"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Turkuaz renkli elbise

Davut ŞAHİN
04 Haziran 2019, Salı
İstanbul Bizim Radyo’da (104.4) “Diş Kirası” programında merhum Avukat Bekir Berk’in eşi Şükran Abla’ya şöyle sormuştum: “Eski Ramazanlar nasıldı? Şimdi nasıl? Aradaki farkı nasıl tanımlarsınız?” Dedi ki:

“Ramazan değişmiyor, değişen insanlar. İnsanlar farklılaşınca, Ramazanın da değiştiğini sanılıyor... Halbuki insanlar tam anlamıyla, hakkıyla Ramazanı yaşasalar hiç eski Ramazanlardan söz etmeyecek.”

Ne kadar haklı.

Biz değiştikçe, Ramazanın da değiştiği zehabına kapılıyoruz. 

Gerçi çocukluğumuzun Ramazanları ile erişkin çağda yaşadığımız Ramazan arasında tabii ki farklar olacak. Sorumluluk almadığımız ve sürekli büyüklerimizin gölgesinde yaşadığımız Ramazanların belki de hala bu yüzden tadı damağımızda, unutulmuyor. Benzer duyguyu bizden sonraki kuşak da hissediyor emin olun. 

*

Gelelim bayram günlerine.

Ne özlenilesi bir andır. Mutluluğun doruğuna ulaşıldığı bir zaman dilimidir adeta. Bayram namazı sonrası eve çekildiğinizde size gelen ziyaretçiler ve kapınızı çalan çocuklar… Harçlık veya şeker beklentisi içinde olan bu masum yavrucakların elini boş çevirmek mümkün mü? Mutlaka eline bir şeyler sıkıştırıp, gönderin. 

AKRABA ZİYARETİNİ ÖNEMSEYELİM

Arapça’da “akreb” yakınlık anlamında kullanılır aslında… Ancak, ne yazık ki dilimizde zehirli ve insanı sokan zararlı bir unsur olarak algılanıyor. 

Hal böyle olunca, bu tür insanî ilişkileri baltalayan ve art niyetli düşünceler, sağlıklı, merhamet esaslı akrabalık ilişkilerini kurmaya ve yaşatmaya büyük engel teşkil etmekte... 

Oysa ki, dinimizin en önem verdiği bağlardan biri akrabalık duygusudur. Bir diğer adı ise, “Sıla-i Rahim”dir.

Akraba ziyaretleri bu vesileyle önemseyelim.  

Büyüklerimizin elini öpüp, hatırını sormak, hem berekete vesile, hem de unutkanlığa çare... Evet yanlış okumadınız. Sürekli değişen ve yenilenen zamanlarda, zihin bazen bu değişime ayak uyduramaz. Ama, akraba ziyareti vesilesiyle hem yeni nesille tanışıyor, hem de geçmişteki büyüklerle hemhal olarak zihni taze kalıyor ve unutkanlık hastalığı gecikiyor.

BİR BAYRAM HİKÂYESİ: TURKUAZ RENKLİ ELBİSE

Hadi yeri gelmişken, size bir “bayram hikâyesi” anlatayım;

Yetimhanede bekleşen çocuklar öğretmenlerin “Sıraya girin” komutuyla tek sıra halinde dizildi. Arefe günüydü. Bir sonraki bayram gününün heyecanını iliklerinde hisseden bu yetimler gülüşüyor, birbirlerini hafifçe iterek şakalaşıyorlardı. Öğretmenin sert bakışlarıyla kıkırdaşmayı kestiler ve ciddileştiler.

Nihayet bekledikleri minibüs araç geldi. 10 yetim çocuk, minibüse tek tek binerken, hemen pencere yanı koltukları kaparak, cama yapıştılar. 

Araç hareket etti. Ne zamanki yarım saat sonra, Kadıköy’e vardılar ve Sümerbank mağazasının önünde durdular. Mağaza önünde onları bekleyen şişman bir adam olduğunu gördüler. Çocuklar, öğretmenlerin gözetiminde araçtan indi... Şişman adam, öğretmenleriyle birlikte onları içeriye buyur etti ve çocuklara dönerek, “İstediğiniz renkteki takım elbiseyi alabilirsiniz. Bunlar benden size bayram hediyesi…” 

Çocuklar beden ölçülerine uygun takım elbiselerin bulunduğu bölüme koştu… O kadar sevinçliydiler ki… Kimi turuncu takım elbiseyi beğeniyor, kimi mavi, kimi de turkuaz renkliyi… Çocuklar beğendiği elbiseye dokunarak, mağaza görevlisine işaret ediyor, mağaza görevlisi hemen pantolonları askıdan çıkarıp, üzerinde denedikten sonra, ceketiyle birlikte poşetlere yerleştiriyordu. Şişman adam ise bu manzarayı izledikçe içten içe duygulandı ve ne kadar doğru bir hayır yaptığını düşündü. Onların mutluluğu adamı hayli mutlu etmişti.

Nihayet herkes elbisesini beğenmiş ve elbise poşetleri ellerinde olduğu halde mağazanın önünde kendilerini götürecek olan minibüs aracına bindiler. Minibüs yetimhaneye doğru yol aldı.

Yetimhaneye vardıklarında orada bulunan ve gruptan sorumlu görevli bir kadın, takım elbise poşetlerini kendisine vermesi gerektiğini, aksi halde ya kaybolacağını yahut da başlarına bir iş gelebileceği i ihtimalini öne sürdü. 

Çocuklar hiç tereddütsüz dolaplarına koymak yerine elbise poşetlerini bu kadına emanet etti. 

Bayram günü sabahı, kadın 9 kişinin poşetini iade etti. Ama bir poşet yoktu. O da turkuaz renkli elbiseli olan poşet… 

Çocuk kadına “turkuaz renkli elbise”yi sorduğunda, kadın onu tersledi. Başka poşet olmadığını ve kendisinin ona poşet vermediğini iddia etti. 

Ama o elbise poşetini verdiğine çok emindi. 

Arkadaşlarının rengarenk takım elbiselerini büyük bir özenle giydiğini gören ve turkuaz renkli elbiseyi seçen çocuğun gözlerinden bir iki damla yaş yanağına süzüldü.

O gün bayram elbisesi yerine günlük elbisesini giymek zorunda kaldı. 

Arkadaşları bahçede gıcır gıcır elbiseleriyle oynayıp sohbet ederken, o kareli gömleği ve eskimiş pantolonuyla bir köşeden onları hüzünle izliyordu. 

Birden gözleri parladı. Turkuaz renkli elbiseli bir çocuk, arkadaşlarının yanına katılarak sohbete katıldı. Evet bu o elbiseydi, kendi elleriyle seçip poşete yerleştirdiği ve grup görevlisi kadına emanet ettiği elbise buydu. Peki tanımadığı bu çocuğun üstünde ne işi vardı? Hem bu çocuk kimdi? 

Az sonra, görevli kadın bu tanımadığı çocuğun yanına geldi ve onu öpüp koklamaya başladı. O zaman herşeyi anladı. Bu çocuk onun oğluydu.

Onları uzaktan izleyen çocuk, bir daha asla “turkuaz renkli elbise” giymeyeceğine dair yemin etti.

Sevgili dostlar; Bu yeminimi şu yaşıma geldim, hâlâ tutuyorum. 

*

Bayramınız mübarek olsun

Okunma Sayısı: 1545
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali

    4.6.2019 14:44:13

    Bayramını özellikle kutlarım Davutbey. Ne duygu zenginliğne sahip adamsın.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı