dışlamayan halâvetli bir üslûp…  

Vaazının bir yeninde, hoca efendi hazır bulunan cemaate -hatırladığım kadarıyla-, “Bugünün hatırası, size bir hediye vereceğim” dedi. “Hediyem, Mü’minûn Sûresinin ilk on âyeti. Bunu okuyun, hayatınıza uygulayın ve mümkünse, bu âyetten başkalarını da haberdar edin.”

Bunu söylerken “Mü’min” Sûresiyle iltibâs edilmesin diye, “Mü’minûn” ibaresini birkaç defa tekrarladı.

Cemaatten, “Aldık kabul ettik” makamında sesler işitildi.

Allah, muhterem hoca efendiden razı olsun. Bundan daha güzel bayram hediyesi ne ola?

Biz de, ahde vefâ sadedinde, köşemize derc ettik.

Cenab-ı Hak, bilinmesi tavsiye edilen Mü’minûn Sûresi’nin ilk on âyeti kerimesinde şöyle buyuruyor:

“Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

“1. Gerçekten mü’minler kurtuluşa ermiştir;

“2. Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;

“3. Onlar ki, boş ve faydasız şeylerden yüz çevirirler;

“4. Onlar ki, zekâtı verirler;

“5. Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;

“6. Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.

“7. Şu hâlde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.

“8. Yine onlar (o mü’minler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;

“9. Ve onlar ki, namazlarına devam ederler.

“10. İşte, asıl bunlar vâris olacaklardır.”

Muhterem hocamızın hoşgörüsüne sığınarak biz de on birinci âyeti ilâve ettik. 

Tâ benim gibi ümmiler, buradaki “vâris” ibaresini fehmetsin:    

“11. (Evet) Firdevs’e (Cennetin en yüksek makamına) vâris olan bu kimseler, orada ebedî kalıcıdırlar.”

Haddi aşıp bu konuda sürçülisan etti isek, affola.

Kur’ân, bir cihette ne olduğumuzu, nereden geldiğimizi, nereye sevk edildiğimizi tebliğ eden, tarif eden bir rehber. Dünyadayken, âhireti yaşamanın rehberi!

Nasıl ki Lâtince adıyla prospektüs, ilâçların faydalarını, nasıl kullanılacağını yeterli miktarda; zararlarını ve yan etkilerini ise satırlar dolusu anlatıyor. Öyle de; Kur’ân-ı Kerîm’de insan nevinin, insanca; insana yaraşırca yaşamasını tarif ediyor.

Her cümlesi mesaj olan Kitâbullah, âyetleriyle, Sahib-i Kâinat’ın emir ve nehyini anlatmakta; Allah’ın, insanı, insanî değerlere muhatap eden vaatlerini bildirmektedir.

Çünkü insan, “insan”dır.

Yani, “İnsan İnfial, sual, duâ cihetiyle Rahman-ı Rahîmin aziz bir misafiridir. (Mesnevî-i Nuriye, 187)

İnsan olan her insan, bu değerin değerini idrak edip, bilmeli; Rabbimizin gösterdiği doğru yoldan gitmeli. 

Okunma Sayısı: 741
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı