"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Büyük bir skandal...

Cevher İLHAN
09 Mayıs 2019, Perşembe 00:21
31 Mart seçimlerinde YSK’nin İstanbul’da “bir kısım sandık kurullarında kamu görevlisi olmayan kişilerin görev yaptığı” gerekçesiyle İstanbul’da sadece büyükşehir belediyesi seçimlerini iptal etmesi tartışması devam ediyor.

Düşülen vartada, seçimin kaybedilmesinin ardından “mutlaka bir şeyler oldu” denilerek haftalardır ortaya atılan “seçmen taşınması”, “geçersiz oylar”, “kısıtlı seçmen”, “sahte seçmen”, “tutuklu ve hükümlülerin oy kullanması”, “KHK’li seçmen” ve benzeri itirazlardan “bir şey çıkmaması” üzerine YSK’nin “sandık kurullarında kamu görevlilerinin olmaması”nı “organize usulsüzlük” olarak nitelendirip büyükşehir seçimini iptal etme haksızlığı ve hukuksuzluğu tartışılıyor.

Aynı sandık kurullarında yapılan, aynı seçmenin aynı zarfa koyup aynı sandıklara attığı ve aynı seçim kurullarının onayından geçen seçimde bir tek büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin iptal edilip, ilçe belediye başkanlıkları ve belediye meclisi seçimlerinin iptal edilmemesi garabeti sorgulanıyor.

HAKLI SORULAR CEVAPSIZ…

Tartışmalar, AKP’nin YSK temsilcisinin iddiasıyla “6 bin 500 sandık başkan ve üyelerinin kamu görevlisi olmadığı” ve “22 sayım döküm cetvelinin boş, 101’nin imzasız olduğu” gerekçesiyle seçimin iptal edilmesi garabeti üzerinde yoğunlaşıyor.

Öncelikle, hukukçular, YSK’nin de gerekçelerine göre bunun “kanuna aykılık” durumunu aştığını ve başta Cumhurbaşkanı olmak üzere “iktidar cephesi” sözcülerinin iddiasıyla “kasten, ağır, açık ve sistematik yapılmış organize usulsüzlük ve yolsuzluk” olması hasebiyle “tam kanunsuzluk” olduğunu belirtiyorlar.

Bundandır ki, eğer “sandık kurullarında kamu görevlisi olmayanların görev yapması”ndan dolayı İstanbul’daki seçimler iptal edilmişse, o zaman Türkiye genelinde on binlerce kamu görevlisi olmayan kişilerin sandık başkanlığı ve üyeliği yaptığı -Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği- 24 Haziran seçimlerinin de iptal edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Keza yasadaki “oy pusula ve zarflarının mühürlenmesi” hükmüne rağmen, 24 Haziran seçimlerinde, sandık kurullarının ihmali ve hataları sonucu kullanılan iki buçuk milyon “mühürsüz oyu” seçmen irâdesinin tecellisini sakatlamayacağı” gerekçesiyle “geçerli” sayan YSK’nin, itiraz dilekçelerinde ve YSK’nin açıklamalarında herhangi bir sandıkta müşahhas bir usulsüzlük yapıldığına, sahte oy kullanıldığına dair hiçbir tesbit yapılmayan 31 Mart İstanbul seçimlerini iptal etmesi bir diğer açık tezât olarak sırıtıyor.

Yine bu meyanda, 14 Nisan 2019’da Erzurum Pasinler’de ve 24 Nisan 2019’da Bursa Mustafakemalpaşa’da aynı gerekçelerle yapılan itirazları “sandık kurullarında bir usulsüzlük varsa dahi bu seçim sonuçlarını etkilemez” diye reddeden YSK’nin, neden sözkonusu durumun seçim sonuçlarını etkileyip etkilemediğini araştırmadan peşinen İstanbul büyükşehir belediyesi seçimini iptalindeki yaman çelişki sorgulanıyor. 

DEMOKRASİ VE HUKUKA “KARA LEKE”

Bu açıdan, gösterilen onca vahim “gerekçe”ye karşılık YSK’nin “kanuna aykırılığı” göstermesine karşı anamuhalefetin, “tam süre konulmayan ve tesbit edilmesi halinde her an itiraz edilebilecek olan “tam kanunsuzluk” gerekçesiyle itirazı büyük önem taşıyor.

Ve bu durum, seçim sonuçlarını ne kadar etkileyip etkilemediğine dair hiçbir araştırma yapmadan ve delil olmadan, sırf “sandık kurullarında kamu görevlileri olmayan kişilerin görev yapmaları”ndan dolayı İstanbul’da büyükşehir belediyesi seçimlerinin iptalindeki tenâkuzlu çifte standardı açığa çıkarıyor.

Özetle, YSK’nin, “sandık kurullarının hatalarının sandık kurullarına ait olduğu, bu hataların oyunu kullanan seçmen irâdesini sakatlayamayacağı, seçim sonuçlarını etkileyemeyeceği”ne dair önceki karar ve uygulamalarına açıkça aykırı olarak, seçmen irâdesinin tecellisinin yine YSK’nca engellenmesi garabeti yaşandı.

Sandık kurullarının ihmal ve hatalarının ceremesinin, oylarını kullanan vatandaşlara fatura edilmesi ve millet irâdesine ket vurulması büyük bir skandal olarak Türkiye’nin siyaset ve seçim tarihindeki vahametler arasında yer alıyor.

En vahimi de, Türkiye’nin demokrasi ve hukuk sayfasına yeni bir “kara leke” sürülüyor… 

Okunma Sayısı: 2448
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı