"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘Kaşıkla verip, kepçeyle aldılar’

04 Şubat 2019, Pazartesi 00:50
AsgarÎ ücretteki yüzde 26’lık artış vatandaşa olumlu yansımadı. Vatandaşlar, “Bir yerden kaşıkla verip, bir yerden kepçeyle almak olmaz. Sırf maaşa zam yapmakla olmuyor. Alım gücünü de yükseltmek gerekiyor” diyor.

AsgarÎ Ücret Tespit Komisyonu, 1 Ocak 2019’dan itibaren geçerli olacak asgarî ücreti brüt 2 bin 558 Türk Lirası, net 2 bin 20 Türk Lirası olarak belirlemişti. Arttırılan asgarî ücret tutarı üzerinden ilk maaşlar ay sonunda ödendi. DW’de yer alan bilgiye göre, yüzde 26’lık artış vatandaşa olumlu yansımadı. Ortalama fiyat artışları yüzde 40’ları buldu. Gıda fiyatlarındaki artış Ocak ayına damgasını vurdu. Artışların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın marketleri “fırsatçılıkla” suçlaması ve marketlerin yüksek gelirli bölgeler dışında patlıcan, biber, domates satmama kararı tartışmaları derinleştirdi. 

Verilen ücreti yaptıkları zamlarla geri aldılar 

Vatandaşlar ise asgarî ücretteki yapılan artışı şu şekilde değerlendirdi: “Asgarî ücret 1.600 TL’den 2000 TL yapıldı. Ama ertesi gün bazı şeylere zam yapıldı. Verilen ücreti yaptıkları zamlarla geri aldılar. Pek bir şey değiştiğini zannetmiyorum. Patlıcanın 10 TL olduğu, soğanın 8 TL olduğu bir pazarda 2.000 TL maaşla geçinmek ne kadar mümkün bilmiyorum.”

“Bir yerden kaşıkla verip, bir yerden kepçeyle almak olmaz. Sırf maaşa zam yapmakla olmuyor. Alım gücünü de yükseltmek gerekiyor. 100 TL’ye 2 parça şeyi zor alıyoruz. Poşetler doluyordu, şimdi dolmuyor.” “Asgarî ücret çalışanıyım geçinemiyorum. 1.500 TL ev kirası veriyorum. Zaten maaşın yüzde 75’i gidiyor. Benim kişisel ihtiyaçlarım, giderlerim oluyor, onları karşılayamıyorum. 200 bin TL’lik arabalara binip de, lüks villalarda oturup da insanlara tepeden bakmasınlar. İnsanlara eşit mesafeden bir baksınlar. Gelsinler halkın yaşadığı yaşantıyı yaşasınlar.”

Et alamıyoruz, et alırsak bakliyat alamıyoruz

Yurtsever ailesinin hikayesi, Türkiye’de giderek büyüyen işsizlik sorunu ve gelir dağılımındaki adaletsizliği gözler önüne seriyor. Tuzla’da yaşayan DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Bülent Yurtsever, son dönemde işten çıkarılan kişilerden biri. Hiç kimsenin asgarî ücretle geçinemeyeceğini söyleyen Yurtsever, “Et alamıyoruz, et alırsak bakliyat alamıyoruz. Salçayı bile bakkala yazdırdığımız durumlar oluyor” dedi. Eşinin de bir fabrikada işçi olduğunu söyleyen Yurtsever, “Onun maaşıyla geçiniyoruz. Geçim sıkıntısının üst seviyesine çıkacağız, artık kredi mi çekeceğiz, kredi kartına mı dayanacağız, onu zaman gösterecek” diye konuştu.

İşsiz sayısı 4 milyona dayandı 

Türkiye ekonomisinde yaşanan durgunluk kendini en çok her ay giderek artan işsizlik verilerinde gösteriyor. Son 1 yılda işsizler ordusuna katılanların sayısı 500 bini aşarken, resmî verilere göre ülke genelinde işsiz sayısı 4 milyona dayandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) resmî verilerine göre, Türkiye’de işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 501 bin kişi artarak 3 milyon 788 bine ulaştı. İşsizlik son 6 aydaki kesintisiz yükselişini sürdürerek, son 19 ayın zirvesine çıkmış oldu. 15-24 yaş arası genç nüfusta işsizlik oranı 3 puanlık artış ile yüzde 22.3 olurken, ne eğitim gören ne de çalışan gençlerin oranı ise yüzde 24.7 ile rekor seviyeye çıktı. 

Okunma Sayısı: 1670
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Recep Günay

    4.2.2019 09:08:56

    Bu pahalılığın sorumlusu şu anki iktidar değil. uzaktan ve yakından sorumluluğu katiyen yoktur.Sorumlu ;Türkiyenin ilerlemesini istemeyen dış ve iç mihrakların oyunu.(!)

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı