"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu safahat hoşuna mı gidiyor veya korkuyor musun?

Atilla YILMAZ
04 Haziran 2019, Salı
Bediüzzaman’a sorulan bir sual ve onun cevabı:

1929 senesinde Bediüzzaman; talebelerinin kendisinden ısrarla sordukları üç suale karşılık, onlara bir mektup yazar.

Bediüzzaman’ın mektubu; ‘Aziz kardeşlerim’ diye başlamaktadır. Bu hitap önemlidir. Zira mektubun muhatabı Bediüzzaman’ın talebeleridir.

Bu sorulardan birisi çok enteresandır. Güncelliğini her zaman koruyan bir soru ve bir cevapla karşı karşıyayız. Bu soru ve cevap aynı zamanda, Bediüzzaman’ın talebelerinin de Nurculuk hareketinin serencamı içerisinde sürekli imtihanları olmuştur.

Soru şöyle:

‘’Dünyanın siyasetine karşı niçin bu kadar lakaytsın? Bu kadar safahat-ı âleme karşı tavrını hiç bozmuyorsun? Bu safahatı hoş mu görüyorsun? Veyahut korkuyor musun ki sükût ediyorsun?’’1

Bu soruyu Bediüzzaman’a soranlar kim? Onun talebeleri. Burası çok çok önemli. Bu sorunun sorulduğu tarih kaç senesi? 1929

1929’a kadar memlekette  olanlar, o günkü hal-i âlem bu sorunun sorulma gerekçesidir aslında. Bakalım bu süre zarfında neler olmuş:

1922’de saltanat kaldırıldı. 1924’te halifelik kaldırıldı. Medreseler kapatıldı. Şer’i mahkemeler kapatıldı.1925’ te şapka ve kılık kıyafet inkılabı yapıldı. Fes, sarık, cübbe yasaklandı. 1928’de harf devrimi yapılarak Kur’ân harfleri yasaklandı.

Peki, bütün bunlar olurken, Bediüzzaman ne dedi ve ne yaptı?

‘’Herkesin iman mukabilinde bu zemin yüzü kadar bağlar ve kasırlarla müzeyyen baki ve daimi bir tarla ve mülkü kazanmak veya kaybetmek davası başına açılmış. Eğer iman vesikasını sağlam elde etmezse kaybedecek.’’2 diyen Bediüzzaman bütün kuvvetiyle fertlerin ve cemiyetin imanını kurtarmaya kendisini adadı.

‘’Bana sen şuna buna niçin sataştın diyorlar. Farkında değilim. Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor. İmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye imanımı kurtarmaya koşuyorum.’’3 diyordu ve bütün mesaisini fertlerin imanını kurtarmaya yönelik, Kur’an  ayetlerini yorumlayarak  tefsir yazıyordu.

Ama bazı talebeleri tarafından ısrarla; Bediüzzaman’ın niye sokağa çıkmadığı, niye siyasete  karışmadığı ve yapılan bu kadar gayr-i ahlaki ve gayr-i İslami olaylara  niçin duyarsız kaldığı sorgulanıyordu?

Bu sorudan şunu anlıyoruz:

Bu tip sorgulamlar Nurculuk hareketi içerisinde her zaman olacaktır. Ve her zaman bu camianın içerisinden bir takım insanlar; Bediüzzaman’ın ‘müsbet hareketi’nin dışında yollara tevessül  edecektir.

Sokağı düzeltme adına siyasal yollara başvuranlar, siyasal İslamcı hareketlerle ortak hareket edenler illa ki olacaktır.

O gün Bediüzzaman’ın sağlığında, onun çizdiği yol haritasının dışına çıkmaya cesaret edemeyenler, yarınlarda bu ve benzeri soruları sorarak kendilerine başka başka yol haritası çizebilecekler ve dahi çizeceklerdir.

Aslında soru Bediüzzaman’ı; tüm bu olup bitenlere karşı siyasete lakayt kalmakla suçladı. Safahati hoş görmekle suçladı ve daha enteresanı Bediüzzaman’ın sessiz kalmasını korkaklık emaresi olarak gördü.

Bediüzzaman’ın damarına dokundurarak, harekete geçirme fikrinin de yattığı bu soruda, derinden derine bir tahrikte söz konusu.

Peki, Bediüzzaman kendisinin de damarına dokunduracak şekilde sorulan bu soruya nasıl cevap verecek bir bakalım:

‘’Kur’ân’-ı Hakim’in hizmeti, beni şiddetli bir surette siyaset aleminden men etti.’’4

‘’Toplumlar Müslümanım diyordu. Fakat toplumda Müslümanlığı yaşama arzusu azalıyordu. Çünkü imanı azalıyordu. İnancı zayıflıyordu. İman, amel ortaya koymak için yeterli enerji istek üretmiyordu.’’5

Bediüzzaman imanı ve itikadı güçlü nesiller yetiştirmek için kolları sıvamıştı. Bu sebeple; hem kendisi, hem talebeleri siayasetin kirine, pasına çamuruna, yalanına, talanına hiç heves etmediler.

‘’İşte açın bakın en yürekten İslamcı Bediüzzaman’da bir satır devlet lafı yoktur. Her şeyin başı imanı inkişaf etmiş, İslam’ı yaşama arzusu duyan insandır.’’6 

Bediüzzaman, menfaat üzerine hareket eden siyasetten sürekli Allah’a sığındı. Ne kendisi siyasete bulaştı, ne de talebelerini siyasete bulaştırdı. Parti patırtı kurarak siyasete katılmadı ve atılmadı.

‘’Laikliği de, milliyetçiliği de reddetmesine rağmen doğrudan siyasal faaliyet içine girmedi. Kemalist dönem boyunca yazıları yasaklandı.’’7

Ama siyasetin dışında kalarak siyasetçilere yön verdi, yol gösterdi, siyasi tercihte bulundu. Talebelerine de hangi partiye hangi sebeple oy vermeleri gerektiğini söyledi. O, talebeleri için yol haritasını hazırladı. Talebeleri de onun çizgisinden santim sapmadılar.

‘Korkuyor musun yoksa?’ Sorusunun cevabı enteresan.

Bütün hayatı boyunca; korkunun bir fırsatını bulup yanına yaklaşamadığı tek adamdır belkide o.

‘Bütün sergüzeşt-i hayatım şahittir ki, hak gördüğüm meslekte gitmeye karşı korku elimi tutup men edememiş. Hem neden korkum olacak? Dünya ile, ecelimden başka bir alakam yok. Çoluk çocuğumu düşüneceğim yok. Malımı düşüneceğim yok.’’ diyen Bediüzzaman, kendi tarif ettiği siyasi çizginin dışında; vefatından sonraları ortaya çıkabilecek, siyasal oluşumların ve hareketlerin de önünü talebeleri açısından tıkamış oluyor. Çizgisini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Elhasıl bu ve benzeri soruların sonu hep siyasal İslamcı hareketlerle kesişmiştir.

Not: Mübarek Ramazan Bayramının bütün memleketimiz ve  İslam âlemi için hayırlara vesile olmasını Allah’tan temenni eder okuyucularımızın bayramlarını tebrik ederim.

Dipnotlar:

1- Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat. YAN, s.52

2-Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, YAN, s.185

3-Bediüzzaman Said Nursi, Asay-ı Musa, YAN, s.250

4-Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, YAN, s.52

5-Yaşar Alpaslan, İslam Aleminde ve Maraş’ta Dini Hareketler, Etkileşim bas. yay. 2019, s.59

6- age., s.87

7- Erik Jan Zürcher, Turkey, A Modern History, çev, Yasemin Saner, İletişim Yay., İst. 2014

Okunma Sayısı: 1087
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı