"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Mızrak çuvala sığmıyor

14 Kasım 2021, Pazar
DOLARIN 10 TL’Yİ GEÇMESİ, ZAMLAR, ENFLASYON, İŞSİZLİK DERKEN İŞ DÜNYASI VE EKONOMİSTLER İKTİDARA EKONOMİ POLİTİKASINI GÖZDEN GEÇİRME ÇAĞRISI YAPIYOR.

TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski:

“Esas mühim olan büyümenin sürdürülebilir olması, istihdama katkı sağlaması ve hane halkına yansıması. Büyüme olsa dahi bu her kesime eşit yansımıyor . Gelir dağılımı eşitsizliği artıyor. Günü kurtarmak değil uzun vadeye odaklanmak lâzım.”

Prof. Dr. Selva Demiralp:

“Kuru düşük tutarak, net ihracat artar mı? Türkiye ekonomisi, ithal ara malına dayalı üretim yapısına sahip bir ekonomi. Yani siz daha fazla ihracat yapabilmek için daha fazla ithalat yapmak zorundasınız. Bu ekonomi politikası tüketimi boğacak bir politikadır.”

Ekonomist İbrahim Mustafa Turhan:

“İzlenen ekonomik politikalar bizatihi enflasyonun sebebi. Artık işler görmezden gelemeyecekleri noktaya geldi. İnsanlar ekonomik olarak sıkıntıda olduğu için bu şekilde bir çözüm aradıklarını düşünüyorum. ‘Bunları yapamazsak gideceğiz’ endişesi var.”

***

Mızrak çuvala sığmıyor

Her Yerde gündemin ilk konusu ekonomi oluyor. Sivil toplum kuruluşları ve ekonomi uzmanları  ekonominin görünenden daha da kötü olduğunu ifade ederken, yaptıkları yorumlarla artık ‘mızrağın çuvala sığmadığın’na dikkat çekiyorlar.

Erken seçimin ayak seslerinin duyulduğu bugünlerde ülkemizde herkesin gündemi ekonomi. Yapılan yorumlar ise ekonomide mızrağın artık çuvala sığmadığı yönünde oluyor. Bu yorumlardan birini yapan TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, Türkiye’nin önüne gelen fırsatları kaçırdığını belirterek, “Piyasayı canlandırmanın yolunun maalesef sadece faizi düşürerek olamayacağını artık hepimiz görmüş olmalıyız” diye konuştu. Haftalık yayınlanan Gazete Oksijen’e konuşan Kaslowski, “Her geçen gün enflasyon ile mücadelemiz zorlaşıyor. Faiz indirimi yapılsa dahi artık bu süreç istediğimiz ölçüde uzun vadeli kredi faizine yansımamakta. Bu da büyümenin sürdürülebilir olmadığını, kaynak ihtiyacı olduğunu ve o kaynağın maliyetli olduğunu gösteriyor. Esas mühim olan büyümenin sürdürülebilir olması, istihdama katkı sağlaması ve hane halkına yansıması. Büyüme olsa dahi bu her kesime eşit yansımıyor ve kapsayıcı değil. Gelir dağılımı eşitsizliği artıyor. Günü kurtarmak değil uzun vadeye odaklanmak lâzım.” diye konuştu. Kaslowski, şimdi global şartların bizi çok daha zorlu enflasyonist bir ortama soktuğuna işaret ederek, “Fiyat istikrarı olmadan büyüme sağlayamayız. Cümlelerimizde fiyat istikrarı olsa da, buraya giden yöntemlerimiz sürekli başarısız olmakta. Bu da ülkemizde alım gücünü belirgin düşürmekte. Sürdürülebilir bir tüketici talebinin alım gücünün olmadığı bir ortamda, yatırım ve üretim kararı almak ne kadar mümkün olabilir? Piyasayı canlandırmanın yolunun maalesef sadece faizi düşürerek olamayacağını artık hepimiz görmüş olmalıyız” dedi.

 

Bu tüketimi boğacak bir politikadır

Prof. Dr. Selva Demiralp, dolar 10 TL’ye henüz ulaşmadan yaptığı değerlendirmede, “İçeride düşük kurun, enflasyona geçişkenlik etkisi olduğu için, düşük faiz politikası esasen Türkiye’de enflasyonu düşürmeyecek, arttıracak ve tüketimi boğacak bir politikadır.” dedi. 

 

***

Kaşıkla verdiğini kepçe ile alacak 

Ekonomist İbrahim Mustafa Turhan’a göre ise, iktidar para gerektiren hususları hayata geçirmek zorunda. Turhan’a göre yüksek enflasyon nedeniyle işler bir süredir kontrolden çıkmış durumda. Artan enflasyon sebebiyle de özellikle AKP’nin seçmen kitlesinin çekirdeğini oluşturan dar gelirli kesimi baskı altına alınıyor. “Her alanda genişletici bir maliye politikası izleniyor” diyen İbrahim Turhan, şunları kaydetti: “Tabiî ki dar gelirli kesimlerin sorunlarının azaltılması ya da onların ekonomik olarak desteklenmesi iyi bir şey. Ama enflasyonu artırırlarsa bunun hiçbir anlamı kalmayacak. Yani kaşıkla verdiklerini kepçe ile alacaklar. Bütçe birliği ve kamu mali yönetim ve kontrol yasasının öngördüğü şeffaflık ortadan kalkmış durumda. Dolayısıyla da aslında bütçenin durumu sanılandan daha kötü. Çok güçlü bir maliyet baskısı var şu anda. Her şeyin maliyeti sürekli artıyor. Enflasyon sorununu çözmeden genişlemeci bir politika izlerseniz bu maliyet artışlarının nihaî fiyatlara geçişli kolaylaştırmış olacaksınız. Artık işler görmezden gelemeyecekleri noktaya geldi. İnsanlar ekonomik olarak sıkıntıda olduğu için bu şekilde bir çözüm aradıklarını düşünüyorum. ‘Bunları yapamazsak gideceğiz’ endişesi var. Ama bunları hiçbir yararı olmayacak. Başka birtakım dengeleri bozarak sonunda içinde bulunulan durumu daha vahim hale getirecek.” 

 

Okunma Sayısı: 701
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı