"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Darbelerle mücadele deyince...

Hüseyin GÜLTEKİN
08 Nisan 2019, Pazartesi
Başta hangi iktidar olursa olsun, Yeni Asya her türlü bedelleri göze alarak darbelere hep karşı çıktı, bundan sonra da karşı çıkmaya devam edeceğinden kimsenin şüphesi olmasın.

Örnek olarak gençler bilmese de meşrû iktidara karşı yapılan 12 Eylül askerî darbesine karşı Yeni Asya’nın takındığı o pervasız duruşu o günü yaşayan dost düşman hemen herkes bilir. Sol kesimin azınlık bir kısmı haricinde, muhafazakâr olarak bilinen kesimden de Yeni Asya’nın dışında herkes darbeyi alkışlayıp, darbecilere övgüler yağdırırken Yeni Asya attığı manşetlerle, darbeci cuntacılara meydan okuyordu. Süngülerin gölgesinde hazırladıkları anayasalarına bol zamanda demokrasi havarisi kesilenlerin yüzde 92’si kabul oyu verirken Yeni Asya tehditlere boyun eğmeden açıkça ‘hayır’ dedi.

Meşrû hükümete verilen 1971 askerî muhtırasında da, 28 Şubat 1997’de de iş başındaki hükümete karşı askerî cuntanın uyguladığı demokrasi dışı baskı ve tehditlere karşı da Yeni Asya yine meşrû hükümetten yana tavrını koydu.

Milletin helâl reyleriyle başa gelen iktidarlara karşı ister askerî, ister sivil cenahtan gelen demokrasi dışı her türlü baskıya hiç tereddüt etmeden itiraz etti. Yeni Asya bu tavrını 15 Temmuz meş’um, kanlı kalkışmada da ortaya koydu. 

O talihsiz geceden bu güne kadar attığı manşetlerle, yaptığı haberlerle, dile getirdiği makalelerle Yeni Asya o çirkin kalkışmayı lânetlemeye devam etti.

15 Temmuz, gerek yapılış tarz ve biçimiyle, gerek sonrasında yürütülen mücadele ile geçmişte yapılan darbelerden farklı idi. Hemen bütün darbelerin hedefinde ilk etapta hükümet, sonrasında da siyasî parti mensupları idi. 

Yani darbeciler meclisi fesh ederek, siyasî partilerin faaliyetlerine son verirlerdi. Sonrasında da anayasayı daha doğrusu bütün yasaları rafa kaldırarak, keyfi dayatmalarla faaliyetlerine devam ederlerdi.

15 Temmuz’da ise bilindiği gibi, özel kuvvetlere ve silâhsız sivil halka acımasızca ateş edip 250 masum insanı katletmeleri ve yüzlerce kişiyi yaralamaları, geçmişte yapılan darbelerden çok farklı olduğunu gösterdi.

Yapılış tarzıyla garip ve calib-i dikkat olan bu meş’um darbe sonrasında, gerçek suçluları bulup yargı eliyle hak ettikleri cezalara çarptırma safhasında da alışık olmadığımız olaylara şahit olduk. 

Gerçek suçluların bir çoğu yurtdışına kaçmıştı. Bu arada ‘kurunun yanında yaş da yanar’ misali, masum insanın da canı yandı. 

Bu gidişat sanki bazı karanlık odakların hedef saptırmalarını akla getiriyor. Sanki darbeyi yapan gerçek suçluların yakayı ele vermemeleri için bazı sinsi oyunları hatıra getiriyor. Darbe suçunu hiç ilgisi alâkası olmayan bazı masumlara yüklemek suretiyle, bazı tuzakları, bazı kumpasları akla getiriyor.

15 Temmuz hain darbesinin akibetinin de ‘Ergenekon ve Balyoz darbesi’nin akibeti gibi olmaması gerekir. Bunu daha fazla mağduriyetlere sebep olmadan, gerçek suçlularının yakalanıp, hak ettikleri cezalara çarptırılmasını temenni ediyoruz.

Okunma Sayısı: 1530
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı