"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlk ihtilaf sebebi: Yönetime talep

01 Şubat 2019, Cuma 00:22
Peygamberimizin (asm) vefatından sonra Müslümanlar arasında ortaya çıkan ilk ihtilaf yönetimle ilgilidir. Peygamber terbiyesi almış olan ilk nesil sahabeler bu problemi “İstişare Metodu” ile çözmüşlerdir.

Dizi - 1: Mehmet Ali Kaya

Hz. Adem’den (as) günümüze kadar toplumun olduğu her yerde yönetenler ve yönetilenler var olagelmiştir. Yönetici olmak daima üstün bir meziyet ve “hâkimiyet” unsuru olarak kabul edildiği için, her insanda yönetime talip olma ve hükmetme eğilimi vardır. Peygamberimizin (asm) vefatından sonra Müslümanlar arasında ortaya çıkan ilk ihtilâf yönetimle ilgilidir. Peygamber terbiyesi almış olan ilk nesil sahabeler bu problemi “İstişare Metodu” ile akılcı bir şekilde çözerek, “Hilâfet” adı verilen seçime dayalı günümüz demokrasisinden daha hürriyetçi ve adil bir sistemi kurdular. Bu sistem Peygamberimizin (asm) gelecekten haber veren mu’cizevî ifadesi ile “Otuz sene” devam etti.

Hz. Muaviye’nin kendisini daha lâyık görerek yönetime talip olması ve yönetimi ele geçirmek için de “Kur’ân’ı hakem kabul edelim” söylemi ile dinin dünya siyasetine alet edilemeyeceğini kavrayamayan Müslümanların kafasını karıştırması ile din siyasete ve saltanata alet edilmeye başlandı. Bu söylem özellikle “Haricî” denilen ve siyaseti dinin amacı olarak gören “dinde hassas muhakeme-i akliyede noksan” kesim tarafından kullanılarak Müslümanlar arasında ihtilâfların kapısını açtı. Hz. Ali (ra) “Yönetimin amacı adalettir. Adalette esas olan da adalet-i mahzadır. Adalet-i mahza ise ‘Birisinin hatası ile başkasını suçlamamak ve cezalandırmamak’ (En’âm Sûresi, 6:164.) “Bir insanı rızası olmadan bütün insanlar için de feda etmemek’ (Maide Sûresi, 5:32.) ve hukukunu korumaktır” demesine rağmen, dini korumak için devleti güçlendirmek, devleti güçlendirmek için de çoğunluğun rahatı için azınlığı cezalandırmak ve devletin gücünü göstermek gerekir” diyenlere dinletemedi. Böylece din siyasetin aracı yapıldı. 

Dini siyasete alet edenlerin ellerindeki en büyük argüman ve delil olarak sundukları husus, Peygamberimizin (asm) devlet kurmak amacı ile hicret ettiği ve Medine’de bir İslâm Devleti kurarak bununla dini güçlendirdiği iddiasıdır. Gerçekte Peygamberimiz (asm) Mekke’deki baskı, zulüm ve istibdattan Medine’deki hürriyet ve adalete hicret etmiştir. Sahabelerini de önce “Orada adil bir kral vardır. Siz oraya hicret edin!” emri ile Habeşistan’a yöneltmiş, daha sonra Medine halkının himaye edeceklerine dair olan sözlerine binaen Allah’ın emri ile Medine’ye hicret etmişlerdir. Peygamberimizin (asm) devlet kurma niyeti ve amacı olsaydı bunu gizlemezdi. Hem Mekke halkı kendisine bunu teklif ettikleri zaman reddetmezdi. Peygamberimizin (asm) önceliği iman, ahlâk ve bir olan Allah’a itaat ve ibadet idi. Bunun için de devletin önceliği yoktu. 

Peygamberimiz (asm) Medine’ye hicret ettiği zaman Medine’nin nüfusu 10 bin civarında idi. Bunun 7 bini Arap Evs ve Hazrec kabileleridir. 3 bini de Beni Kureyza, Beni Kaynuka ve Benî Nadr Yahudileri idiler. Bedir Savaşı öncesi Müslüman erkek sayısı 350’yi geçmiyordu. 

Arabistan’a ve Mekke’ye sahip olan Kureyş’in Medine’yi tehdit etmesi üzerine Müşriklerin ve Yahudilerin ileri gelenleri ile Peygamberimizin (asm) çevresindeki Müslümanların ileri gelenleri istişare ederek Medine’yi savunma amacı ile 47 Maddelik bir “Sözleşme” yazıp imzaladılar. Bunun yürütmesini de tarafsızlığına ve adaletine güvendikleri Peygamberimize (asm) verdiler. Böylece Peygamberimiz (asm) toplumun iradesi ile yürütmenin başı görevini almış oldu. Yüce Allah dünya işlerinin “İstişare” ile yapılmasını emrettiği için (Şûrâ Sûresi, 42:38.) Peygamberimiz (asm) bütün işlerini istişare ve geniş manada “Şûrâ” ile yürütüyor, kendi başına karar almıyor ve alınan kararların uygulanmasını takip ediyordu. (Mahmud Babilli, İslâmda Şûrâ, Çev: N. Armağan – K. Çobanbeyli) İstanbul -1973, s. 36-38.)    

1. Halife seçiminin şûrâya bırakılması

Peygamberimiz (asm) vefatından önce “Benden sonra hilâfet otuz senedir. Sonra ısırıcı saltanat gelir” (Ebu Davud, Sünnet, 8; Tirmizî, Fiten, 48; Ahmed b. Hanbel, 4:272.) buyurmuştu; ama kimin halife olacağı konusunda sahabelerine bir isim, bir aday belirlememişti. (Buhari, Vesaya, 3-4; Müslim, Fedail, 4.) Hatta Hz. Abbas (ra) sahabelerin halife seçimini konuşmak üzere Sakif’te toplandıkları zaman Hz. Ali’nin yanına koşmuş ve “Bu konuda Haşimîler olarak bizim de fikrimiz alınmalı” dedikten sonra, “Ya Ali! Bu konuda Peygamberimizden herhangi bir şey duydun mu?” diye sormuştu. Hz. Ali (ra) ise “Amcacığım! Bu konuda Peygamberimizden herhangi bir ima ve işaret dahi almadım. Şayet bize bir şey ima etmiş olsaydı, biz onun arzusunu yerine getirmek için hayatımızı ortaya koyardık. Ancak şunu ifade edeyim Haşimîler olarak biz bu işin dışında kalalım. Zira bu hilâfet işi ümmetin işidir. Ümmet kimi seçer, biat ederse, biz de gider ona biat ederiz” buyurarak Haşimî’lerin siyasî çekişmeler içine girmesine fırsat vermemiştir. (Şah-ı Velâyet Hz. Ali, M. Ali Kaya, İstanbul-2013, s. 223-225 ve 233-235.)

Hulefa-i Raşidin döneminde özellikle Hz. Ebubekir (ra), Hz. Ömer (ra) ve Hz. Osman (ra) seçimlerinde ve hilâfet dönemlerinde din siyasî çekişmelere alet edilmedi. Hz. Osman’ın hilâfetinin son altı senesinde fitneler ortaya çıktı ve fitnelerden kaynaklanan yönetime karşı bir muhalefet cephesi oluştu. Muhalefet cephesinin oluşmasının sebebi de “Dinin kurallarının uygulanmaması” bahanesi idi. Muhalifler iktidarda olan meşrû halifenin “Şeriatı” uygulamadığı ve bundan dolayı haksızlık ve zulümlere sebep olduğu, kendilerinin şeriata göre hareket edeceklerini iddia ediyorlardı. Bu durum dinî siyasete alet etmenin başlangıcını oluşturdu. Bundan sonra iktidara karşı mücadele edenlerin dillerinde hep “Şeriat isteriz” sloganını görmekteyiz.

DEVAM EDECEK

 

Okunma Sayısı: 2266
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Demokrat

    1.2.2019 18:04:38

    İşte bu.harika.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı