"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ahirete imanın sosyal hayata etkisi

Halil ELİTOK
21 Mart 2019, Perşembe
Günlük hayatımızda bir takım kirlilikler yaşanmaktadır.

Görgü kirliliği, bilgi kirliliği, siyasetin iftiralara varan kirliliği, hayat kirliliği v.s. işte bu kirliliklerin bana göre tek sebebi ahiret inancının zaafa uğraması veya menfaatin üstün gelmesidir. Veya bütün bu kirliliklerin bir başka sebebi, yaptığının hesabını vereceğini unutması veya dünyevî kılıflar uydurmasıdır. Halbuki, dünya hayatında işlenen iyiliklerin ve kötülüklerin hesabının verileceğine inanan insan dikkatli ve ölçülü davranır. Her şey siyaset veya menfaat değildir. İçinde yaşadığımız bu günlerde meydanlarda siyaset adına işlenen kirlilikler toplumun ahiret inancını dümura uğratmaktadır. Bu konuda Bediüzzaman’ın Şuâlar adlı eserinde ahiret inancının ne kadar önemli olduğuna dikkat çeken şu ifadeler önemlidir. “Eğer ahirete iman o haneye girse, birden ışıklandıracak. Ortalarındaki münasebet ve şefkat ve karabet ve muhabbet, kısacık bir zaman ölçüsüyle değil, belki dar-ı ahirette, saadet-i ebediyede dahi o münasebetlerin devamı ölçüsüyle samimî hürmet eder, sever, şefkat eder, sadâkat eder, kusurlarına bakmaz gibi ahlâk yükseklenir. Hakikî insaniyet saadeti o hanede başlar inkişafa.” 1

Bu paragrafın devamında da şöyle ifade edilir: “Hem her bir şehir kendi ahalisine geniş bir hanedir. Eğer iman-ı ahiret o büyük aile efradında hükmetmezse, güzel ahlâkın esasları olan ihlâs, samimiyet, fazilet, hamiyet, fedakârlık, rıza-yı İlâhî, sevab-ı uhrevî yerine garaz, menfaat, sahtekârlık, hodgamlık, tasannu, riya, rüşvet, aldatmak gibi haller meydan alır. Zahiri asayiş ve insaniyet altında anarşistlik ve vahşet manaları hükmeder; o hayat-ı şehriye zehirlenir. Çocuklar haylazlığa, gençler sarhoşluğa, kaviler zulme, ihtiyarlar ağlamaya başlarlar. 

Buna kıyasen, memleket dahi bir hanedir ve vatan dahi bir millî ailenin hanesidir. Eğer iman-ı ahiret bu geniş hanelerde hükmetse, birden samimî hürmet ve ciddî merhamet ve rüşvetsiz muhabbet ve muavenet ve hilesiz hizmet ve muaşeret ve riyasız ihsan ve fazilet ve enaniyetsiz büyüklük ve meziyet o hayatta inkişafa başlarlar. 

Çocuklara der: “Cennet var, haylazlığı bırak.” Kur’ân dersiyle temkin verir. 

Gençlere der: “Cehennem var, sarhoşluğu bırak.” Aklı başlarına getirir. 

Zalime der: “Şiddetli azap var, tokat yiyeceksin.” Adalete başını eğdirir. 

İhtiyarlara der: “Senin elinden çıkmış bütün saadetlerinden çok yüksek ve daimî bir uhrevî saadet ve taze, baki bir gençlik seni bekliyorlar. Onları kazanmaya çalış.” Ağlamasını gülmeye çevirir.”2 

Dipnotlar: 

1- Şuâlar, s. 204. 2- Şuâlar, s. 205. 

Okunma Sayısı: 1486
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı