"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

OHAL uygulamalarına artık “yargı yolu” açılmalı...

Cevher İLHAN
03 Ocak 2019, Perşembe
Yoğun siyasi tartışmalar arenasında karambole getirilen önemli konulardan biri de OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun süresinin Cumhurbaşkanı kararı ile bir yıl daha uzatılması oldu.

Bilindiği gibi, kamuoyundaki beklentinin aksine, siyasî iktidarca OHAL sonrası garip bir şekilde “OHAL’siz OHAL yasası”yla hiçbir yargı denetimine tabi olmayan OHAL KHK’ları üç yıl daha yürürlükte bıraktırılıp, kamu kurumlarının “ihraç komisyonları” kurmalarının öngörülmesiyle haksızlık ve mağduriyetlerin devamına zemin hazırlanmıştı.

Dahası menfur 15 Temmuz hâdisesinden ancak bir yıl sonra faaliyete geçebilen OHAL Komisyonu,  -22 Aralık 2007’den bu yana- meslekten ihrâç edilen ve kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin kararlarıyla yine “dağ fare doğurdu” yorumlarına açıyor.

İki yıllık OHAL döneminde ihrâç edilen 125 bin vatandaştan 50 bininin başvurusunu sonuçlandırırken, hâlen önünde 75 bin dosyanın durması maksadı bir defa daha deşifre ediyor.

Sahte ihbarlarla, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde itibar edilmeyen “gizli istihbarat jurnalleri”yle, tek kelime savunmaları alınmadan yargısız, sorgusuz hak kazandıkları işlerinden atılan 46 bin 500 kamu görevlisinin müracaatının reddi ve sadece 3 bin 500’ünün kabulü, OHAL Komisyonu’nun AYM ve AİHM önünde bir “bariyer” olarak kullanıldığını bir defa daha açığa çıkarıyor.

OHAL HUKUKSUZLUKLARINI İDÂME!

Aslında, hiçbir soruşturma ve dâvâ açılmadan dayatılan “mensubiyet, iltisak ve irtibat”la kamudan ihrâç edilenlerin, OHAL’ın sona ermesiyle görevlerine derhal iâdesi gerekiyordu. Anayasa ve yasalara göre yargı yolunun açık olmasına rağmen, Komisyonun red kararlarına karşı açılacak davalar için sadece Ankara’da Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından faaliyete geçirilen dört özel yetkili idare mahkemesinin yetkili kılınması, bunun da bir  göz boyamadan ibâret olduğunu ortaya koyuyor.

Ve şimdiye kadar mahkemelerde beraat ve tâkipsizlik kararı alıp işlerine iâde edilenlere devlet kurumlarının ayak sürümesi, il komisyonlarının iâdesini bildirdiği kamu görevlilerinin bir türlü görevlerine başlatılmaması; dahası beraat ve tâkipsizlik alanların dahi tekrar görevden alınmaları ille “OHAL rejimi” örtülü olarak sürdürülüyor.

Görünen o ki, “kamudan ihrâca tam yetkili kılınan ve bütün üyeleri siyasi iktidarca atanan OHAL Komisyonu, bu garip “işlevi”yle idarî yargının yerine ikame edilmiş. Yargısız infazla yüz binlere dayatılan haksızlık ve hukuksuzlukları “yasallaştırma”da istimal ediliyor.

Böylece öncelikle “idârî işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğu ve yargı denetimine tabi olması”nı esas alan Anayasanın 125. maddesindeki “idârenin bütün eylem ve işlemlerine yargı yolu açıktır” Anayasal hükmünün ve hukukun OHAL sonrasında da çiğnenmesine devam ediliyor.

Özetle, OHAL Komisyonu paravanında OHAL ihrâçları kalıcı hale getiriliyor. OHAL kalktığı halde “OHAL Komisyonu” üzerinden yargı denetiminden kaçırılan KHK’larla OHAL haksızlık, hukuksuzluk ve mağduriyetleri idâme ettiriliyor.

Keza “topyekûn tasfiye furyası”nda OHAL KHK’larıyla yine yargısız infazla bütün mal varlıklarına el konulan binin üzerinde özel vakıf, dernek, okul, dershane, sendika, üniversite ve medya kuruluşu TMSF’ye devredilmiş, kapısına kilit vurulmuş, tepeden kayyum atanmış on bini aşkın şirket/firma ve işyerinin akıbeti hâlâ belirsiz.

HAKSIZLIKLAR TELÂFİ EDİLMELİ

Yürütmenin yargıya tâlimat verdiği, yargının yürütmenin emrine girip hukukun siyasî mülâhazalarla fedâ edildiği, iktidar mensuplarının ve yüksek yargı başkanlarının ikrarıyla, yargıya güvenin dibe vurduğu vartada, toplumda yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığının bütünüyle askıya alındığı endişeleri yaygınlaşırken, hukuku ve adâleti hiçe sayan emrivakiler artık son bulmalı.

Yargısız infazla insanların derdest edildiği vetirede, Cumhurbaşkanı’nın “at izi it izine karışmış!” dediği karamboldea “iktidara ilişik medya”da bile “soruşturmalara şâibe bulaştırılıp sulandırıldığı” yakınmalarına karşı, “OHAL Komisyonu” gibi bariyerler kaldırılmalı; hukuksuz tutuklanan OHAL mağdurları serbest bırakılmalı, ihrâç edilenler derhal görevlerine iâde edilmeli; yargı yolu açılmalı, soruşturma açılanların haklarını yargıda aramalarına fırsat verilmelidir.

AKP siyasi iktidarı, artık OHAL KHK’lerinin sebep olduğu haksızlıkların, hukuksuzlukların ve geniş mağduriyetlerin telâfisine, hukuk ve adâletin tecellisine çalışmalı…

Okunma Sayısı: 20220
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Adem

    4.1.2019 10:33:50

    Allah sizden razı olsun. Binbir zorlukla ve yıllarca emek vererek sahip olduğumuz ve hukuksuz bir şekilde elimizden alınan mesleğimizin iadesini istiyoruz. Lütuf değil adalet istiyoruz.

  • Hayrullah

    3.1.2019 17:36:03

    Haksız yere ihraç edilen vatandaşların görevlerine, nasıl bir çırpıda son verildi ise,aynı şekilde görevlerine iade edilmeleri sağlanmalıdır.Ayrımcılığa,hedef gösterilmeye son verilmeli barış ,huzur tesis edilmelidir.Vatanını , bayrağını,milletini,devletini sevenler hedef gösterilerek görevlerinden tasviye edilmişlerdir.Geçmişleri tertemiz olanlar haksızlığa uğradığını görüyorum.Bizler bu topraklar üzerinde doğduk ,bu topraklar vatanımız bildik,üzerinde dalgalanan ayyıldızlı bayrağı, bayrağımız bildik,TC devletini devletimiz bildik,üzerinde yaşayan insanları Türk milleti bildik.Bizleri bu değerlerden mahrum etmesine hakkı yoktur.Kısaca ülkemizi bütün değerleriyle seviyoruz.

  • Ceylan

    3.1.2019 14:57:49

    Biz mağdurların seslerini dile getirdiğiniz için Allah sizden razı olsun. Çoğu insan bu yaşanan haksızlıklara kör sağır dilsiz durumda iken sizler gibi hakkı savunan kişiler bizim içimize bir nebze de olsa su serpiyorlar. Benim eşim de son khk ile suçsuz sebepsiz yere hiçbir iltisak kriteri olmaksızın son khk ile ihraç edildi. Kendi mazilerini pardon deyip geçiştirirken halkı mazisi ile değerlendirmeyi bıraksınlar. Allah hakkımızı teslim edecek inşallah.

  • aydınlı

    3.1.2019 14:06:41

    Allah (c.c) ebeden sizden razı olsun.

  • Kaan

    3.1.2019 13:07:19

    Hakkımda hiç soruşturma olmadan öğretim üyeliğinden atıldım.Hala daha hiçbir soruşturma yok. Neden işimden atıldığımı bilmiyorum. 672 nolu KHK ile ihraç oldum. Cimere neden ihraç olduğumu sordum üniversiteden gelen cevapta kuvvetli şüphe yazılıydı. Bankada hesabım yok, bylok yok, sendikam hükümete yakın olan sendika, kendim veya çocuklarım okullarına gitmedi. yani kriter dedikleri hiçbir şey yok bende, adamı olan dosyasını inceletip işine dönüyor sanırım. benim gibi olanlarda hala beklemeye devam ediyoruz.

  • Cuma Sever

    3.1.2019 12:17:05

    Önemli bir yazı kaleme almışsınız. Açıkta iken beraat aldım. 1.5 yıl sonra göreve döndüm. 3 ay sonra tekrar açığa alındım. Ve 701 sayılı KHK ile ihraç edildim. Güya bir öğretmenin üzerinde çıkan bir diskte ismim çıkmış. Benim aile ve cocuklarımın ismi bu diskte personel bilgi formu gibi hazırlanıp yazılmış. Çocuklarımın ikinci isimlerini kimse bilmez iken bu kişi nasıl bilipte yazar. Burası muamma. Atmak istediklerini bu gibi hukuk nazarında delil olmayan objelere ekleyip khk ile atıyorlar. Zor günler geçiriyorum. Yüce Allah peygamber efendimiz nazarında bizlere buyuruyor " zorlukla beraber bir kolaylık vardır" Saygılar.

  • Pınar

    3.1.2019 07:44:13

    Evet at izi it izine karıştı ama halen daha o izler bir türlü ayrılmadı 8aydir takipsizlik aldik daha bekliyoruz ne kadar daha bekleriz bilemiyorum hakkımız da hayirlisi diyorum ama bu gidiş de hiç hayır olamayacak sonumuz

  • Hakkı kalmaz

    3.1.2019 02:20:16

    Kamunun şirketinde çalışırken khk ile atıldım bimere haksız yere neden çıkarıldığımı yazdım 15 ay sonra kurum cevap yazmış bizim çalışanımız değildir hakında herhangi bilgi belge yok denmiş idari mahkemede Delil sunamadılar ve şirketle süzleşmesi yok gerekçesiyle geride almadılar işkur typ üzerinden yine aynı kurumda temizlikçi olarak çalıştım. Şimdide bir devlet kurumunda gündelikçi temizliğe gidiyorum ve %52 engelli halimle referans varsa vardır yoksa hiçtir

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı