"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir dolar hikâyesi...

Ali Serdar Beykoz
17 Mart 2019, Pazar 01:24
Bir şehirde yaşayıp diğerinde çalışmak nasıl bir duygudur bir çoğumuz bilmeyiz.

Ben bunu çok iyi bilirim. Çünkü bizzat bir şehirde yaşayıp bir başkasında çalışıyorum. Eski yıllarda uzay filmleri olurdu ışınlanırdı insanlar. Hoop bir yerdesin… Hoop diğer yerdesin... Tabi ki ben ışınlanmıyorum... Yüksek Hızlı Tren ile gidip geliyorum. Japonların saatte 600 km hızla giden trenleri var. Bizimkiler şimdilik 250 km hızla gidiyorlar. 500-600 km hızla gidenleri yapınca YHT trenlerimizin ismi ne olacak henüz kimse bilmiyor.

Nerelere gitmiş konu anlatmak istediğim YHT değil zaten...

Hızlı trende çok farklı bir dünya var. Her gün gidip gelenler birbirini tanıyor… Oldukça da samimî oluyorlar. Bu samimiyet bayanlar arasında güne dönüşmüş!.. Her ay bir çeyrek altın alıyorlar. Tabi kısırlar, börekler, çörekler, yok. Yalnızca çay var... İsteyene kahve…

Nerelere gitti gene konu…

Ve bu trende her meslekten insana rastlayabiliyorsunuz; müfettiş, muhasebeci, doktor, eczacı, akademisyen, inşaat mühendisi, harita mühendisi, sağlık departmanı, polis, subay… Aklınıza ne gelirse... Trende bu kadro ile hastane de kurabilirsiniz, banka da, mühendislik firması da... Hatta öğrenci tercih ederse üniversite de. “Hızlı Tren Üniversitesi, İşletme Bölümü...”, “Hızlı Tren Üniversitesi, Mimarlık Mühendislik Fakültesi...”, “Hızlı Tren Üniversitesi, Hemşirelik Bölümü.” 

Bakın bu birilerinin aklına gelseydi kesin olurdu!...

Nerelere gitti gene konu...

Alışkanlık oluyor hep aynı koltukta gidip geliyor insanlar... Sağım solum hep tanıdık... Herkesle sabahları selâmlaşıp bir iki kelime ediyorum. Sağ tarafımda oturan birisi var o hariç... Suratı asık bir arkadaş ben yaşlarda... Fakat ben ısrarla her sabah günaydınımı çekiyorum. Önceleri ters ters bakıyordu. Sonra ters bakmamaya başladı. Sonra o da günaydın demeye başladı. Şimdi muhabbet ediyoruz bazen. Bazen diyorum, çünkü genellikle ilk trende yolculuk etmenin raconu uyumaktır. 

Geçen vagon oldukça boştu ve uykum yoktu, biraz dertleştik. Adam aslında çok büyük bir sıkıntının içindeymiş. Eskiden çok neşeli bir adammış. Ve parası oldukça dolar alırmış. Öyle yüz dolar beş yüz dolar değil. Bir dolar. Hatta çocukları eşi de arttırdıkları harçlıklarından bir dolar alırlarmış. Bu yaklaşık beş bin dolar kadar olmuş. Hanımı, ”Bunları yüzlük yaptır..” dedikçe adam, “Yok böyle kalsın daha heyecanlı ve güzel oluyor..” diyormuş... Amaçları bir araba almakmış. Evde yastığın içine koymuşlar yastık yavaş yavaş büyüyormuş.

Sonrası malûm... Bozdurmaya ve evde bulundurmaya korkmuşlar ve hanımı hepsini yakmış. Beş bin dolar küçük memurlar için az para değil. Adam kahrından çökmüş.

Bu doların önlenemez yükselişini de bu yakılan dolarlara bağlıyor daha bir kahroluyor..

Dün trene bindim adam aşırı neşeli. Bir sarılış sarıldı bana kemiklerimi kıracaktı neredeyse. 

Sonunda baklayı ağzından çıkardı. Meğer hanımı dolarları yakmamış bahçeye gömmüş...

Okunma Sayısı: 2604
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı