"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“BİZ NİYE GAZİ SAYILMIYORUZ?”

25 Mayıs 2013, Cumartesi
BİNGÖL’DE silâhsız 33 erin şehit edildiği terör saldırısının üzerinden 20 yıl geçti.
Bingöl gazisi: Biz niye gazi sayılmıyoruz?
BİNGÖL’DE silâhsız 33 erin şehit edildiği terör saldırısının üzerinden 20 yıl geçti. 25 Mayıs 1993’te dağıtım sonrası birliklerine teslim edilmek üzere yola çıkan askerlere yönelik kurulan pusuda 33 er şehit düşmüştü. Saldırıdan sonra hayatta kalan askerler halen olayın izlerini taşıyor. Devlet aynı olayda bazı askerlere ‘gazilik’ verirken, bazılarına bu statüyü vermiyor. Askerlerden Adanalı Erkan Omay (40), devletin bu çelişkiyi ortadan kaldırmasını istiyor. Omay, “Uludere kaçakçıları şehit, gazi sayıldı; ben olamadım. Bu devlet askerine sahip çıkamıyor mu?” dedi. 
ASKERİ KORUMA YOKTU
Manisa Kırkağaç’ta üç aylık acemi birliği döneminden sonra saldırıda şehit düşen Mehmet Tura ile 23 Mayıs 1993 günü Adana’dan toplanma bölgesi Malatya’ya hareket ettiklerini ve il jandarmaya teslim olduklarını hatırlatan iki çocuk babası Omay, Türkiye’nin her yerinden gelen askerlerin bindirildiği iki otobüsün öğle saatlerinde Bingöl’e hareket ettiğini söyledi. Her birinde yaklaşık 25 sivil askerin olduğu otobüslerin yolda birkaç kez mola verdiğini dile getiren Omay, “Gidişatımız bayağı uzadı. Yanımızda en küçük bir askeri koruma yoktu. Şoförler de sivildi. Şoförlerin lastik değiştirme bahanesiyle birkaç yerde durmalarından tedirgin olmadık. Bingöl’e yaklaşık 10–15 kilometre kala beraber gittiğimiz Mehmet Tura’da tedirginlik başladı. 10 dakika sonra teröristler bizi pusuya düşürdü. Bu esnada yolda yakılan sivil araçlar vardı. Ben bindiğim ikinci otobüsün şoförüne ‘teröristler yol kesmiş’ dedim. ‘Yok, onlar nevruz kutluyor’ deyip, içeriye girdi. Eğer içeriye girmeseydi oradaki asker arkadaşlarımız kurtulabilirdi. Pusuya girdiğimiz an teröristler bizi hazır bekliyordu. Bizi aldılar, çantalarımızı yükletip, dağ yoluna sürüklediler.” sözleriyle o anları özetledi. Kaçırılma esnasında günlerce dağ ve derelerden yürütülmekten bir arkadaşının dizlerinin bağlarının koptuğunu anlatan Omay, bir astsubayın kafasına kadar toprağa gömme, tekme, dipçik yeme gibi birçok işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını ifade etti. 
   
Şemdin sakık’ın sözleri
Erkan Omay, o anki acılarla ayağındaki mermi yarasını bile fark etmediğine işaret ediyor. Şemdin Sakık’ın kendilerine “Geleceğinizden haberimiz vardı, niye askere geldiniz, öleceğinizi bilmiyor muydunuz?” deyip, terör propagandası yaptığını bildiren Erkan Omay, “TSK peygamber ocağıdır. Ama bu hadisede çok büyük ihmaller söz konusu. Yaşadıklarımız, görünenler, görüntüler ortada. En basitinden köye geldiğimizde bir helikopter kaldırılsaydı çok sayıda PKK’lı etkisiz hale getirilip, bizler kurtarılabilirdik. Daha erken müdahale edilebilirdi. Zaten bize ‘geleceğinizden haberimiz vardı’ diyorlardı. Niçin silâhlı koruma bizlere tahsis edilmedi? Fakat teröristler bizi hazır bekliyordu. Arkadaşlarımız ihmal üzerine şehit düştü.” diye konuştu.
   
KIRGINLIKLARIMIZ VAR
Omay, “Elbette kırgınlıklarımız var. Yeni yasal düzenlemelerden sivil vatandaşlar bile yararlandı. Askerlik dönüşü rahmetli annem çok kahrımı çekti. Uykudan sıçrayarak, bağırarak kalkıyordum. Uzun süre çatışmanın etkisini üzerimden atamadım. Halen kimi zaman bunları yaşıyorum. Sonuçtan devletimizden çok fazla bir şey istemiyoruz. Uludere’de ölenlere maaş, TOKİ’den daire verdi. Ama biz hiçbir şey alamadık. Sonuçta bazı arkadaşlarımızın gazi sayılıp, bazılarının sayılmaması bizleri üzdü. Bu hak verilmemesi halinde ilerde hukuki yollara başvurabilirim.” ifadesini kullandı. 
Okunma Sayısı: 1183
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı