"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Linç girişimi” çarpıklıkları...

Cevher İLHAN
24 Nisan 2019, Çarşamba
Gerçek şu ki seçim öncesinde başta “iktidar cephesi”nce siyasî nemâlanma ve partili seçmeni konsolide etme hesâbına “beka” söylemi üzerinden ortaya atılan ayrıştırıcı, kamplaştırıcı tahrikkâr çıkışlar, toplumda derin yarılmalara, “öfke, kin ve adavet” birikimine sebebiyet veriyor.

Siyasî tahrik o denli ki ana muhalefet liderinin bir şehid cenâzesine katılımı saygı duyulması gerekirken, “tâlimatlı” kışkırtılmış bindirilmiş kıtalarca linç edilmeye kalkışılıyor.

Çarpıklık şu ki, İçişleri Bakanı, cenâze merâsiminin güvenliğini sağlamak üzere Jandarma, ve Polis timlerinin yanı sıra bir toma aracı ve iki özel harekat timi de mevcuttur. Törendeki hareketlenme başlar başlamaz, Akkuzulu Mahallesi’ne bir jandarma komando bölüğü, 15 jandarma asâyiş timi, iki jandarma özel harekat timi, 1 TOMA, bir kobra aracı, Jandarma İstihbarat Komutanlığından 20 personel ve ayrıca Ankara İl Emniyet Müdürlüğü tarafından 300 çevik kuvvet, 9 özel harekat timi, 3 polis asayiş ve 1 polis trafik ekibi, ejder zırhlı araç da dahil olmak üzere birçok takviye gerçekleştirildiğini söylüyor.

SALDIRININ “MESAJ” OLARAK LANSE EDİLMESİ

Çarpıklıkların başında, Türkiye’nin iç güvenliğinden sorumlu Bakan’ın, provokasyondan bir gün sonra “Yaptığımız ilk değerlendirmelerde, ortada organize bir provokasyon olmadığı, dışarıdan adam taşıma gibi bir organizasyon ve buna ait bir delil veya bulgu da mevcut olmadığı görülmüştür” diye peşinen saldırganları “temize çıkarma”, ana muhalefet liderinin, Meclis Başkanvekilinin, milletvekillerinin darp edildiği saldırıyı basit bir protesto” olarak yüksünmeden sunmaya yeltenmesi.

Onca “güvenlik tedbirleri” arasında elleri sopalı yüzlerce kişinin bir cenâze merâsiminde ana muhalefet liderine, Meclis Başkanvekiline ve milletvekillerine ulaşıp tekmeli, yumruklu çirkin saldırısında bulunmalarıyla ortaya çıkan güvenlik ve koruma yetersizliğine mâkul bir izah yapılabilir mi?

Keza çirkin saldırı sırasında ve sonrasında olup bitenlerin siyaset diline hâkim olan zehirli kutuplaştırıcı ve düşmanlaştırıcı nefret dilinin ve Cumhurbaşkanı’ndan siyaset ortağına siyasî rakiplerini hâlâ “ama”lı, “fakat”lı ifâdelerle bir türlü açıkça kınanmaması ve linç girişiminin “mesaj verme”, “protesto” ve “tepki” olarak lanse edilmesi çarpıklığına tevessül edilmesi…

SALDIRGANLARA “SALDIRGAN” DENEMİYOR

Çarpıklıklar bununla da kalmıyor;  “yöre halkının galeyanını hesâba katmamak ufuksuzluktur” türü demagojik demeçlerle yüzlerce kişiyle yapılan organize saldırı âdeta “mâsum bir tepki” olarak lanse edilip organizeli provokatif linç girişimi meşrulaştırılmaya çalışılması garabeti sergileniyor.

Bakan’ın, “Elbette siyasetçiler gerek şehit cenâzelerinde ya da başka ortamlarda tepkilerle karşılaşabilirler. Ancak burada tepkinin fizikî saldırıya dönüşmesi söz konusudur. Neresinden bakarsanız bakın müessif bir hadisedir” diyerek, hâlâ ısrarla dehşetli linç girişimini “hâdise” ve “olay” olay olarak hafifletmeye çalışması bunlardan biri.

Ayrıca, linç girişimini “bir cenâze merâsiminde, yoğun kalabalıkların duygusal ortamı”na hamletmesi; ve “iktidar cânibi”nde hâlâ saldırganlara “saldırgan denilememesi bir diğer çarpıklık olarak sırıtıyor.   

Türkiye’nin iç güvenliğinden sorumlu İçişleri Bakanı, kameraların karşısında saldırıya ilişkin tüm yönleriyle ayrıntıları aktarırken, sözünü ettiği onca “önlem” ve emniyet gücü arasında gözü dönmüş saldırganların diğer devlet erkanı arasında yer alan ana muhalefet liderini yumruklaması vahametini sorgulamak yerine “Yumruğu atan şahıs dahil sorgudaki (daha sonra sekizi serbest bırakılan tutuklanan) dokuz ismin tamamı Akkuzulu köyünün sakini. Kimsenin bilmediği bir ziyaretle ilgili örgütlü bir provokasyonun olması da mümkün değildir” diye “hükmü”nü veriyor. Oysa başta şehid köyünün muhtarı saldırganın köyden olmadığını belirtiyorlar.

Özetle, etnik, mezhebî ve siyasî farklılıklar üzerinden milletin bütünlüğünü bölüp parçalayan, toplumu daha da bölüp ayrıştıran, tamamen kışkırtamaya dayalı çarpıtmalar bütün sorumsuzluğuyla devam ediyor.

Türkiye’nin normalleşmesi, barışı ve bütünlüğü için öncelikle bu çarpıklıklara son verilmesi gerekiyor.  

Okunma Sayısı: 1640
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı