"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsanlık fitne ateşini söndürdü

24 Mart 2019, Pazar 01:20
YENİ ZELANDA’DA 50 MÜSLÜMANIN ŞEHİT EDİLMESİYLE YAKILMAK İSTENEN FİTNE ATEŞİ İNSANLIĞIN ORTAK DEĞERLERİYLE SÖNDÜRÜLEREK ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ.

TERÖR HEDEFİNE ULAŞAMADI

Muhtemelen terör saldırısını planlayan ve uygulayanlar bir ayrışma, bir çatışma ve ‘ihtilâf’ların ayyuka çıkmasını istiyordu, ama tersi oldu. İnsanları bölmek için gerçekleştirilen terör eylemi, hedefine ulaşamadan, insanlığın ortak değerleriyle etkisiz kılındı.

TUZAK BOZULDU

MENFUR katliâmdan sonra Yeni Zelanda halkı ve Başba-kanı Jacinda Ardern’in ortaya koyduğu tavır dünyaya ör-nek olurken, dünyanın pekçok yerinde çeşitli din mensubu din adamı, siyasetçi ve insan Müslümanlarla dayanışma içinde olduklarını ilân ederek, terörün tuzağını bozdu.

***

Faruk Çakır'ın kaleminden...

Yeni Zelanda penceresi

Yeni Zelanda’nın Christchurch şehrinde iki camiye düzenlenen ve 50 kişinin şehit olduğu, 50 kişinin de yaralandığı terör saldırısı sonrası yaşananlar yeni bir pencerenin açılmasına vesile oldu.

Muhtemelen terör saldırısını planlayan ve uygulayanlar bir ayrışma, bir çatışma ve ‘ihtilâf’ların ayyuka çıkmasını istiyordu, ama Allah’ın izniyle tam tersi oldu. “İslâmdan korku”yu tetiklemek için yapılan iş, “İslâmı doğru tanıma ve sahiplenme”yi netice verdi ve inşallah daha güzel neticeler de verecek.

Yeni Zelanda’dan açılan bu yeni pencerenin bir sebebi de Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern’ın tavrı oldu. Çirkin katliâmdan sonra ortaya koyduğu tavır bütün dünya nezdinde kabul gördü ve takdir edildi. Teröristi meşhur etmemek için adını dahi anmadı ve Müslümanlara sahip çıktı. Ayrıca ihtilâf çıkarmak isteyenlere prim vermedi. Hemen şehit olanların ailelerini ziyaret etti ve samimî bir şekilde taziyede bulundu. Bunu yaparken de saygısını göstermek adına başörtüsü takmayı tercih etti. Bütün bunlar dünyayı sarsan bir krizin nasıl yönetilmesi gerektiği hususunda bütün liderlere, bütün insanlara mesaj oldu.

Yeni Zelanda’da yaşanan katliâmdan sonraki ilk Cuma günü de (22 Mart 2019) bazı ilkler yaşandı. Müslümanlara destek için Cuma ezanı, devlet kurumları Radyo Yeni Zelanda (RNZ) ve Yeni Zelanda Televizyonu (TVNZ) aracılığıyla canlı yayınlandı. Ezanın ardından terör saldırısında şehit olanlara için 2 dakikalık saygı duruşunda bulunulmuş.

Terör saldırısının ardından aldığı tedbirlerle takdir toplayan Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern, Christchurch’deki ‘Hagley Park’ta kılınan Cuma namazına katılmış ve namaz öncesindeki kısa konuşmasına Hadis-i Şerif okuyarak başlamış. Jacinda Ardern şöyle demiş: “Peygamber Muhammed dedi ki ‘karşılıklı şefkat, merhamet ve sempatileri ile inananlar tek bir beden gibidir. Vücudun herhangi bir kısmı acı çekerse, tüm vücut acı hisseder.’ Yeni Zelanda’da sizinle. Yasta, biz biriz.” (AA, 22 Mart 2019)

Okunan ezanın ardında hutbeye çıkan Alnoor Camii İmamı Gamal Fouda, Başbakan Ardern, hükümet ve Yeni Zelandalılara desteklerinden dolayı teşekkür ettiği konuşmasında bilmana şöyle demiş:

“Yeni Zelanda ve komşu ülkeleri de dahil olmak üzere tüm dünyadaki hükümetleri nefret söylemine ve korku politikalarına son vermeye çağırıyoruz. 50 kişinin şehit edilmesi ve 42 kişinin yaralanması bir gecede gelmedi, bazı siyasî liderlerin, medya kuruluşlarının ve diğerlerinin Müslüman karşıtı söyleminin bir sonucuydu. Geçen haftaki olaylar, terörizmin rengi olmadığını, ırkının olmadığını ve dinlerinin olmadığını kanıtlıyor. Beyaz üstünlüğün ve sağ kanat aşırıcılığının yükselişi insanlık için büyük bir küresel tehdittir ve bu şimdi sona ermelidir. Müslüman ve gayrimüslim kardeşlerime bugün (bu programa) katıldıkları için teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca bu zor zamanlarda destek ve yardımımıza gelen uluslar arası misafirlerimize de teşekkür ediyorum. Hepimiz merhamete sığınalım. Allah, barış, güvenlik ve  refah versin.” 

(https://thespinoff.co.nz/society/22-03-2019)

Yeni Zelanda genelinde yapılan törenlerde, Başbakan Ardern’in çağrısı üzerine, çok sayıda Yeni Zelandalı kadın sembolik başörtüsü takarak Müslümanlara destek vermiş. Avustralya’daki camilerde gıyabî cenaze namazı kılınarak şehitler duâlarla anılmış.

İnşallah daha önce şahit olduğumuz üzere bu felâketten de bir saadet çıkacak ve merakla fıtrat dini İslâma koşanların sayısı artacak. 

Yeni Zelanda penceresi hep açık kalsın ki İslâm korkusu dağılıp kalpler fethedilsin inşallah.

 

***

CAMİ ETRAFINDA İNSAN ZİNCİRİ

İsveç'in başşehri Stockholm'de halk Müslümanların huzur içinde Cuma namazını kılması için Stockholm Camii etrafında insan zinciri oluşturdu.

***

‘Bizi bölemedi’

Yeni Zelanda’da yaşayan Denise Jaeger, “Saldırgan korkunç terör saldırısı ile Yeni Zelanda’yı bölmek istiyordu, fakat tam tersi oldu. Çünkü yalnızca sevgi insanları bir arada tutabilir” dedi.

Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde bulunan El Nur ve Linwood camilerine Cuma namazı sırasında düzenlenen saldırıda 50 kişi vefat etmişti. Güvenlik gerekçesiyle girişe izin verilmeyen camiler, sabah saatlerinde ziyarete açıldı. 15 kişilik gruplar halinde içeri alınan ziyaretçiler, ayakkabılarını caminin çiçek bırakılan giriş kapısının hemen önünde çıkardı. 5 dakikadan fazla içeride kalmamaları ve fotoğraf çekmemeleri istendi. Girişlerde çocuklulara ve yurt dışına dönecek olanlara öncelik verildi.

Sevgi insanları bir arada tutar

İslÂmiyetle Türkiye’de tanışıp saldırıya uğrayan El Nur Camii’nde Müslüman olan Denise Jaeger, saldırıdan önce kadınlar üzerinden İslâm karşıtlığının olduğunu dile getirerek, “Christchurch’te yaşayan Müslüman topluluk oldukça çeşitli, neredeyse 40 farklı milletten geliyor, 40 farklı dil konuşuyor. 5 binin üzerinde bir nüfustan bahsedebiliriz. Christchurch’te 3 farklı cami bulunuyor. Dürüst olmam gerekirse saldırıdan önce Yeni Zelanda da daha çok kadınlara yönelen bir İslâm karşıtlığı vardı, fakat bu dünya genelindeki kadar ciddî değildi. Yani kadınlar başörtüsü takıyor ve bu oldukça görünür bir şey. Özellikle genç Müslüman kadınlar başörtüsü takmayı zor bulabiliyorlardı. Saldırgan korkunç terör saldırısı ile Yeni Zelanda’yı bölmek istiyordu, fakat tam tersi oldu. Çünkü yalnızca aroha (Maorice’de sevgi) insanları bir arada tutabilir” şeklinde konuştu.

Taksici benden para almadı

Gazete Duvar’ın haberine göre, şehirdeki dayanışmanın hem kendisini hem de bütün Müslümanları duygulandırdığını belirten Jaeger, “Saldırıyı duyanlar hemen Müslüman komşularının evine koştu ve güvende olup olmadıklarına baktı. İnsanlar sıcak yemek pişirip Müslüman komşularının evine getiriyor. Bugün buraya taksiye binip geldim. Taksici benden para almak istemedi ve ‘Lütfen bana para vermeyin, bu da benim yardım etme yöntemim’ dedi. Neredeyse ağlıyordu ve bu olanlara çok üzgündü.” 

 

Okunma Sayısı: 1114
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cemal özkaya

    24.3.2019 12:00:54

    Ey birinci avrupa. Özlemişiz seni.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı