Alman siyasetçiler “mutlak butlan” kararının Türkiye’nin demokrasi standartları ve Avrupa Birliğine üyelik hedefiyle bağdaşmadığını söyledi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin mahkeme kararıyla tedbiren görevden uzaklaştırılmasına Almanya’dan tepki geldi. Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, kararın Türkiye’nin demokrasi standartları ve Avrupa Birliğine (AB) üyelik hedefiyle bağdaşmadığını söyledi. İsveç’in Helsingborg şehrindeki NATO Dışişleri Bakanları toplantısı sırasında konuşan Hristiyan Demokrat Partili (CDU) Bakan Wadephul, “Türkiye hükümeti AB üyeliğine bağlılığını vurguluyor ve biz de bunu destekliyoruz; ancak böyle bir karar bu taahhütle çelişiyor. Demokratik rekabet siyasette yürütülür, mahkemelerde değil” dedi. Gelişmelerin “kaygı verici” olduğunu belirten Alman Bakan’ın açıklaması, Almanya’nın Ankara Büyükelçiliği’nin X hesabından da paylaşıldı.
Demokratik meşruiyet sandıkta oluşur
DW Türkçe’nin haberine göre, hükümetin diğer üyeleri ve Federal Meclis’ten siyasetçiler de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i görevden alan mahkeme kararına sert tepki gösterdi. Federal Meclisteki Almanya–Türkiye Parlamenter Grubu Başkanı Serdar Yüksel (SPD) de karardan duyduğu endişeyi dile getirdi. Yüksel, “Canlı bir demokrasi, bağımsız kurumlara ve muhalefetin siyasi baskı olmadan çalışabilmesine dayanır. Bu gelişmeler, yargının bağımsızlığı ve muhalefete yönelik tutum konusunda ciddi sorular doğuruyor” değerlendirmesinde bulundu. Sosyal Demokrat (SPD) milletvekili Yüksel, “Siyasi tartışmalar mahkemeler üzerinden yürütülemez. Demokratik meşruiyet sandıkta ve yurttaşların iradesiyle oluşur” diye konuştu.
Sessizlik otoriterliğe cesaret veriyor
Yeşiller Partisi’nin insan hakları sözcüsü ve Dışişleri Komisyonu’nun Türkiye raportörü Max Lucks ise kararı “siyasî” olarak nitelendirdi. Almanya ve AB’nin Ankara’ya karşı daha net bir tutum alması gerektiğini savunan Lucks şunları söyledi: “Şöyle bir gerçek var: Bu karar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın otoriter çizgisinin artık ciddi bir yaptırımla karşılaşmadığı için alınabildi. Dışişleri Bakanı Wadephul daha birkaç gün önce Türk mevkidaşını övgüyle karşılamıştı. AB’nin ve Almanya’nın bu ‘yumuşak yaklaşımı’, Erdoğan sisteminin demokratik olmayan ve hukuk devletiyle bağdaşmayan kararlarına cesaret vermiş durumda. Avrupa Birliği ve Almanya böylece kendi ayağına sıkıyor; sessizlikleri Türkiye’de çok partili sistem içinde gerçek bir seçeneğin oluşmasını zayıflatıyor.”
Haber Merkezi