"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahlâk örtüsüne de bürünmeliyiz

02 Mayıs 2019, Perşembe
Kadın ve Toplum” konusunda düzenlenen Hizmet içi Eğitim programında, kadının gerçek değerine fıtrî hakikat olan tesettür ile ulaştığı konuşuldu.

Yeni Asya Vakfı’nda gerçekleştirilen Hizmet İçi Eğitim Programı’nın dördüncüsü “Kadın ve Toplum” konusuyla gerçekleşti. Avrupa ve Anadolu yakasındaki hanımları buluşturan seminer, büyük bir ilgiyle izlendi. Uzun süren seminer aralarında çay ve yiyecek ikramı yapıldı. Neşriyat hizmetiyle kitap satışı gerçekleşirken, mini gıda kermesiyle hizmete katkı sağlandı.

İktisat, kadının fıtrÎ seciyesi

İktisadın Allah’ın Malik, Mukaddir, Rab ismiyle doğrudan alâkalı olduğunu söyleyen Meliha Kaya, “Kadın ve İktisat” konusunu şöyle anlattı: “İnsan da, makro ve mikro alanda iktisadî prensipleri uygulamak zorundadır.  İktisat ve kanâat, özellikle kadının fıtrî seciyesi arasında olduğundan, onların daha çok dikkat etmesi gerekiyor. Bu noktada her alanda geçerli olan Risale-i Nur’un iktisadî prensiplerine kulak vermeliyiz. Bediüzzaman, hanımlara sesleniyor: ‘Hemşirelerim, mahremce bu sözümü size söylüyorum: Maişet derdi için, serseri, ahlâksız, frenkmeşrep bir kocanın tahakkümü altına girmektense, fıtratınızdaki iktisat ve kanaatle, köylü mâsum kadınların nafakalarını kendileri çıkarmak için çalışmaları nev’inden kendinizi idareye çalışınız, satmaya çalışmayınız.’ Haysiyet-i İslâmiye ve şeref-i milliyemiz açısından da, iktisadın ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.”

Tesettür, kadına değer veriyor

“Kadın ve Tesettür” konusuna çalışan Mualla Erceylan, Ayşe Acar, Saniye Ergün, Gülnur Tercan Ve Kübra Örnek masa çalışmalarıyla seminere hazırlık yaptı. Semineri sunan Kübra Örnek, tesettürün bütün İlâhî dinlerin ortak emri olduğunu söyledi: “Tesettür, akla gelen en basit anlamıyla örtünmektir. Yalnız kalp, ruh ve saire lâtifelerimizle düşündüğümüzde, tesettürün sadece maddî bir örtünmekten ibaret olmadığını görebiliriz. Başörtüsüne ihtiyacımız olduğu kadar, ahlâk ve edep örtüsüne de ihtiyacımız var. Çünkü tesettür, imandan gelen ahlâkla, fıtratımıza yerleştirilen edeple bakabilmektir. Ahir zamana dair pek çok meseleyi açıklığa kavuşturan Bediüzzaman Said Nursî, tesettür konusunda müstakil bir risale yazarak, tesettürün “fıtrî bir hakikat” olduğunu ispatlamıştır. Bu eserle Bediüzzaman, aynı zamanda açık saçıklığı yaygınlaştırmaya çalışan komitelerin maksatlarını ortaya koymuş, kadınları tesettür karşıtı ifsat şebekelerine karşı ikaz etmiştir. Evet mimsiz medeniyet, hürmetsiz ve şefkatsiz bir şekilde kadını yuvasından uzaklaştırıp bir meta olarak kullanarak, fıtrî değerini  düşürmüştür. Tesettür ise, Şefkat kahramanı olan kadını, gerçek değerine ulaştırmıştır.”

Kadınlar özlerine dönmeli

“Kadın ve Sosyal Medya” konusuna değinen Rukiye Şahin, şöyle konuştu: “Toplum içerisindeki konumu itibariyle bedendeki ruh gibi olan kadının ne ile ilgilendiği neyi alışkanlık haline getirdiği  önem taşımaktadır. Zira annenin yani kadının değişmesi ile toplum değişecektir. Sosyal medyayı kadın üzerinde irdelemeyi gerektiren sebepte budur. Çok geniş bir pazar olan sosyal medya mecrasının getirisi inkâr edilemediği gibi götürüsü de inkâr edilemez. Bunlara bakacak olursak başta zaman israfına yol açar. Daha sonra  yapılan araştırmalara göre insanda stres, depresyon, uyku bozukluğu, anksiyete asosyalleşme, yetersizlik, öz saygıyı yitirme, hayasızlık, israfat, kanaatsizlik, suretperestlik, sui zan, gıybet, gıpta, hased, riya gibi sonuçlar doğurabilir. Bu sonuçları veren bir profil, islâmiyetle örtüşmemektedir. Kadın özüne döndüğünde fıtratını yaşadığında hakikî kahramanlık makamını, hürriyeti elde etmiş olacaktır. Fıtratımız İslâm üzere yaratıldığı için kadının kurtuluşu  İslâmdadır. Bediüzzzaman’ın dediği gibi “şer-i İslâm rahmeten dâvet eder eski yuvalarına, hürmetleri orada rahatları evde, hayat-ı ailede, temizlik ziynetleri, haşmetleri hüsnü hışk, lütuf ve cemali ismet, hüsnü kemali şefkat, eğlencesi evlâdı.” Bu hakikate kanaat ederek artık özümüze dönmemiz gerek.”

Din namına demokrat olmalı

“Kadın ve Siyaset” konusunu anlatan Feyza Ertem, şunları söyledi: “Her zamanın hayat-i içtimaiye çarşısında mergub metaı olan bir şey vardır. Bu zamanda saadet i hayat i dünyeviye ve siyaset fazla revac bulmuş meta halini almış. Herkes kendini onlar ile alâkadar ve bilmeye mecbur biliyor. Toplumda meşrû idare için eğitimli bireylere ihtiyaç vardır, yoksa demokrasiler dahi despotizme dönüşür. Halkı güzel söz ile ikna edip çok oy alan liyakatsizler zulme sebeb olabilir.  Ki Bediüzzaman da bir zaman siyaseti dine alet etmek hizmet ettirmek fikri taşımış ve fiilen ilgilenmiş. Fakat toplum için fert feda edilir, birinin günahı ile çoklar cezaya çarptırılır gaddar düsturlarından siyasetten çekilmiş. Yalnız dine müsadekâr fikren demokrat iktidarda mütevazi bir partiyi din namına alenen desteklemeyi vazife bilmiştir. Kadın, toplumun en küçük yapı taşı olan ailenin müdürü dahilisi konumunda. En merkezi idarenin başındadır. Ahlâklı ve eğitimli bireylerin topluma kazandırılmasında ve toplumun hoşgörü, huzur, refah seviyesinde etkin gizli el konumundadır. Bugün hürriyetin inkişafı hem herkesi bir hâkim suretine getirmiş hem serbestiyeti nisvan ile kadınların da erkeklerle musavî olmaya çalışması, ailedeki saadet ve emniyeti bozduğu gibi kadının idareci konumdaki eşinin yerini doldurma ya da idare ettiği alana müdahele etme iznini ortadan kaldırmış. Aksi hal fitne ya da zulme kapı açmıştır. Kadınlar terbiye-i İslâmiye dairesinde kalarak toplumun fertleri olan aile ve akrabalar arası bağları çatışmalardan kurtarmak fitratlarındaki şefkat kahramanlığıyla mümkündür.” İstanbul - Yeni Asya

Foto: Nuran Salman

Okunma Sayısı: 1278
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı